Meaning of
"Koşut"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
koşut
parallel
koşut algoritma
parallel algorithm
koşut anlama
parallel understanding
koşut arabirim
parallel interface
koşut aygıt
parallel device
koşut bağlantı noktası
parallel port
koşut bilgisayar
parallel computer
koşut çözümyolu
parallel algorithm
Koşut demetli x-ışınları görüngeölçeri
Parallel-beam x-ray spectrometer
koşut dizge
parallel system
koşut dosya dizgesi
parallel file system
Koşut elektronlu erkeyitimli görüngegözler
Parallel electron energy-loss spectroscopy
Koşut erke yitimli elektron görüngeölçeri
Parallel energy-loss electon spectrometer
koşut geçiş
parallel run
koşut girdi / çıktı
parallel input/output
koşut giriş/çıkış
parallel I/O
koşut iletim
parallel transmission
koşut işlem
parallel computing
koşut işlem
parallel processing
koşut işletim
parallel operation
Koşut laminat
Parallel laminate
Koşut levha
Parallel-plate
Koşut levha algılaması
Parallel-plate sensing
Koşut levha işleteci
Parallel-plate actuator
Koşut lif desteği
Parallel fibre reinforcement
Koşut lif destekli halka
Parallel fibre reinforced ring
koşut model
parallel model
Koşut yetkiler
Concurrent powers
koşut zamanlılığın denetimi
concurrency control
koşut, paralel
parallel
Koşut; Paralel
Parallel
Koşutlaç; Koşutlayıcı; Kolimatör; Yönverici
Collimator
Koşutlanma
Collimation
Koşutlanmış ışın demeti
Collimated beam
Koşutlanmışx-ışınları demeti
Collimated x-ray beam
Koşutlayan; Koşutlayıcı; Yönverici
Collimating
koşutlayıcı
collimator
koşutlayıcı mercek
collimating lens
Koşutluk
Parallelism
koşuttan dizisele (paralelden seriye)
parallel to serial
koşutzamanlı
concurrent
koşutzamanlı işletim
concurrent operation