Meaning of
"buzul"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
buzul
icecap
BUZUL
GLACIER
buzul
glacier
BUZUL (KÜÇÜK)
GROWLER
buzul akışı
glacier flow
Buzul arazi şekilleri
Glacial landform
buzul aşındırması
glacial erosion
Buzul bilimi
Glaciology
Buzul birikintisi (yer b.)
Glacial drift
buzul çağı
ice age
buzul çağı
glacial epoch
buzul çağı
glacial period
buzul çağı insanı
glacial man
buzul çağından sonra
postglacial
buzul çanağı
glacial basin
buzul çevresi, periglasiyal
periglacial
Buzul çökelleri
Till
buzul çökeltisi
glacial deposit
Buzul çökertisi (yer b.)
Glacial deposits
buzul dönemi
glacial epoch
buzul gölü
glacial lake
Buzul izi (yer b.)
Eskar
buzul meltemi, soğuk meltem
glacier breeze
buzul rüzgârı
glacier wind
Buzul sütü, buzul akıntısı
Glacier milk
Buzul taşı; Moren
Moraine
buzul toprağı
glacial till
buzul yarığı
crevasse
buzul, buz örtüsü, buz tabakası
icecap
Buzul.
GLACIER
buzul-akarsu birikintileri
glaciofluvial deposits
buzulaltı
subglacial
buzularası, interglasiyel
interglacial
buzulbilim, glasiyoloji
glaciology
buzulların taşıdığı taş ve toprak
glacial drift
Buzullaşma
Glaciation
BUZULTAŞ
MORAINE
buzultaş
moraine
buzultaş, moren
moraine