Meaning of
"hayvan"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
HAYVAN
ANIMAL
hayvan
animal
HAYVAN
BEAST
hayvan
creature
hayvan
brute
hayvan alnı
frontlet
HAYVAN AYAK İZİ
SPOOR
hayvan bacağı
animal leg
Hayvan bağlama ipleri
Tethers
hayvan barınağı
vivarium
Hayvan barınakları
Sheds for animals
HAYVAN BAŞLARI İLE SÜSLEMEK
TROPHY
Hayvan battaniyeleri
Blankets for animals
hayvan besleme
animal breeding
hayvan beslenmesiyle ilgili
zootrophic
hayvan bilimci
animal scientist
hayvan bilinci
animal consciousness; animal awareness
hayvan birimi
animal unit
HAYVAN BURNU
MUZZLE
HAYVAN COĞRAFYASI
ZOOGEOGRAPHY
hayvan coğrafyası; zoocoğrafya
zoogeography
hayvan derileri
peltry
Hayvan derileri
Animal skins
Hayvan derileri.
HIDES
hayvan derisi
animal skin
hayvan derisi
animal tissue
Hayvan derisi yüzmek için makineler (gıda sanayisi için olanlar hariç)
Machines for skinning animals (except for use in the food industry)
hayvan derisiyle ilgili
zoodermic
Hayvan dışkılarını toplamak için araçlar
Devices for removing animal excrement
hayvan doldurma sanatçısı
taxidermist
hayvan fizyolojisi
animal physiology
hayvan fizyolojisi; zoophysiology
zoophysiology; animal physiology
hayvan fobisi
animal phobia
HAYVAN GİBİ
BEASTLY
HAYVAN GİBİ
BESTIAL
HAYVAN GİBİ
LIKE AN ANIMAL
HAYVAN GİBİ
SWINISH
HAYVAN GİBİ TİP
YAHOO
hayvan gözesi, hayvan hücresi
animal cell
hayvan gübresi
dung
Hayvan gübresi serpiciler
Manure spreaders
Hayvan gübresi yükleyiciler
Manure loaders
HAYVAN GÜDEN KİMSE
DRIVER
HAYVAN GÜTME
DRIVE
Hayvan hakları politikası
Animal welfare policies
hayvan hastalığı
animal disease
hayvan hastalıklarıyla ilgili
veterinary
hayvan hücresi
animal cell
hayvan ıslahı
animal improvement
hayvan iletişimi
animal communication
Hayvan kafesleri
Cages for animals
hayvan kalıntıları
animal remains
Hayvan kamçıları
Whips for animals
Hayvan kanı
Animal blood
HAYVAN KESME
KILLING
Hayvan kesmek için kasap cihazları
Butchers’ apparatus for slaughtering animals
Hayvan kılı
Animal hair
Hayvan kıyafetleri
Animal clothing
Hayvan kimlik sistemi
Animal identification system
Hayvan kimyası
Zoochemistry
hayvan kömürü
animal charcoal
hayvan kömürü
bone-black
Hayvan kömürü; Kemik kömürü
Animal charcoal (Bone char; Bone black)q
Hayvan kulak künyeleri
Animal ear tags
hayvan memesi
udder
Hayvan menşeli
Animal origin
HAYVAN MEVCUDU
STOCK
Hayvan pasaportu
Animal passport
hayvan pazarı
livestock market
hayvan popülasyonunun avcılıkla veya öldürerek yok edilmesi veya önemli oranda azaltılması
overkill
hayvan postu doldurma, hayvan postunu doldurup canlı gibi saklama
taxidermy
hayvan postu veya derisi fobisi
doraphobia
hayvan postunu dolduran kimse, tahnitçi
taxidermist
hayvan postunu doldurma sanatı
taxidermy
hayvan psikolojisi
animal psychology
Hayvan refahı
Animal welfare
Hayvan sağlığı
Animal health
hayvan sağlığı
animal hygiene
Hayvan sağlığı sertifikası
Animal health certificate
Hayvan sağlığı ve zabıtası
Animal health and surveillance
Hayvan sesleri
Animal calls
hayvan sevgisi
zoolatry
Hayvan tanımlama kodu
Animal identification code
hayvan terbiyecisi
animal trainer
hayvan terbiyecisi
handler
HAYVAN TERBİYESİ
DRESSAGE
Hayvan tuzakları
Animal traps
hayvan üretme merkezi
animal breeding centre
hayvan ve insan karışımı canlılara tapan
therianthropic
hayvan ve insan vücutlarını bir araya getirmeyle ilgili
therianthropic
hayvan vergisi
cattle tax
hayvan veya balık tutmak için yem
Lure
Hayvan veya bitki yetiştirme ısıtıcıları
Animal or plant husbandry heaters
hayvan veya bitkinin yetiştiği doğal ortam
habitat
Hayvan yağları
Animal fats
hayvan yavrusu
cub
hayvan yavrusu
whelp
hayvan yemeği
pet food
hayvan yemeği
petfood
hayvan yemi
provender
hayvan yemi
animal feed
hayvan yemi
animal food
Hayvan yemi
Feeding stuff
hayvan yemi (saman/ot gibi)
fodder
Hayvan yemi hasat makineleri (kendinden hareketli olanlar hariç)
Forage harvesters (excluding self-propelled)
Hayvan yemi hasat makineleri (kendinden hareketli olanlar)
Forage harvesters, self-propelled
Hayvan yemi hazırlama makineleri
Machinery for preparing animal feeding stuffs
Hayvan yemi hazırlama makineleri ve cihazları
Machinery for preparing animal feeding stuffs
Hayvan yemi hazırlama makineleri ve cihazları
Machinery for preparing animal feedstuffs
hayvan yemi için yetiştirilen mısır
field corn
Hayvan yemi olarak kullanılan ve besleme derecesi düşük tahıl unları.
MIDDLINGS
hayvan yemi olarak yetiştirilen mısır
field corn
hayvan yemi, kuru ot, saman
fodder
Hayvan yemi,saman vb.
FODDER
Hayvan yemleri için yemlikler
Cribs for animal fodder
hayvan yetiştiricilği
livestock raising
hayvan yetiştiricisi
breeder
hayvan yetiştirme
animal husbandry
hayvan yetiştirme
animal raising
hayvan yetiştirme
cattle breeding
Hayvan yünü, post ve derileri
Animal wool, hides and skins
hayvan zekâsı
animal intelligence
hayvan zinciri/ipi
tether
HAYVANAT
FAUNA
hayvanat bahçesi
bear garden
HAYVANAT BAHÇESİ
MENAGERIE
hayvanat bahçesi
zoo
hayvanat bahçesi
zoological garden
hayvanat bahçesi bakıcısı
zoo keeper
hayvanat bahçesi, k. dili çok farkli mizaçtaki insanlarin bulundugu yer
Zoos
hayvanat korusu, hayvanat bahçesi
terrarium
hayvanbilim, zooloji
zoology
hayvanbilimci, zoolog
zoologist
hayvanbilimsel, zoolojik
zoological
HAYVANCA
BEASTLY
HAYVANCA
BESTIAL
hayvanca vahşi
bestial
hayvanca, vahşice, kabaca
bestially
hayvancık
animalcule
hayvancılık
animal breeding
Hayvancılık
Animal husbandry
Hayvancılık
Livestock
hayvancılık, hayvan yetiştirme
stock farming
Hayvancılıkla uğraşan işletmeler
Animal holdings
Hayvandan insana aşılanan(doku)
Zooplastic
Hayvandan insana doku aşılama (tıp)
Zoografting (Zooplasty)
Hayvandan insana doku aşılama (tıp)
Zooplasty
hayvanı öldürerek acılarına son vermek
put an animal out of its misery
hayvanın ani ve gürültülü bir şekilde haykırması
bark
hayvanın dış kabuğu
exoskeleton