Meaning of
"bilinen"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
BİLİNEN
KNOWN
BİLİNEN
COMMON
BİLİNEN
PROVERBIAL
bilinen
incontestable
BİLİNEN
FAMILIAR
bilinen
familiar
BİLİNEN
GIVEN
BİLİNEN
CONVERSANT
bilinen
trite
bilinen bir kanuna göre davranmayan
human
Bilinen bir şeydir ki
It is an understanding thing that
Bilinen çokluk (mat.)
Known quantity
bilinen değişken
known variable
bilinen duygulara dayanmayan
extrasensory
bilinen dünya içinde
this side of the black stump
bilinen gerçek
common knowledge
BİLİNEN GERÇEK
TRUISM
bilinen hesaplama dizgesi
classical computing system
bilinen ilk çalışma
first known study
bilinen sevkiyatçı (gönderici) kargo için
known consignor (CARGO)
bilinen sevkiyatçı (gönderici) posta için
known consignor (POST)
bilinen yanıt testi
known-answer test
Bilinen, tanınan, alışılmış
Familiar
bilinene dayanan tahmin
extrapolation