Meaning of
"fizik"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
FİZİK
PHYSICS
fizik
physics
fizik bilimi
physical science
fizik bölümü
physics department
fizik bölümü
department of physics
fizik laboratuvarı
physics lab
fizik laboratuvarı
physics laboratory
Fizik Mühendisliği Bölümü
Department of Physics Engineering
FİZİK TEDAVİ
PHYSIOTHERAPY
Fizik tedavi uzmanı(tıp)
Physical therapist
fizik tedavisi, fizyoterapi
physical therapy
Fizik tedavisi; Fizyoterapi (tıp)
Physiotherapy
Fizik terapi; Fizyoterapi(tıp)
Physical therapy
FİZİKÇİ
PHYSICIST
fizikçi
physicist
FİZİKİ
PHYSICAL
fiziki bir iş yapmak
turn one’s hand
FİZİKİ COĞRAFYA
PHYSIOGRAPHY
fiziki coğrafya
physiography
fiziki coğrafya haritası
physiographic pictorial map
fiziki işaretleşme alt katmanı
physical signaling sublayer (PLS)
Fiziki muayene
Physical inspection
fiziki ortak yerleşim
physical collocation
fiziki örnek
mock up
fiziki özellik
physical property
Fiziki Sermaye
Physical Capital
Fiziki varlığı olmayan
Intangible
fiziki yapı
physical structure
fizikokimya
physicochemistry
fizikokimyasal
physicochemical
FİZİKSEL
PHYSICAL
fiziksel
physical
fiziksel adres
physical address
fiziksel ağ
physical network
fiziksel algılayıcı
physical sensor
fiziksel altöğe
physical child
Fiziksel antrenman için makineler
Machines for physical exercise
fiziksel antropoloji
physical anthropology
fiziksel arayüz özelliği
physical interface specification
fiziksel aşınma, mekanik aşınma
mechanical weathering
fiziksel aygıt
physical device
fiziksel bağ
physical link
fiziksel bağlantı
physical connection
fiziksel bağlantı
physical link
fiziksel bağlantılı
hardwired
fiziksel bağlantılı veri
hard-wired data
fiziksel bağlantılı, tel bağlantılı
hard wired
fiziksel basınç
physical stress
fiziksel bilgi
physical information
Fiziksel buharlı bırakım
Physical vapour deposition (PVD)
fiziksel cazibe
physical attraction
fiziksel coğrafya
physical geography
fiziksel çaba
physical exertion
Fiziksel çatlakbüyüklüğü
Physical crack size (ap)
Fiziksel dağlama
Physical etching
fiziksel dayanıklılığı arttırmak için yapılan çalışma şekilleri
conditioning
Fiziksel değişim
Physical change
fiziksel değişken
physical variable
Fiziksel değişmezler
Physical constants
Fiziksel deneme
Physical testing
Fiziksel deney
Physical test
fiziksel dünya ile ilgili nesne, fenomen veya yasalarla ilgilenen bilim insanı
natural scientist
fiziksel engelli insanlara karşı önyargı
ableism
fiziksel engelliler için erişilebilirlik
accessibility for physically impaired
Fiziksel envanter
Physical inventory
Fiziksel form
physical form
Fiziksel gerilim
Physical stress
fiziksel gücü az olan kimse
weakling
fiziksel güç
physical force
fiziksel güvenlik
physical security
fiziksel isterler
physical requirements
fiziksel jeodezi
physical geodesy
fiziksel kanıt
physical evidence
fiziksel katman
physical layer
fiziksel katman
physical layer(osı)
fiziksel kayıt
physical record
fiziksel kesim
hard sector
Fiziksel kimya
Physical chemistry
fiziksel kütük
physical file
fiziksel madde
physical object
Fiziksel metalbilim
Physical metallurgy
fiziksel model
physical model
Fiziksel Nitelikler
Physical Attributes
FİZİKSEL OLARAK
PHYSICALLY
fiziksel olarak
physically
fiziksel olarak eşlemlenemeyen işlev
Physically Unclonable Function (PUF)
fiziksel olarak kesimlenmiş
hard sectored
fiziksel olarak kesin kısıt
physically accurate constraint
Fiziksel olarak teslim
Physically delivered
fiziksel olarak uzak ortam
physically remote environment
fiziksel olay
physical phenomenon
fiziksel ortam bağımlı bileşen
physical medium dependent component
fiziksel özellik
physical characteristic
fiziksel özellik
physical property
fiziksel özellikler
physical properties
Fiziksel özelliklerin denetlenmesine yarayan alet, araç ve gereçler
Instruments for checking physical characteristics
fiziksel özürlüler için aşçılık
cookery for the physically handicapped
fiziksel siber saldırı
cyber kinetic attack
Fiziksel soğurum
Physisorption
fiziksel tehdit
physical menace
fiziksel tehdit
physical threat
Fiziksel terapi cihazları
Physical therapy devices
Fiziksel tezgen
Physical catalyst
fiziksel üstöğe
physical parent
fiziksel varlığı olmayan
intangible
fiziksel varlığı olmayan, elle tutulamaz, görülemez, duyumsanabilir
intangible
Fiziksel ve kimyasal
Physicochemical
Fiziksel ve kimyasal özellikler
Physicochemical properties
fiziksel veri modeli
physical data model
fiziksel veri tabanı
physical database
fiziksel veri yapısı
physical data structure
Fiziksel veya kimyasal analizler için başka yerde sınıflandırılmamış alet ve cihazlar
Instruments and apparatus for physical or chemical analysis n.e.c.
fiziksel yapı
physical structure
Fiziksel yerleşim, fiziksel tasarım/plan
physical layout
fiziksel yöntem
physical method
Fiziksel yüzerme
Physical adsorption
Fizikselbelirginlikler
Physical characteristics
fizikselden-sanala
physical-to-virtual
fiziksellik
physicalism
Fizikselnesnel mercek açıklığı
Physical objective aperture