Meaning of
"Emre"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
Emre
To the order
Emre amade
At command
Emre amade olamama
Unavailability
Emre amade olmama
Non-availability
Emre amade olunamayan süre
Period of unavailability
Emre amade olunamayan süre, emre amade olamama süresi
Unavailability period
Emre amadelik
Availability
Emre göre
By order
emre göre yapmak
make to order
Emre hazır
At one’s order
Emre hazır bulundurmak
Make available to, to hold at the disposal
emre hazır fon, kullanılabilir para
disposable funds
emre hazır para, peşin para
spot cash
Emre konişmento.Ciro edilmezse yükü yalnız yükleyiciler alır.
BILL OF LADING,ORDER
Emre muharrer senet.Taahhüd senedi.
PROMISSORY NOTE
Emre yapılmış konişmento,ciro edilebilir.
ORDER B/L
emre yazılı çek
order cheque
Emre yazılı değildir kaydı
The notation not to order
Emre yazılı kaydı ile
With the express clause to order
Emre yazılı konşimento
Order bill of lading
Emre yazılı senet
Promissory note
emre yazılı senet
order instrument
emre yazılı tahvil
order bill
EMREDEN
COMMANDING
EMREDEN
IMPERATIVE
EMREDEN
PRESCRIPTIVE
emreden, nüfuzlu, hâkim olan, yetkili
commanding
Emredici hukuk kaidesi
Mandatory rule of law
Emredici hükümler
Mandatory provisions, imperative provisions
emredilen bir şeye uymama
noncompliance with
emret
enjoin
emretme
imperious
EMRETMEK
COMMAND
emretmek
lay
EMRETMEK
DECREE
EMRETMEK
BID
emretmek
bid
EMRETMEK
RULE
emretmek
demand
EMRETMEK
ORDAIN
emretmek
order
emretmek
charge
EMRETMEK
SAY THE WORD
EMRETMEK
DICTATE
EMRETMEK
DIRECT
emretmek
dictate
EMRETMEK
ENJOIN
EMRETMEK
TELL
emretmek
direct
EMRETMEK
PRESCRIBE
emretmek
prescribe
EMRETMEK
BADE
EMRETMEK
WILL
emretmek tembih etmek
enjoin
emretmek, tembih etmek
enjoin to
emretmeyi seven, buyurgan
bossy