Meaning of
"K"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
kaba ama iş görür
(a little/bit) rough and ready
kaba ama iş görür
(a little/bit) rough around the edge
kusursuz değil ama iş görür
(a little/bit) rough around the edge
kaba ama iş görür
(a little/bit) rough around the edges
konu etmek
(a newspaper) to cover
Kabarcık
(Al)Bubble
konu kapanmıştır
(and) that’s that
kusura bakma/bakmayın ama…
(I) beg your pardon, but...
keyifsiz bir durum mu var?
(is) life getting you down?
küçük ama nihayetinde istenmeyen sonuçlar doğuracak bir durum
(the) thin end of the wedge
Kaynak aylası; Kaynak halesi;Korona
) Corona
kalabalık bir grup insan topluluğu
a bevy of people
karanlığa sürükleyen yeni dünya düzeni (ironik)
a brave new world
kadın için edilen kavga
a brawl over a woman
kendine ev sahipliği yapan/evini açan kişiye yazılan teşekkür notu/mektubu
a bread-and-butter letter
kendini ağırlayan kişiye yazılan teşekkür notu/mektubu
a bread-and-butter letter
kendini misafir eden kişiye yazılan teşekkür notu/mektubu
a bread-and-butter letter
KAÇIK
A BUTTON SHORT
Kabloların ters bağlanması
A cable is mistaken
Kazazede olmuş tekne
A CAST
kötü bir değişiklik
a change for the worse
kıl payı kaçış
a close shave
kırıntısı
a crumb of
Kesik
A cut
karanlık gün
a dark day
KAPALI KUTU
A DARK HORSE
kapalı söz
a dark saying
kurtlar sofrasına dönmüş dünya
a dog-eat-dog world
kötü şeylerin yaşanmadığı büyülü bir dünya
a fairy world where nothing bad happens at all
kendini iyi hissettiren film
a feel-good film
kuru gürültü, boşa çıkan gayret
a flash in the pan
küçük ama mide bulandıran pürüz
a fly in the ointment
karşı taraf istemediği halde verilen tavsiye
a free bit of advice
kârlı bir alışveriş
a good buy
küçük ama gelişmeye müsait şey
a grain of mustard seed
küçük/önemsiz görünen ama geleceği parlak şey
a grain of mustard seed
küçük/önemsiz görünen ama potansiyeli yüksek şey
a grain of mustard seed
kem göz
a green eye
kıl payı kurtulma
a hairbreadth escape
kızılderili inanışına göre öbür dünya
a happy hunting ground
karın büyük bir bölümü
a large proportion of the profits
küçük havaalanı
aerodrome
köpük
aerogel
KONU
AFFAIR
kötü şekilde etkilemek
affect adversely
kötü şekilde etkilemek
affect negatively
kötü şekilde etkilemek
affect unfavorably
KABUL ETMEK
AFFILIATE
KATILMAK
AFFILIATE
KATMAK
AFFILIATE
KATMA
AFFILIATION
katıl
affiliate
katılmak
affiliate
katıl
affiliate to
katıl
affiliate with
koymak
affix
kaygı ver
afflict
keder
afflict
KAN HÜCUMU
AFFLUX
Karşılanabilir bedel
Affordable prices
kavga
affray
kavga, gürültü
affray
KORKU
AFFRIGHT
KORKUTMAK
AFFRIGHT
korku
affright
korku içinde olma
affrightment (obsolete)
kırmak
affront
KÜÇÜK DÜŞÜRMEK
AFFRONT
KIRDA
AFIELD
KIRLARA
AFIELD
KASITLI
AFORETHOUGHT
KARIŞMIŞ
AFOUL
KORKAN
AFRAID
KORKMUŞ
AFRAID
KORKAN
AFRAID OF
KORKMAK
Afraid
korkmuş
afraid
korkmuş, korkar
afraid
kuzey afrika ile güneybatı asya bölgesine verilen isim
afrasia
kıvırcık saç
afro
KIÇ TARAFTA (GEMİ)
AFT
KIÇA DOĞRU (GEMİ)
AFT
kıçta
aft
kıçta, kıça doğru
aft
Kıç kana rakamları.
AFT DRAUGHT FIGURES
kısa bir süre sonra
after a bit
kısa bir süre sonra
after a little while
kısa bir aradan sonra
after a short break
kendi tarzına göre
After a sort
kısa bir süre sonra
after a while
kısa zaman sonra
after a while
kısa bir süre sonra
after a while later
Kıç kasara.
AFTER CASTLE
Komisyona danıştıktan sonra
After consulting the commission
Köprüden geçince sağa dönünüz
After crossing the bridge turn right
kuruduktan sonra
after drying
Kıç gönder
AFTER FLAG STAFF
kıç taraf
after part
Kıç bodoslama.
AFTER RAKE
kıç güvertesi
afterdeck
kızarıklık sonrası
afterglow
kötü sonuç
aftermath
kötü sonuç, kötü yan etki
aftermath
kıç taraf
afterpart
kıç direk yelkenleri
aftersails
KARŞI
AGAINST
KURALLARA AYKIRI
AGAINST THE RULES
karşı
against
KARŞI, ZIT
Against
Katı Diffüzyon Yöntemi
Agar Diffusion Method
Katı Besiyeri
Agar Medium
katranköpüğü
agaric
KANTAŞI
AGATE
Keratin
AgCl Keratin
Kurum
Agency
Kurum, ajans, daire, birim
Agency
Kredi kartı şeklindeki yakıt kartları
Agency fuel cards
kabartı
agger
KIZDIRMAK
AGGRAVATE
kötüleştir
aggravate
KÖTÜLEŞTİRMEK
AGGRAVATE
KÖTÜLEŞTİRİCİ
AGGRAVATING
KIZDIRMA
AGGRAVATION
KÖTÜLEŞTİRME
AGGRAVATION
kızdırma
aggravation
kötüleştirme
aggravation
kum
aggregate
küme
aggregate
küme, kümelemek
aggregate
Küme/Topak
Aggregate
Küme; Yığışık; toplaşık; agrega(kum, çakıl)
Aggregate
kümelemek
aggregate
KÜTLE
AGGREGATE
kümelemek
aggregate (v)
Konişmento koşullarına göre ödenen navlun.
AGGREGATE B/L FREIGHT
kümeleme işlevi
aggregate function
KÜME
AGGREGATION
kümelenme
aggregation
kümeleme işlemi
aggregation operations
KAVGACI
AGGRESSIVE
KIZDIRMA
AGGRO
KIVRAK
AGILE
KIVRAKLIK
AGILITY
KIŞKIRTMAK
AGITATE
KIŞKIRTICI
AGITATOR
karşı çıkan kimse
aginner
karıştırma
agitate
kışkırtmak
agitate
karıştırmalı
agitating
Karıştırmalı bilyalı değirmen
Agitation ball mill (ABM)