Meaning of
"DIŞARI"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
DIŞARI
FORTH
dışarı
per-
DIŞARI
EXTERIOR
dışarı
out
DIŞARI
OUTSIDE
DIŞARI
OUTSIDE OF
DIŞARI
Outside
dışarı akan
excurrent
dışarı akan
effluent
DIŞARI AKAN MADDE
EFFLUENT
DIŞARI AKITMAK
EFFUSE
DIŞARI AKMA
OUTFLOW
dışarı akma, akıntı
effluence
dışarı aktarım
export (noun)
dışarı aktarmak
export (verb)
dışarı at
eject
dışarı atma
ejaculation
DIŞARI ATMA
EJECTION
dışarı atma
ouster
DIŞARI ATMAK
SHOOT OUT
DIŞARI ATMAK
THROW OUT
DIŞARI ATMAK
EXPEL
DIŞARI ATMAK
PUT OUT
DIŞARI ATMAK
RUN OUT
DIŞARI ATMAK
TURF OUT
dışarı atmak, dışarı fırlatmak
fling away
dışarı atmak, sepetlemek
chuck out
dışarı atmak, zorla çıkarmak
oust
dışarı çık
gone out
dışarı çık
walkout
dışarı çık
went out
dışarı çıkabilir miyim?
can i get out?
dışarı çıkabilir miyim?
can i go out?
dışarı çıkan
protrusive
dışarı çıkarmak
exsert
DIŞARI ÇIKMAK
PASS OUT
DIŞARI ÇIKMAK
STEP OUT
DIŞARI ÇIKMAK
PROTRUDE
DIŞARI ÇIKMAK
GO OUT
dışarı çıkmak
issue
dışarı çıkmak, eğlenceye gitmek
step out
dışarı çıkmamak, evde kalmak
stay in
dışarı çıkmış (uzuv)
exserted
dışarı doğru büyü
grow outward
Dışarı döndüren kas (tıp)
Evertor
dışarı fırla
leap out
dışarı fırlamış
protuberant
DIŞARI GİDEN
OUTGOING
dışarı götüren
efferent
dışarı kaldır
lift out
Dışarı kumanda eden bumbanın vinci.
WINCH,OUTBOARD
dışarı oku
read out
Dışarı sürüklenme
Drag-out
dışarı uzanmış olmak
protrude
dışarı verme
emission
dışarı verme, çıkarma, yayma, neşretme, ihraç
Emission
DIŞARI VERMEK
EXUDE
dışarı vermek
discharge
Dışarı yük teli.
CARGO FALL OUTBOARD
DIŞARIDA
ABROAD
DIŞARIDA
OUT
dışarıda
out of doors
dışarıda
outdoor
DIŞARIDA
OUTDOORS
DIŞARIDA
OUTSIDE
dışarıda
outside
dışarıda bırak
shut out
Dışarıda kaldım
I’ve locked myself out
dışarıda olmak
be out
dışarıda yemek ye
dine out
Dışarıda, açık havada
Out of doors
DIŞARIDAKİ
OUT
DIŞARIDAKİ
OUTER
DIŞARIDAKİ
OUTSIDE
DIŞARIDAKİ
OUTSIDER
DIŞARIDAN ETKİLEMEK
CROSS-FERTILIZE
dışarıdan etkileyici görünüp aslında çok iyi olmayan yapı/durum
potemkin village
dışarıdan etkileyici görünüp aslında çok iyi olmayan yapı/durum
potyomkin village
dışarıdan evlenme ile ilgili
exogamic
dışarıdan evlenme ile ilgili
exogamous
DIŞARIDAN GELEN
EXTERNAL
DIŞARIDAN GELEN
EXTRANEOUS
Dışarıdan uyarım, bağımsız ikaz
Separate excitation
dışarıdan yardım almadan
without outside help
DIŞARIYA
OUT
dışarıya
outdoors
DIŞARIYA
OUTSIDE
DIŞARIYA
OUTWARD
DIŞARIYA
OUTWARDS
dışarıya akan miktar, taşan miktar
outflow
dışarıya arama imkanı
dialout facility
Dışarıya çıkarma, dışarıya alma (örn: rotoru)
Moving out
Dışarıya doğru.
BOUND,OUTWARD
dışarıya erişimi kapalı kullanıcı grubu
closed user group with outgoing access
dışarıya fırla
sally forth
dışarıya fırla
sally out
DIŞARIYA GİDEN
OUTWARD
DIŞARIYA HÜCUM
SALLY
dışarıya ihraç olunan bir malı üreten ülke
country of origin
Dışarıya yolculuk sırasında
On the voyage out