Translate
"imp"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
imp
1.küçük şeytan, 2.yaramaz çocuk, afacan çocuk, şeytan
imp
f. bir kusun ucus gucunu artirmak icin kanat veya kuyruguna tuy eklemek; mec. kuvvetlendirmek.
imp
i. kucuk seytan, kucuk habis ruh; afacan cocuk, hasari cocuk.
imp
kis. Imperator.
imp
kis. imperative, imperial, import, imperfect,imported.
imp
küçük şeytan
impact
1) vuruş, 2) etkililik
impact
1.çarpma, çarpışma, çarpma şiddeti, 2.güçlü etki, etkileme
impact
çarpışma
impact
çarpma, darbe, şok
impact
darbe
impact
etki
impact
etki, vuruş
impact
f. sikistlrmak, pekistirmek. impac’tion i. sikistirip birbirine kaynatma; tib. inkibaz, peklik. impacted tooth disci. cene kemigine kaynamis dis.
impact
i. vurma, vurus; vurusma, carpisma; etki, tesir. impact crater gok tasinin carpmasiyle acilan krater.
impact
olumsuz etkiye sahip olmak
impact
üzerinde olumsuz etkiye sahip olmak
impact
vurma
impact
vuruş
impact
vuruş etki
impact
vuruş, vurma
impact
vuruşma
impact
yeni bir fikir, kavram, teknoloji veya ideolojinin gücü
impact behaviour
darbe davranışı
impact crusher
çarpmalı kırıcı
impact drill
vurgulu delici
impact effect
çarpma etkisi
impact grinding
çarpmalı öğütme
impact ionization
çarpışma iyonizasyonu
impact load
çarpma yükü
impact load
darbe yükü
impact of digital divide
sayısal uçurumun etkisi
impact of web intelligence
bilgiağı usunun etkisi
impact of web intelligence
bilgiağı zekâsının etkisi
impact of web intelligence to World Wide Web
bilgiağı usunun Dünya Çapında Bilgiağına etkisi
impact parameter
şok parametresi
impact pressure
darbe basıncı
impact pressure
darbe basıncı, vuruş basıncı
impact pressure
vuruş basıncı
impact printer
vuruşlu yazıcı
impact printer
vuruşlu yazıcı vurmalı yazıcı
impact resistance
darbe direnci
impact resistance
darbe direnci, çarpma dayanıklılığı
impact strength
darbe dayanımı
impact test
darbe testi
impact test
darbe testi, çarpma deneyi
impact test specimen
darbe testi örneği
impaction
sıkıştırıp birbirine kaynatma
impair
boz
impair
bozmak
impair
eksiltmek
impair
f. bozmak, zaylflatmak; eksiltmek, azaltmak (kuvvet). impairment i. bozulma, zarar, noksan.
impair
noksan
impair
zarar
impair
zayıflatmak, zarar vermek
impair investment
yatırım kısıtlamasına gitmek
impaired
v.boz:adj.bozulan
impairment
1. zayıflatma, 2. azalma, eksilme, 3. bozulma, zarar
impairment
bozulma
impala
ceylan
impala
i. Afrika’da bulunan bir ceylan zool. Aepyceros melampus.
impale
1.kazığa oturtmak, 2.delip geçmek, delmek
impale
f. kaziklamak kaziga sokarak oldurmek.
impale
kazığa oturt
impale
kazıkla
impalement
iki veya daha fazla armanın kalkan üzerinde birleşmesi
impalpable
(toz) parmakların arasında tutulduğunda tanecik hissi vermeyecek derecede ince
impalpable
kolay kavranılmaz
impalpable
kolay kavranılmaz, belirsiz
impalpable
s. dokunulunca hissedilmez; kolay kavranilmaz. impalpably z. kavranilamayacak bir sekilde.
impaludism
i., tib. muzmin sitma.
impanel
, empanel f. (-ed, -ing veya -led, -ling) huk. juri heyeti listesine kaydetmek; bu listedeki isimlerden juri heyetini secmek.
imparity
eşitsizlik
imparity
i. esitsizlik, musavatsizllk; oransizlik, nispetsizlik.
imparity
nispetsizlik
imparity
oransızlık
impark
f. koru haline getirmek; park icine almak.
impark
park içine almak
impart
1.vermek, 2.söylemek, bildirmek, açığa vurmak
impart
bildir
impart
bildirmek
impart
f. bildirmek, teblig etmek, soylemek; vermek, pay vermek.
impart
pay vermek
impart
söylemek
impart
vermek
impartation
bildirme
impartial
s. tarafsiz, bitaraf; kendi cikarini dusunmeyen. impartially z. taraf tutmayarak.
impartial
taraf tutmayan
impartial
tarafsız
impartial
yansız
impartial
yansız, tarafsız, adil
impartiality
i. tarafslzllk.
impartiality
tarafsızlık
impartiality
yansızlık, tarafsızlık
impartible
s. bolunemez, taksim edilemez.
impartible
s. teblig olunabilir, ogretilebilir, verilebilir.
impassability
geçit vermezlik
impassable
(yol, vb.) geçilmez, geçit vermez, bozuk
impassable
geçit vermez
impassable
s. gecilemez, asliamaz, gecit vermez. impassabil’ity i. gecit vermezlik. impassably z. gecit vermeyerek.
impasse
çıkmaz, içinden çıkılmaz durum
impasse
i. icinden cikilmaz durum, kordugum.
impasse
içinden çıkılmaz durum
impasse
kördüğüm
impassible
1. duygusuz, 2. hissiz
impassible
duygusuz
impassible
hissiz
impassible
s. hissiz, duygusuz; agri duymaz; istiraba maruz olmayan.
impassion
f. hirslandlrmak, hirsini tahrik etmek,kizdirmak, cileden cikarmak; heyecanlandlrmak. impassioned s. atesli, heyecanli, kabina sigmaz.
impassion
heyecanlandırmak
impassion
heyecanlı
impassion
kızdırmak
impassioned
derin duygularla dolu, ateşli, heyecanlı, coşkun
impassioned
heyecanlı
impassive
cansız
impassive
duygusuz
impassive
hissiz
impassive
kayıtsız
impassive
lakayt, umursamaz, kayıtsız, ruhsuz
impassive
ruhsuz
impassive
sakin
impassive
vurdumduymaz
impassive
s. hissiz, duygusuz; etkilenmez, muteessir olmaz, vurdumduymaz; sakin; cansiz, ruhsuz, heyecanse; agriduymaz. impassively z. heyecan duymayarak; heyecan gostermeyerek. impassive - ness, impassiv’ity i. vurdumduymazlik.
impassiveness
vurdumduymazlık
impassivity
vurdumduymazlık
impassivity
vurdumduymazlık, aldırmazlık
impaste
f. yogurmak, macun haline getirmek; macunla kaplamak; guz. san . koyu renk boya vurmak.
impaste
yoğurmak
impaste
yoğurmak, macun kıvamına getirmek
impasto
i., guz. san. koyu boya tabakasi; koyu boya vurma usulu.
impasto
koyu boya tabakası
impatience
sabırsızlık
impatient
s. sabirsiz, tahammulsuz, ici tez, tez canli; hosgoru sahibi olmayan, musamahakar olmayan; titiz, sinirli. impatience i. sabirsizlik. impatiently z. sabirsizllkla.
impatient
sabırsız
impatient
tahammülsüz
impatient
titiz
impatient at
den sabırsız
impatiently
sabırsızlıkla
impatiently
sabırsızlıkla, dört gözle
impavid
cesur
impavid
korkusuz
impavid
s. cesur, korkusuz.
impawn
f. rehine koymak.
impawn
rehine koymak, söz vermek
impeach
f. devlet memurunu mahkemeye sevketmek; suclamak, itham etmek, hakkinda suphe gostermek. impeachable mahkamece itham edilebilir. impeachment i. A.B.D.’nde devlet memuruna karsimecliste dava acma; suclama, itham.
impeach
itham
impeach
suçla
impeach
suçlama
impeach
suçlamak
impeach
suçlamak, itham etmek