Meaning of
"Gemide"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
GEMİDE
ABOARD
Gemide
On board
Gemide
On board ship
gemide akşam nöbeti
dogwatch
Gemide boşaltma sonunda kalan sahipsiz eşya,döküntü.
ODDMENTS
Gemide bulunan bir pusulaya,demir gemi parçalarının yapmış olduğu etkileri ortadan kaldırmak için kullanılan mıknatıs çubukları,küreler vb.
MAGNETIC COMPENSATION
Gemide bulunan can kurtarma araç ve gereçlerinin tümü.
LIFE SAVING APPLIANCES
Gemide çalışmak üzere anlaşma imzalamak.
SIGN ON
Gemide dikey hatta göre direk,bodoslama,baca vb.nin öne eğikliği.
FORE RAKE
Gemide hapis.
BRIG
Gemide hasara uğramış bir parçayı yerinden çıkararak eski durumuna getirip tekrar yerine monte etmek
OFF AND FAIR
gemide iki öğünün ikincisi
second sitting
gemide kısa akşam nöbeti
dogwatch
GEMİDE SAKLANMAK
STOW
Gemide su geçmez bölme ve kapılarla ayrılmış bölmeler,yerler.
COMPARTMENTS
gemide, gemi güvertisinde
shipboard
gemide, uçakta, trende, yerleşik, tümleşik
on-board
Gemide,geminin içinde
ABOARD
Gemiden atılan yada kazaya uğramış bir gemiden geriye kalan yüzen eşya.
FLOATSAM
Gemiden atılan,denizde yüzen yada kıyıya atılan enkaz.
FLOATSAM AND JETSAM
GEMİDEN BOŞALTMAK
UNSHIP
gemiden boşaltmak, gemiden indirmek
unship
Gemiden çıkma.
DEBARKATION
Gemiden çıkmak,karaya çıkmak.
DISEMBARK
gemiden denize
overboard
Gemiden denize akaryakıt,sıvı yük dökülmesi,etrafa yayılması
SPILL
GEMİDEN DENİZE ATILAN YÜK
JETSAM
Gemiden denize düşmek.
OVERBOARD
GEMİDEN İNDİRMEK
UNSHIP
gemiden karaya çık
disembark
gemiden karaya iletişim
ship-to-shore communication
Gemiden verildikten,boşaltıldıktan sonra teslim.
FREE OVERBOARD