Translate
"APPRO"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
APPRO
BEĞENME
APPRO
ONAYLAMA
Approach
(v) yaklaşmak
Approach
1) Yaklaşım; 2) Yanaşma
Approach
1.YAKLAŞMAK 2.YAKLAŞIM 3.GELİŞ
approach
1.yaklaşmak, yakınlaşmak, 2.ilerlemek, ilerleme kaydetmek, 3.düşünmeye/üzerinde durmaya/ilgilenmeye/uğraşmaya başlamak, 4.konuyu açmak, 5.yaklaşma, yakınlaşma, 6.geçit, giriş yolu, 7.konu açma, yakınlık kurma için konu açma, 8.ele alış biçimi, yaklaşım, y
APPROACH
ANDIRMAK
approach
başlamak
APPROACH
BAŞLANGIÇ
APPROACH
BAŞVURMAK
APPROACH
BENZEMEK
APPROACH
BENZERLİK
APPROACH
ELE ALMAK
APPROACH
GİRİŞİM
APPROACH
GİRİŞMEK
APPROACH
GÖRÜŞMEK
APPROACH
İLK ADIM
APPROACH
KOYULMAK
approach
methal
APPROACH
TEŞEBBÜS
APPROACH
ULAŞMAK
approach
v.yaklaş:n.yaklaşım
approach
Varış
APPROACH
VARMAK
Approach
Yaklaşım
APPROACH
YAKLAŞMA
approach
yaklaşmak
approach
yaklaştırmak
APPROACH
YANAŞMA
APPROACH
YANAŞMAK
APPROACH
YOL
approach (one) about
(birine bir konu hakkında) yaklaşmak
approach (one) about
(birine bir konu hakkında) yanaşmak
approach (one) about
(birinin bir konu hakkında) nabzını yoklamak/ağzını aramak
approach (v)
yaklaşmak
approach about
söz et
approach and landing accident reduction
yaklaşma ve iniş kazalarının azaltılması
approach angle
yaklaşma açısı
approach chart
yaklaşım hava haritası
approach control
yaklaşma kontrolü
approach control (APP)
yaklaşma kontrol
approach control office
yaklaşma kontrol ofisi
approach control radar
yaklaşma kontrol radarı
approach control service
yaklaşma kontrol hizmeti
approach fix
yaklaşma noktası
approach lighting
yaklaşma ışıkları
approach road
yaklaşım yolu
approach route
yaklaşma rotası
approach speed
yaklaşma hızı
Approach table
Yanaştırma masası; girişmasası (hadde)
approach someone about someone or something
(birine bir konu hakkında) yaklaşmak
approach someone about someone or something
(birine bir konu hakkında) yanaşmak
approach someone about someone or something
(birinin bir konu hakkında) nabzını yoklamak/ağzını aramak
APPROACHABLE
CANA YAKIN
APPROACHABLE
ULAŞILABİLİR
approachable
yaklaşılabilir
approachable
yaklaşılabilir, yanaşılabilir
approaches
yaklaşım
Approaches to Influence and Persuasion
Etkileme ve İkna Yaklaşımları
approbate
(f). resmen tasvip etmek, onaylamak.
approbate
onayla
approbate
onaylamak
approbate
resmen tasvip etmek, onaylamak
APPROBATION
ONAMA
APPROBATION
ONAY
APPROBATION
ÖVGÜ
APPROBATION
RESMİ İZİN
APPROBATION
TAKDİR
approbation
(i). begenme, tensip , tasdik.
approbation
1.onaylama, onay, tasvip, 2.takdir, beğenme
approbation
beğenme
approbation
onay
approbation
tasdik
approbation
tensip
APPROPIATION
BENİMSEME
APPROPRIATE
AYIRMAK
APPROPRIATE
BİÇİLMİŞ KAFTAN
APPROPRIATE
EL KOYMAK
APPROPRIATE
HAS
APPROPRIATE
İÇ ETMEK
APPROPRIATE
KENDİNE MAL ETMEK
APPROPRIATE
ÖZELLEŞTİRMEK
APPROPRIATE
ÖZGÜ
APPROPRIATE
UYGUN
APPROPRIATE
ÜSTÜNE OTURMAK
APPROPRIATE
YAKIŞIK ALIR
APPROPRIATE
YERİNDE
APPROPRIATED BERTH
Limana düzenli olarak gemileri gelip giden bir işletmeye sürekli kullanması için ayrılmış rıhtım.
APPROPRIATED GOODS
Artan yük.Tüm boşaltılan bir parti yükden artan (gemide kalan) ve eksik çıkan bir başka yük partisinin gönderilenine,eksikliğin giderilmesi için verilen yük.
APPROPRIATELY
UYGUN OLARAK
APPROPRIATION
AYIRMA
APPROPRIATION
EL KOYMA
APPROPRIATION
İÇ ETME
APPROPRIATION
KENDİNE MAL ETME
APPROPRIATION
ÖDENEK
APPROPRIATION
ÜSTÜNE OTURMA
appropriable
(s). istimlak edilebilir , mal edilmesi mumkun veya caiz olan.
appropriable
istimlak edilebilir
appropriate
(f). almak, kendine mal etmek; tahsis etmek, ayirmak.
appropriate
(s). munasip, uygun, yerinde; mahsus, has. appropriately (z). uygun bir sekilde. appropriateness (i) uygunluk , yerinde olus.
appropriate
1.ayırmak, tahsis etmek, 2.kendine mal etmek, kendine ayırmak, çalmak, uygun
appropriate
almak
appropriate
ayırmak
appropriate
deve yapmak
appropriate
mahsus
appropriate
münasip
appropriate
uygun
appropriate
uygun münasip tahsis ayırma
Appropriate
Uygun, münasip
Appropriate
uygunluk, uygun, yerinde, almak, kendine mal etmek
appropriate
yerinde
appropriate air traffic
uygun hava trafik hizmetleri
appropriate ATS authority
ilgili ATS otoritesi
appropriate authority
ilgili otorite
appropriate body
yetkili organ
appropriate for
tahsis etmek
appropriate for oneself
mal etmek
Appropriate forum for trial of the action, convenient place for the trial of the matter
Davayı görmeye yetkili mahkeme
Appropriate supervision
Uygun denetim
appropriate time
uygun zaman
appropriate torsion
uygun burulma
appropriate uses
Uygun kullanımlar
appropriately
uygun bir şekilde
appropriateness
uygunluk
appropriateness
uygunluk, yerinde oluş
appropriation
(i). tahsisat; ayirma, tahsis etme; mal etme.
appropriation
1. tahsisat, 2. ayırma, tahsis etme, 3. mal etme
appropriation
ayırma
appropriation
mahsup
Appropriation
Ödenek
appropriation
tahsis etme
appropriation
tahsisat
appropriation budget
tahsisat bütçesi
Appropriations
Gider, sarf, tasarruf, ödenek, ödeme emri verilen krediler
appropriations and expenditures
tahsisat ve harcamalar
approval
(i). uygun bulma, onama, onaylama, tasvip, razi olma, resmi izin. on approval muhayyer olarak, begenilmedigi takdirde geri verilmek sartiyla.
Approval
(n) 1 onaylama, 2 resmi izin
approval
1.onama, onaylama, uygun bulma, tasvip, 2.resmi izin, onay
APPROVAL
BEĞENME
approval
beğenme uygun görme
approval
Kabul
APPROVAL
ONAMA
approval
onay
approval
onaylama
approval
rıza
approval
tasvip
APPROVAL
UYGUN BULMA
Approval of the balance sheet
Bilançonun onaylanması
Approval, ratification, affirmation, confirmation
Onama
approve
(f). uygun bulmak, tasvip etmek, onaylamak, tasdik etmek, begenmek, munasip gormek, tensip etmek; denemek, yoklamak. approvingly (z). begenerek, tasvip ve tasdik ederek.