Meaning of
"tart"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
tart
exclusion
TART
PIE
Tart
Pie
TART
FLAN
tart
weigh out
TART
TART
tart
discharge
Tart hamuru
Pie crusts
Tart kalıbı
Pie pan
Tart ve turtalar
Flans
tartaklamak
knock
TARTAKLAMAK
PECK AT SMB.
tartaklamak
assault
TARTAKLAMAK
MANHANDLE
tartaklanmak
be assaulted
Tartalet
Tartlet
TARTAN
TARTAN
Tartan, ekose kumaş
Tartan
TARTAR
SCALE
tartar asidi
tartaric acid
tartar kremi
cream of tartar
tartar sosu
tartar sauce
Tartar sosu
Tartare sauce
TARTARAT
TARTAR
Tartarat
Tartarate
tartarat
tartrate
tartarik
tartaric
tartarik asit
tartaric acid
TARTARLARINI TEMİZLEMEK
SCALE
tartı
scale
TARTI
WEIGHER
TARTI
WEIGHING
TARTI
WEIGHT
tartı
weighing machine
tartı
weight
tartı ağırlığı
avoirdupois weight
Tartı aletleri
Weighing machinery
Tartı aletleri ve basküller
Weighing machinery and scales
Tartı aletlerinin aksam ve parçaları
Weights for weighing machines
tartı birimi
avoirdupois unit
tartı ile
by weight
Tartı kabı (cam)
Weighing bottle
tartı kontrol memuru
check weighman
tartı usulü
avoirdupois
Tartı üzerine.Genellikle kömür navlunu tartı üzerine ödenir.
IN LIEU OF WEIGHING
Tartı, ölçekli tartı
Weighted scales
Tartı, terazi
Scale
tartı, terazi
scales
Tartılabilir
Weighable
Tartılabilirlik
Weighability
TARTILAMAZ
IMPONDERABLE
Tartılar, hassasiyeti 5 santigram (cg) veya daha yüksek olanlar
Balances of a sensitivity of 5 cg or better
Tartılar, hassasiyeti 5 santigram (cg) veya daha yüksek olanlar, ağırlıkları ile birlikte olsun veya olmasın; bunların parça ve aksesuarları
Balances of a sensitivity of 5 cg or better, with or without weights; parts and accessories thereof
Tartılı besleyici
Weigh feeder
Tartılı depo
Weigh hopper
Tartılı Ortalama Yöntemi
Wighted Average Method
Tartılmamış
Unweighed
Tartım
Weighing
tartış
argue
tartış
argue with
tartış
controvert
tartış
discuss
tartış
discuss with
tartışarak
arguably
TARTIŞILABİLİR
DEBATABLE
tartışılabilir
open to question
TARTIŞILABİLİR
QUESTIONABLE
tartışılabilir
questionable
tartışılabilir
arguable
tartışılabilir
argumentive
TARTIŞILABİLİR
CHALLENGABLE
TARTIŞILABİLİR
CONTESTABLE
TARTIŞILABİLİR
DISPUTABLE
TARTIŞILABİLİR
NEGOTIABLE
Tartışılabilir
Negotiable
tartışılabilir zaman
debatable time
tartışılabilir, kuşkulu, su götürür
disputable
Tartışılan
At issue
TARTIŞILIR
ARGUMENTATIVE
tartışılır hale gelmek
become a highly controversial topic
tartışılır hale gelmek
become debatable
tartışılır hale gelmek
become highly questionable
TARTIŞILMAZ
UNDISPUTED
TARTIŞILMAZ
UNQUESTIONABLE
tartışılmaz
indisputable
tartışılmaz, kesin, su götürmez
indisputable
TARTIŞMA
BUST-UP
tartışma
disputation
tartışma
dispute
TARTIŞMA
ALTERCATION
TARTIŞMA
SET-TO
TARTIŞMA
HASSLE
TARTIŞMA
WORDY WARFARE
TARTIŞMA
SHOOTING MATCH
TARTIŞMA
DEBATE
TARTIŞMA
BICKERING
tartışma
bicker
TARTIŞMA
ROW
TARTIŞMA
QUARREL
Tartışma
Quarrel, debate, argument, controversy, discussion
tartışma
deliberate
tartışma
deliberation
tartışma
argument
TARTIŞMA
ARGUMENTATION
tartışma
argumentation
TARTIŞMA
CONTENTION
tartışma
contention
TARTIŞMA
CONTEST
TARTIŞMA
CONTESTATION
TARTIŞMA
RAP
TARTIŞMA
MOOT
tartışma
controversy
tartışma
polemic
TARTIŞMA
DISAGREEMENT
TARTIŞMA
DISCUSSION
TARTIŞMA
DISPUTATION
TARTIŞMA
DISPUTE
TARTIŞMA
SPAR
TARTIŞMA
SPARRING
TARTIŞMA
BRAWL
TARTIŞMA
JANGLE
TARTIŞMA
BREEZE
TARTIŞMA
TEACH-IN
TARTIŞMA
BROIL
TARTIŞMA
PARLEY
TARTIŞMA
CROSS TALK
tartışma
discussion
tartışma
rencounter
TARTIŞMA ÇIKARMAK
HASSLE
TARTIŞMA GÖTÜRMEZ
UNQUESTIONABLE
TARTIŞMA GÖTÜRMEZ
UNASSAILABLE
tartışma konusu/söz konusu mesele/konu
point at issue
tartışma nedeni
bone of contention
tartışma olsun diye zayıf tarafı savunan
devils advocate
tartışma olsun diye zayıf tarafı savunan kimse
advocatus diaboli
tartışma olsun diye zayıf tarafı savunan kimse
devil’s advocate
TARTIŞMA ORTAMI
PLATFORM
tartışma teknolojisi
debating technology
tartışma ve münazaralarda kullanılan, karşı tarafın gerçek önermesini daha zayıf bir sav ile değiştirip çürüterek üstün gelindiği yanılsamasını yaratan bir taktik
man of straw
TARTIŞMA YANLISI KİMSE
CONTROVERSIALIST
tartışma, görüşme
discussion
tartışma, kavga
dustup
tartışma, münakaşa, munazara, ihtilâf, çekişme, mücadele
Controversy
Tartışma, münakaşa, uyuşmazlık, ihtilaf
Dispute
tartışma, münazara
teach-in
Tartışma, müzakere
Negotiation
tartışmacı
disputant
tartışmacı
disputation
tartışmacı
disputatious
tartışmacı
disputative