Meaning of
"YASAK"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
YASAK
UNDER A BAN
YASAK
NO
YASAK
INTERDICT
YASAK
PROHIBITION
yasak
prohibition
Yasak
Prohibition, restrain, ban, interdict
YASAK
RESTRICTED
YASAK
RESTRICTION
YASAK
DON’T
YASAK
PROSCRIPTIVE
yasak
impermissible
yasak
veto
yasak
inhibition
yasak
interdict
yasak
interdiction
Yasak
Out of bounds
YASAK
TABOO
yasak
taboo,tabu
yasak
tabu
YASAK
ILLICIT
YASAK
IMPERMISSIBLE
YASAK
FORBIDDEN
yasak
forbidden
YASAK
BAN
YASAK AŞK
LIAISON
yasak bant
forbidden band
yasak bölge
prohibition era
Yasak bölge
Off limits
Yasak bölge
Forbidden zone
yasak bölgede avlan
poach
YASAK BÖLGEYE GİREN KİMSE
POACHER
YASAK BÖLGEYE GİRMEK
POACH
Yasak erke düzeyi
Forbidden energy level
yasak etme engel olma
prohibit
YASAK ETMEK
PROHIBIT
YASAK ETMEK
PUT UNDER A BAN
YASAK ETMEK
CLAMP THE LID ON SMTH.
yasak geçiş
forbidden transition
yasak isim
nomen vetitum
YASAK KİTAPLAR LİSTESİNE YAZMAK
INDEX
Yasak liman,kapalı liman.
CLOSED PORT
yasak saha
prohibited area
yasak yerde avlanan kişi
poacher
yasak(lamak)
ban
yasak, izinsiz
forbidden
yasak, kuraldışı, geçersiz
illegal
Yasak, yasaklama
Prohibition
yasak, yasaklanmış
prohibited
yasakla
prohibit
yasakla
proscribe
yasakla
inhibit
yasakla
interdict
yasakla
forbad
yasakla
forbade
yasakla
forbid
yasakla
forbid to
yasakla
forbid to be
yasakla
foreclose
YASAKLAMA
INTERDICT
YASAKLAMA
INTERDICTION
YASAKLAMA
PROHIBITION
yasaklama
prohibition
YASAKLAMA
PROSCRIPTION
yasaklama
proscription
yasaklama
interdiction
YASAKLAMA
EMBARGO
yasaklama
enjoin
yasaklama
forbiddance
yasaklama karakteri
ignore character
yasaklama, kısıtlama, engelleme
crackdown
yasaklama, yasak
prohibition
yasaklama, yasak
prohibiton
YASAKLAMAK
BAR
YASAKLAMAK
INTERDICT
YASAKLAMAK
PROHIBIT
yasaklamak
prohibit
yasaklamak
restrain
YASAKLAMAK
CALL OFF
YASAKLAMAK
PROSCRIBE
yasaklamak
proscribe
yasaklamak
shut
YASAKLAMAK
DEBAR
YASAKLAMAK
PUT A BAN ON
YASAKLAMAK
PUT ONE’S FOOT DOWN
YASAKLAMAK
PUT UNDER A BAN
YASAKLAMAK
PUT UNDER A TABOO
Yasaklamak
To prohibit
Yasaklamak
To prohibit, to ban, to forbid
yasaklamak
interdict
YASAKLAMAK
OUTLAW
YASAKLAMAK
TABOO
YASAKLAMAK
EMBARGO
YASAKLAMAK
IMPRISON
YASAKLAMAK
CLAMP THE LID ON SMTH.
YASAKLAMAK
ENJOIN
YASAKLAMAK
INHIBIT
YASAKLAMAK
FORBID
yasaklamak
forbid
yasaklamak
Ban
yasaklanmış
under a ban
Yasaklanmış
Forbidden
yasaklanmış mobil telefonu
bandit mobile
Yasaklanmış ürünler
Prohibited products
yasaklar listesi
writ of prohibition
YASAKLAYICI
PROHIBITIVE
yasaklayıcı
prohibitive
yasaklayıcı
prohibitive , prohibitory
yasaklayıcı
prohibitory
YASAKLAYICI
PROSCRIPTIVE
yasaklayıcı
proscriptive
YASAKLAYICI
INHIBITORY
yasaklayıcı, önleyici
inhibitive
yasaklayici, engelleyici, fahis, satin alinmasini imkânsiz kilan yükseklikteki (fiyat
Prohibitive
YASAKLI
PROSCRIPTIVE
yasaklı bağımlı değişken
censored dependent variable
yasaklı sitelere giriş için kullanılan site
Kutunel
yasaklı, yasaklanmış
Banned, banning