Meaning of
"Liman"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
LİMAN
HARBOR
liman
harbor, (ing.) harbour
liman
harbour
Liman
The port
liman
haven
liman
anchorage
liman
Puerto
liman
port
liman
seaport
LİMAN AĞZI
ROADS
LİMAN AĞZI
ROADSTEAD
liman başkanı, liman reisi
harbour master
liman bölgesi
port area
Liman devleti
Port state
Liman dışındaki şamandıra.
FAREWELL BUOY
Liman döner vinçleri
Harbour cranes
Liman gemi alma kapasitesi.
PORT RECEPTION CAPACITY
liman gibi kıyıya yakın veya kıyıda bulunan bölge
waterfront
liman girişi
port entrance
Liman harcı, liman vergisi
Harbour duty
liman haritası
harbor chart
liman idaresi
port authority
liman işçisi
longshoreman
Liman işletme müdürü.
HARBOUR MANAGER
liman kenti
seaport
liman kenti
coastal town
liman konşimentosu
port bill of lading
liman planı
port plan
liman resmi
harbour dues
liman resmi
port dues
liman resmi
groundage
liman sığınak
haven
liman şefi
harbormaster
Liman tesis ve yapıları için kontrol, emniyet ya da sinyalizasyon ekipmanı
Control, safety or signalling equipment for port installations
Liman ücreti
Harbour fee
Liman ve rıhtım ekipmanı
Harbour equipment
liman ve yanaşma sahası
harbor and approach chart (ha)
liman vinci, köprülü vinç
portal crane
Liman yada karadan hareket etmek ve açığa rota vermek.
STAND OUT
liman yetkilisi
harbour authority
liman, barinak, siginak. f. barindirmak, misafir etmek, beslemek
Harbor
Liman, dok tesisleri
Docking installations
Liman, liman kenti
Port
Liman.
HAVEN
Limana bağlı kalma (gemi)
Mooring
limana doğru yönelmiş
inbound
Limana düzenli olarak gemileri gelip giden bir işletmeye sürekli kullanması için ayrılmış rıhtım.
APPROPRIATED BERTH
Limana girmek
PUT IN
limana varmak
enter the port
Limanda alışılmış olduğu üzere yükleme boşaltma yapılacağı anlamına kullanılan bir deyim.
AS CUSTOMARY (PORT)
Limanda kullanılan küçük dikey kazan.
COCHRANE BOILER
Limanda sıkışıklık için alınan zam.
CONGESTION SURCHARGE
Limandaki olanaklar.
FACILITY
LİMANDAN AYRILAN
OUTBOUND
LİMANDAN AYRILMA İZNİ
CLEARANCE
Limandan çıkan gemi.
SHIP,OUTWARD BOUND
LİMANDAN ÇIKMAK
SORTIE
Limandan çıkmak.
LEAVE PORT,TO
limandan kalk
hail from
LİMANIN GERİSİNDEKİ BÖLGE
HINTERLAND
Limanın içine giren,limana gelen
INBOUND
LİMANINDAN GELMEK
HAIL
limanından gelmek
hail
limanlara sahip olup denizi savaş veya ticaret için kullanan milletler
martime nations