Translate
"Rule"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
rule
1.kural, ilke, 2.usul, yol, yöntem, adet, 3.yönetim, egemenlik, 4.tüzük, ilke, 5.düzçizer, cetvel, 6.yönetmek, 7.hükümdarlık etmek, saltanat etmek, 8.-e egemen olmak, hükmetmek, buyurmak, 9.hükmetmek, karar vermek, 10.cetvelle çizmek
Rule
1.YÖNETMEK 2.KURAL
rule
âdet
rule
belirli bir durumda var olmak
rule
buyurmak
RULE
CETVEL
RULE
CETVELLE ÇİZMEK
RULE
ÇİZGİ ÇEKMEK
rule
çizgilik
RULE
ÇİZMEK
rule
dizginlemek
RULE
DÜZEYİNDE OLMAK
RULE
EGEMENLİK
RULE
EMRETMEK
rule
f. yonetmek, hukum surmek, idare etmek; hukmetmek; baskin cikmak, fazla etkisi olmak; tahakkum etmek; buyurmak; hakim olmak, dizginlemek; cizmek, cetvelle cizmek.
RULE
GEÇERLİ OLMAK
RULE
GÖNYE
rule
hakim olmak
rule
hükmetmek
RULE
HÜKÜM
rule
hüküm sürmek
RULE
HÜKÜM VERMEK
RULE
İDARE
RULE
İDARE ETMEK
rule
kaide
RULE
KANUN
RULE
KARARA VARMAK
rule
kural
rule
kural usul idare
RULE
MAHKEME KARARI
RULE
METRE
rule
nizam
RULE
NORM
rule
oranlama
RULE
PRENSİP
RULE
SALTANAT SÜRMEK
RULE
SÖZÜ GEÇMEK
RULE
STANDART
RULE
TALİMAT
RULE
TÜZÜK
rule
usul
rule
v.yönet:n.kural
rule
yol
Rule
yönetim
RULE
YÖNETMEK
RULE
YÖNETMELİK
rule based
kuralcı, kurala dayalı
Rule book
Düzenleme, kanunname
rule in
bir paragraf olarak devam etmek
rule in
kesintisiz bir paragraf olarak devam ettirmek
rule learner
kural öğrenen
Rule of law
Hukukun üstünlüğü
Rule of mixtures
Karışımlar kuralı(katmanlı karmalar)
Rule of origin
Menşei kuralları
Rule of Seven
7 Kuralı
rule of three
üçlü kuralı
rule of thumb
pratik iş görme usulü
rule of thumb
yaklaşık hesap
rule off
büyük defter kayıtlarının altına toplam almak
rule out
1. olmayacağını söylemek, boşlamak, 2. engellemek
RULE OUT
ÇIKARMAK
rule out
hariç bırak
RULE OUT
KABUL ETMEMEK
RULE OUT
REDDETMEK
RULE OUT
SİLMEK
RULE OVER
HAKİM OLMAK
RULE OVER
HÜKMETMEK
rule set based access control (RSBAC)
kural tabanlı erişim denetimi
RULE SMTH. OUT
KARALAMAK
RULE SMTH. OUT
SİLMEK
RULE SMTH. OUT OF ORDER
KABUL ETMEMEK
RULE THE ROAST
SÖZÜ GEÇMEK
rule the roost
borusu ötmek
RULE THE ROOST
SÖZÜNÜ GEÇİRMEK
rule with a rod of iron
gözünün yaşına bakmamak
rule with a rod of iron
katı bir şekilde yönetmek
rule with an iron fist
katı bir şekilde yönetmek
rule with an iron hand
katı bir şekilde yönetmek
Rule, norm, regulation
Kaide
Rule, provision, principle
Kural, kaide
rule-based
kural tabanlı
rule-based agent
kural tabanlı etmen
rule-based business intelligence
kural tabanlı iş usu
rule-based business intelligence
kural tabanlı iş zekâsı
ruled
çizgili
Ruler
1.KURAL KOYUCU, YÖNETİCİ 2.CETVEL
ruler
1.yönetici, 2.hükümdar, 3.cetvel
ruler
amir
ruler
cetvel
RULER
ÇİZGİ MAKİNESİ
ruler
çizgilik
RULER
HAKİM
ruler
hükümdar
ruler
i. yonetici, hukumdar, amir; cetvel tahtasi, cizgilik, cetvel.
ruler
padişah
RULER
YÖNETİCİ
ruler change
cetvel değişikliği
ruler line
cetvel çizgisi
ruler mode
cetvel kipi
ruler scale
cetvel ölçeği
ruler setting
cetvel ayarları
Rulers
Plastik cetveller
rules
kurallar
RULES
TÜZÜK
rules and practice
kurallar ve uygulamalar
Rules for measuring
Ölçmek için cetveller
Rules governing the system of property ownership
Mülkiyet rejimini düzenleyen kurallar
Rules of civil procedure
Medeni usul hukuku kuralları
Rules of conduct, working principles
Çalışma esasları
rules of engagement (ROE)
sözleşme kuralları
rules of etiquette for the online world
çevrimiçi dünya için görgü kuralları
Rules of procedure
Usul kuralları
RULES OF THE ROAD
Denizde çatışmayı önleme kuralları.
Rules on competition
Rekabet kuralları