Meaning of
"büro"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
BÜRO
OFFICE
büro
office
BÜRO
CHAMBER
BÜRO
DESK
BÜRO
CLERICAL
büro
bureau
büro bilgisayarı
office computer
büro bilgisayarı
desk computer
Büro camı; Morötesi emici cam
Document glass
Büro ekipmanı
Office equipment
büro elemanı
office worker
büro elemanları, ofis personeli
office staff
Büro eşyası
Business furniture
Büro hizmetleri
Bureau services
büro içi
in-plant
büro içi sistem
in plant system
büro içi sistem
in-plant system
büro işi
office work
büro işi
clerical work
BÜRO İŞLERİYLE İLGİLİ
CLERICAL
büro işleriyle ilgili
clerical
büro makineleri
office machinery
Büro makinelerinin aksam ve parçaları
Parts and accessories of office machines
Büro makinelerinin kurulum hizmetleri
Installation of office machinery
büro makinesi
business machine
Büro masası gereçleri
Desk equipment
büro memuru
office clerk
Büro mobilyaları
Office furniture
büro müdürü
office manager
büro ofis
Bureau
büro otomasyonu
office automation
Büro personeli
Bureau personnel
büro şefi, şirket sorumlusu
managing clerk
Büro tipi kesonlar
Office trolleys
Büro ve muhasebe makinelerinin kurulum hizmetleri
Installation services of office and accounting machinery
Büro ve okul malzemesi, plastikten
Office or school supplies of plastics
Büro ve okul malzemesi, plastikten (kağıt ağırlıkları, mektup açacakları, sümenler, kalemlikler ve kitap ayraçları dahil)
Office or school supplies of plastic (including paperweights, paper-knives, blotting pads, pen-rests and book marks)
Büro, devlet dairesi, şube
Bureau
BÜROKRASİ
OFFICIALISM
bürokrasi
red tape
BÜROKRASİ
RED-TAPISM
bürokrasi
bureaucracy
bürokrasi ile uğraşmama garantisi istiyorum
i want the guarantee that i have no red tape
bürokrasi, kırtasiyecilik
red tape
bürokrat
bureaucrat
bürokrat, yazçizci
bureaucrat
BÜROKRATİK
BUREAUCRATIC
bürokratik
bureaucratic
bürokratik işlem
bureaucratic procedure
bürokratizm
bureaucratism
bürotik, ofis otomasyonu
office automation
büroya kadar lif
fiber to the office (FTTO)