Meaning of
"doğal"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
DOĞAL
FREE
DOĞAL
UNSCHOOLED
doğal
canonic
DOĞAL
UNSOPHISTICATED
DOĞAL
CONNATURAL
DOĞAL
EASY
doğal
artless
doğal
scenic
DOĞAL
NATIVE
doğal
native
doğal
natural
DOĞAL
INARTIFICIAL
DOĞAL
INBORN
DOĞAL
INBRED
DOĞAL
INDIGENOUS
DOĞAL
SPONTANEOUS
DOĞAL
INGENUOUS
DOĞAL
UNAFFECTED
DOĞAL
INHERENT
DOĞAL
INNATE
doğal
unconditioned
doğal (kabul edilmiş) isim
canonical name
doğal afet
act of god
Doğal afet
Natural disaster
Doğal afet sigortaları kurumu
Natural disaster insurance authority
Doğal Afet Sigortaları Kurumu
Natural Disasters Insurances Authority
Doğal afet sigortası
Natural disaster insurance
doğal afetler
acts of God
Doğal afetler
Natural disaster
Doğal altın
Native gold
Doğal alumina
Native alumina
Doğal amalgam
Native amalgam
Doğal anıtlar
Nature monuments
Doğal antimuan
Native antimony
Doğal arsenik
Native arsenic
Doğal asfalt
Elaterite
DOĞAL AYIKLANMA
NATURAL SELECTION
doğal ayıklanma
natural selection
DOĞAL AYIKLANMA
SELECTION
Doğal ayrıştırma (domda)
Gravity separation
doğal bağışıklık
natural immunity
Doğal bağlı
Natural bonded
Doğal bağlı kalıp kumu (döküm)
Naturally bonded moulding sand
Doğal bağlı kum
Natural bonded sand
Doğal bakır
Native copper
doğal bal; ham bal
natural honey; raw honey
Doğal baskı
Natural print
doğal biçim
canonical form
Doğal bilimler
Physical sciences
doğal bilimler
natural sciences
doğal bilişim
natural computing
doğal bir gelişme
outgrowth
doğal bir sonuç
outgrowth
Doğal Bitki Örtüsü
Nature plant cover
Doğal bizmut
Native bismuth
Doğal blok mika
Natural block mica
Doğal bolluk(yerdeşler, izotoplar)
Natural abundance
doğal boy, tam boyut
full size
Doğal büyüklük dağılımı
Natural size distribution
doğal büyüklükte
life-size
doğal büyüklükte
life-sized
Doğal büyüklükte
As large as life
doğal büyüklükte artırılmış gerçek sanal kişisi
life-sized AR avatar
Doğal cam; yanardağ camı
Obsidian glass
Doğal civa
Native mercury
Doğal çekim.Baca yüksekliği ile gazların basınç farkı nedeni ile oluşturduğu çekim.
NATURAL DRAUGHT
Doğal çekiş
Natural draft
Doğal çekiş (fırın)
Natural draft
Doğal çekişli soğutma kulesi
Natural draft cooling tower
Doğal çevre
Natural environment
doğal çevreyi koruma
environmental control
doğal çimento
natural cement
Doğal çinko sülfür
Blende
doğal dalga
natural wave
doğal dalga boyu
natural wavelength
Doğal demir
Native iron
Doğal destek
Natural support
doğal detay
natural detail
doğal dil
natural language
doğal dil anlama
natural language understanding
doğal dil işleme (DDİ)
Natural Language Processing (NLP)
doğal dil işleme yönleri
aspects of natural language processing
doğal dil, tabii dil
natural language
doğal dilde anlama
natural language understanding
Doğal dolaşım
Natural circulation
doğal dolgu zemin
natural filling ground
doğal dünya
natural world
Doğal elmas; Ham elmas
Natural diamond
Doğal enerji
Natural energy
doğal felaket
natural disaster
Doğal frekans
Natural frequency
doğal gaz
natural gas
Doğal gaz boru hattı
Natural gas pipeline
Doğal gaz tepkimesi
Natural gas reaction
doğal gaz, yergazı
natural gas
Doğal gazlı kazan, gazlı kazan
Gas-fired boiler
Doğal gerilim açma ölçümleri
Self-potential exploration
Doğal gerinim
Natural strain
doğal gönderim
canonical mapping
Doğal görünümden
From nature
Doğal grafit - Grafit (Tuvenan)
Natural graphite-Graphite (run of mine)
doğal grup değişkeni
natural group variable
Doğal gümüş
Native silver
Doğal gümüş cevheri; akantit
Acanthite
Doğal güneş camı
Natural daylight glass
doğal gürültü
natural noise
doğal hal
natural state
Doğal halde
In the raw
doğal hasır
yeddo
doğal hasır
yedo
doğal hata-
natural error
Doğal havalandırma
Natural ventilation
Doğal havalandırma.
DRAUGHT,NATURAL
Doğal ışık
Natural light
Doğal ışınetkinlik;doğal radyoaktivite
Natural radioctivity
Doğal ipek
Natural silk
Doğal kalsiyum fosfat; doğal alüminyum kalsiyum fosfat ve fosfatlı tebeşir
Natural calcium phosphates; natural aluminium calcium phosphates and phosphatic chalk
Doğal kalsiyum veya alüminyum kalsiyum fosfatlar
Natural calcium or aluminium calcium phosphates
doğal kauçuk
india rubber
Doğal kauçuk
Natural rubber
Doğal kauçuk
Natural rubber (NR)
Doğal kauçuk ve lateks ve ilgili ürünler
Natural rubber and latex, and associated products
doğal kauçuk, lastik
India rubber
Doğal kaynak suyu
Natural spring water
doğal kaynaklar
natural resources
doğal kaynaklar
natural sources
Doğal kaynaklar (su vs.)
Natural resources
doğal kaynakların korunması
conservation of natural resources
doğal kipler
normal modes
Doğal korindon, doğal lal taşı ve diğer doğal aşındırıcılar
Natural corundum, natural garnet and other natural abrasives
DOĞAL KORUMA ALANI
RESERVATION
doğal kum
natural sand
Doğal kumlar
Natural sands
doğal kurşun oksidi, mürdesenk
litharge
doğal kuruma
natural air-drying
doğal liman, tabii liman
natural harbour
Doğal logaritma, Neper logaritması
Natural logarithm (ln)
Doğal manganez
Periclase2 (native manganese)
Doğal mantar
Natural cork
Doğal mantar (dış kabuğu alınmış veya kabaca köşelendirilmiş dikdörtgen veya kare blok, levha, tabaka veya şerit halinde)
Natural cork, debacked or roughly squared, in rectangular or square blocks, plates, sheets or strips
Doğal mantar (dış kabuğu alınmış veya kabaca köşelendirilmiş veya blok, levha, tabaka ya da şerit şeklinde); ezilmiş, granül haline getirilmiş veya öğütülmüş mantar; döküntü mantar
Natural cork, debacked or roughly squared or in blocks, plates, sheets or strip
Doğal mantardan yapılan eşya
Articles of natural cork
Doğal mantardan yapılmış tıpa veya tıkaçlar
Corks and stoppers of natural cork
doğal manzaralı
scenic
Doğal metal; Doğal arımetal
Native metal
doğal mıknatıs
permanent magnet
Doğal mıknatıs, tabii mıknatıs
Natural magnet
doğal mıknatıslı devinen sargılı alet
permanent magnet moving coil instrument
doğal nedenlerle
by natural means
Doğal nem, higroskopic nem
Inherent moisture