Translate
"working"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
Working
1) Çalışma, işleme 2) Çalışan, işleyen
working
1.çalışma, çalışma sistemi, işleyiş, çalışan, çalışmayla ilgili, iş
working
çalışma
Working
Çalışma, işleyiş
working
n.çalışma:v.çalış:prep.çalışarak
working (rare)
dirence karşı yavaşça ilerleme
working accident
iş kazası
Working age population
Çalışma çağı nüfusu
Working and Identity Card
Çalışma ve Kimlik Karnesi
working area
iş alanı
working breakfast
iş görüşmesi yapılan kahvaltı
Working Capacity
Çalışma Kapasitesi
Working capacity
Çalışma sığası
Working Capital
Çalışma Sermayesi
Working capital
Döner sermaye
working capital
iş sermayesi
Working Capital
İşletme Sermayesi
Working capital, trading asset
İşletme sermayesi
Working clothes
İş elbiseleri
working clothes
iş elbisesi
Working conditions
Çalışma koşulları
Working current
Çalışma akımı
Working day
Çalışma günü
working day
iş günü
working directory
yürürlükteki dizin
working directory
yürürlükteki dizin çalışma
working diskette
çalışma disketi
Working Document
Çalışma Belgesi
working dog
eğitim köpeği
working drawing
iş resmi
working drawing
teknik resim
working drive
yürürlükteki sürücü
Working end crown
Çalışma kısmıkemeri (cam)
working environment
iş çevresi
working girl
işçi kız
working group
çalışma grubu
working group
iş grubu
working group radio regulatory (WG-RR)
telsiz düzenlemeleri çalışma grubu
working group spectrum enginering (WG-SE)
spektrum mühendisliği çalışma grubu
working hour
çalışma saati
working hour
iş saati
Working Hours
Çalışma Süresi
working hours
iş saatleri
working lady
çalışan bayan
Working Licence Fee on Vacation Days
Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcı
working license group A
A grubu çalışma ruhsatı
working license group B
B grubu çalışma ruhsatı
working license group C
C grubu çalışma ruhsatı
Working life
Çalışma ömrü
working life
hizmet verme ömrü
Working lining
Çalışan astar
Working load
Çalışma yükü, işletme yükü
working lunch
iş görüşmesi yapılan öğle yemeği
working man
işçi
working memory
çalışma belleği
working organization
iş organizasyonu
Working papers
Çalışma Kağıtları
working party
çalışma grubu
working pendulum
çalışma sarkacı
working place
iş yeri
working plan
ilk tasar
Working platform
Çalışma platformu
Working point
1) Çalışma sıcaklığı(cam); 2) Çalışma noktası
Working pressure
İşletme basıncı
working principle
çalışma prensibi
working psychology
iş psikolojisi
Working radius
Çalışma yarıçapı (sürekli d. mak.)
Working range
Çalışma aralığı
Working range
Çalışma aralığı (cam)
Working roll
Ezme merdanesi (hadde)
working rule
çalışma kuralı
working set
çalışma kümesi
Working Sheet
Çalışma Tablosu
working space
Çalışma alanı
Working Standard
Çalışma standardı
working storage
çalışma belleği
working storage
geçici bellek
working stroke
iş zamanı
working telephone number (WTN)
faal telefon numarası
Working temperature
Çalışma sıcaklığı(cam)
working temperature
işleme sıcaklığı
Working temperature
İşletme sıcaklığı
Working timetable
Çalışma programı
Working voltage
Çalışma gerilimi
Working volume
Yararlı oylum, çalışma oylumu
working woman
çalışan bayan
Working-age
çalışma yaşı
workingman
i. isci.
workingman
işçi
working-out
karmaşık ve özenli bir şekilde geliştirme