Meaning of
"MERİDYEN"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
MERİDYEN
MERIDIAN
MERİDYEN
MERIDIONAL
meridyen
meridian
meridyen açı farkı
meridian angle difference
meridyen açısı
meridian angle
Meridyen boyunca seyir.
RUN THE LONGITUDE
meridyen çevresi yükseklik açısı
circummeridian altitudes
meridyen derecesi
degree of longitude
meridyen dışı enlem
exmeridian altidude
meridyen dışı gözlem
exmeridian observation
meridyen dürbünü
meridian telescope
Meridyen dürbünü
Transit instrument
meridyen düzlemi üzerine lambert eş merkezli harita izdüşüm sistemi
lambert central equivalent map projection upon the plane of the meridian
meridyen geçişi
meridian passage
meridyen gözlemi
meridian observation
meridyen hattı
meridian line
meridyen mesafesi
meridian distance
meridyen parçaları tablosu
table of meridional parts
meridyen transiti
meridian transit
meridyen uzatması
meridian extension
meridyen yayı
arc of meridian
meridyen yüksekliği
meridian altitude
Meridyene ait.
MERIDIONAL
meridyene indirgeme
reduction to the meridian
Meridyene paralel yada ona uygun bir düzeye,bir küreyi aksettirme,projeksiyon.
MERIDIONAL PROJECTION
Meridyenler kısımları yönünden enlemler arasındaki mesafe.İki enlemin oluşturduğu meridyen parçaları değerleri arasındaki fark.
MERIDIONAL PARTS,DIFFERENCE OF
meridyensel aralık
meridional interval
meridyensel düzlem
meridional plane
meridyensel fark
meridional difference
meridyensel mesafe
meridional distance
meridyensel ortografik harita izdüşümü
meridional orthographic map projection
meridyensel parça
meridional part