Meaning of
"zincirle"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
zincirle
concatenate
zincirle
catenate
zincirle bağlamak
chain up
Zincirle bağlamak.
CHAIN DOWN
zincirle çekilen şey
tow
zincirle tahrik
chain drive
zincirleme
threading
zincirleme
chaining
ZİNCİRLEME
CONTINUOUS
Zincirleme
Enchainment
zincirleme arama
chain search
zincirleme arama
chaining search
zincirleme bağlantı
daisy chaining
Zincirleme dolgu kaynağı
Chain intermittent fillet welding
zincirleme dosya
chained file
zincirleme hata
sequence error
Zincirleme katlama
Chain folding
zincirleme kaza
pileup
Zincirleme kilit
Interlock
zincirleme konuşma sentezi
voice concatenation
zincirleme kütük
chained file
zincirleme liste
chained list
zincirleme mektup
chain letter
zincirleme reaksiyon
chain reaction
zincirleme tasım, sorites
sorites
zincirleme tepkileşim
chain reaction
zincirleme tepkime
chain reaction
Zincirleme tepkime (kim.)
Chain reaction
Zincirleme tepkime çoğuzlaması
Chain reaction polymerization
zincirleme tepkime, zincirleme reaksiyon
chain reaction
zincirleme yükümlülük
double liability
ZİNCİRLEMEK
SHACKLE
zincirlemek
catenate
zincirlemek
link
ZİNCİRLEMEK
CHAIN
zincirlemek
chain
zincirlenmiş
threaded
zincirlenmiş
chained
zincirlenmiş dosya
threaded file
zincirlenmiş kayıt
chained record
zincirlenmiş liste
chained list
Zincirler (mafsallı bağlantı zinciri hariç) ve bunların parçaları
Chain (except articulated link chain) and parts thereof
Zincirler (metal)
Chains (metal)
Zincirler (mücevherat)
Chains (jewellery)
Zincirler neta.
HAWSE,CLEAR
zincirlerden kurtulma şovu (houdini gibi)
escapology
ZİNCİRLERDEN KURTULMA ŞOVU SUNAN SANATÇI
ESCAPE ARTIST
ZİNCİRLERDEN KURTULMA ŞOVU SUNAN SANATÇI
ESCAPOLOGIST
zincirlerden kurtulma şovu sunan sanatçı (houdini gibi)
escapologist
ZİNCİRLERİNİ ÇIKARMAK
UNSHACKLE
zincirlerini çöz
unchain