Translate
"will"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
will
1.-ecek, -acak, 2.-er, -ar, 3.irade, istem, 4.istek, niyet, 5.arzu
Will
1.İRADE 2.İSTEK 3. VASİYET 4.GELECEK ZAMAN EKİ
will
amaçlamak
will
arzulamak
will
f. karar vermek, niyet etmek; arzulamak; kastetmek, amaclamak; gerceklesmesini tahayyul etmek; vasiyet etmek, vasiyetle birakmak.
will
garez
will
husumet
will
irade
will
istek
Will
istek, arzu, vasiyetname wıllıng to -meğe razı, hazır
will
kastetmek
will
maksat
will
meram
will
murat
will
niyet
will
vasiyet
will
vasiyetname
will (dialect)
ne yapacağını bilmez
will away
(tüm servetini vb.) bırakmak
will i see you again?
seni tekrar görecek miyim?
Will the utmost will
Can ve gönülden
will to succeed
başarma arzusu
will you be my friend
benimle arkadaş olur musun
Will you buton me up
Düğmelerimi ilikler misin
will you come
gelir misin
will you come again
tekrar gelecek misin
will you come here?
buraya gelecek misin?
will you come to see me
beni görmeye gelecek misin
will you come to see me
beni görmeye gelir misin
will you come to Turkey?
türkiye’ye gelecek misin?
will you come?
gelecek misin?
will you give that to me in writing?
onu bana yazılı olarak verir misiniz?
will you marry me
benimle evlenir misin
will you marry me
benimle evlenirmisin
will you marry me
eşim olur musun
will you marry me?
benimle evlenir misin?
will you stay with me?
benimle kalır mısın?
will you talk to me?
benimle konuşacak mısın?
Will, testament
Vasiyet
Will, testament
Vasiyetname
willed
v.iste:adj.istenmiş
Willemite
Vilemit
willet
bir tür sahil kuşu
willet
i. Kuzey Amerikaya mahsus ve deniz kenarinda yasayan kanatlari akli karali buyuk bir kus.
willful
gönüllü
willful , ing. wilful
direngen
willful , ing. wilful
inatçı
willful , ing. wilful
kasıtlı
willful , ing. wilful
s. inatci, soz dinlemez, direngen; kasitli, bilerek yapilan. will fully z. kasten, mahsus. willfulness i. inatcilik; kasten yapma.
willful error
kasıtlı hata
william wordsworth
1770-1850 yılları arasında yaşamış ingiliz şair
William-Landel-Ferry (WLF) relation
WLF bağıntısı
Williams riser
Williams besleyicisi(döküm)
Williamson’s violet
Williamson moru
willies
i., cog., (argo), the ile sinirlilik, can sikintisi.
willing
gönüllü
willing
gönüllü, razı, hazır, istekli
willing
gönüllülük
willing
içten
Willing
istekli hazır
willing
n.istekli:v.iste:prep.isteyerek
willing
razı
willing
s. istekli hazir; razi; icten; gonullu, isteyerek yapan. willingly z. isteyerek, seve seve. willingness i. isteyerek yapma, gonulluluk.
willingness
isteklilik
will-o-the-wisp
aldatıcı
will-o-the-wisp
ılgım
will-o-the-wisp
i., s. bataklik yakamozu; ilgim; s. aldatici, yaniltici, Zumruduanka gibi.
will-o-the-wisp
yanıltıcı
willow
i., f. pamuk veya yun ditme makinasi; f. bu makina ile yun veya pamuk ditmek.
willow
sorkun
willow
söğüt
willow family
söğüt familyası
willowy
fidan gibi, ince, narin
willowy
zarif
willpower
irade, irade gücü
willpower
yönlendirme
Willputte ovens
Willputte fırınları (kok)
willynilly
z. ister istemez.