Meaning of
"Komşu"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
KOMŞU
ADJACENT
KOMŞU
VICINAL
komşu
vicinsl
komşu
conterminous
KOMŞU
CONTIGUOUS
komşu
visinal
KOMŞU
FLANKING
komşu
coterminous
KOMŞU
NEIGHBOR
KOMŞU
NEIGHBORING
KOMŞU
NEIGHBOUR
KOMŞU
NEIGHBOURING
komşu
neighbor
komşu
neighbor , ing -bour
komşu
neighboring
komşu
neighbour
Komşu
Next to
KOMŞU
NEXT-DOOR
komşu açı
adjacent angle
komşu alanlar
adjacent domains
KOMŞU ARAZİ SAHİBİ
ABUTTER
komşu ATC ünitesi
adjacent ATC unit
Komşu atomlar
Neighbouring atoms
komşu bitişik
adjacent
komşu değer
adjacent value
komşu düğüm
neighbor node
Komşu düzlem; yandüzlem
Adjacent plane
KOMŞU GİBİ
NEIGHBORLY
KOMŞU GİBİ
NEIGHBOURLY
komşu istem
neighbour solicitation
komşu kanal
adjacent channel
komşu kanal karışması
adjacent channel interference (ACI)
komşu kanal karışması
adjacent channel interference, ACI
komşu kanal seçiciliği
adjacent channel selectivity
komşu muamelesi
neighborliness
KOMŞU OLMAK
NEIGHBOR
KOMŞU OLMAK
NEIGHBOUR
komşu olmak
neighbour
komşu paftalar
adjoining sheets
Komşu tane; yan tane
Adjacent grain
komşu tümler açı
adjacent complementary angle
komşu ülke
contiguous country
komşu ve bir sonraki kanal hassasiyet azalması
adjacent and alternate channel desensitization
komşu, sınırdaş, bitişik
conterminous
Komşu; bitişik; yan
Adjacent
KOMŞULAR
NEIGHBORHOOD
KOMŞULAR
NEIGHBOURHOOD
komşuluk
adjacency
komşuluk
vicinage
komşuluk
vicinity
KOMŞULUK
CONTIGUITY
komşuluk
neighborhood
komşuluk
Neighbouring
komşuluk analizi
contiguity analysis
komşuluk arıcılık; iyi bir komşu arıcılık
neighborly beekeeping; good neighbor beekeeping
KOMŞULUK İLİŞKİLERİ
NEIGHBORHOOD
KOMŞULUK İLİŞKİLERİ
NEIGHBOURHOOD
komşuluk işleci
neighborhood operator
komşuluk politikası
neighbourhood policy
komşunun tavuğu komşuya kaz, karısı da kız görünür
the apples on the other side of the wall are the sweetest
komşuya kadar lif
fiber to the neighbourhood