Meaning of
"benzet"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
benzet
simulate
benzet
liken
benzet
assimilate
benzet
emulate
Benzeteç; similatör
Simulator
benzeten
assimilative
Benzeti, kopya, tıpkı, suret
Copy
Benzeti; benzetme; teşbih
Simile
benzetici
simulator
benzetilebilir
assimilable
Benzetilmiş tavlama
simulated annealing
benzetim
simulation
benzetim arası veri
intrasimulation data
benzetim deneyi
simulation experiment
benzetim hatası
simulation error
benzetim içi veri
intersimulation data
benzetim kurmak, benzetim yürütmek, benzetimlemek
simulate, to
benzetim modelleme yöntembilimi
simulation modeling methodology
benzetim oyunu
simulation game
benzetim tabanlı
simulation-based
benzetim tabanlı anlama
simulation-based understanding
benzetim tabanlı veri arama
simulation-based data mining
benzetim verisi
simulation data
benzetim verisi yönetimi
simulation data management
benzetim yapmak
simulate
benzetim yürütümü
simulation run
benzetim, öykünüm
emulation
benzetim, taklit
simulation
benzetimlemek
simulate (v)
benzetimlenmiş
simulated
benzetimlenmiş girdi
simulated input
benzetimlenmiş veri
simulated data
benzetimlenmiş verinin uygunluğu
simulated data acceptability
benzetimli tavlama
simulated annealing
BENZETME
COMPARISON
benzetme
comparison
BENZETME
SIMILE
benzetme
simile
BENZETME
MIMESIS
benzetme
mimesis
benzetme
assimilation
BENZETME
IMAGE
benzetme, taklit
mimesis
BENZETMEK
BASH UP
BENZETMEK
DO ONE’S JOB FOR ONE
BENZETMEK
COMPARE
benzetmek
imitate
BENZETMEK
SIMULATE
benzetmek
draw a parallel between
BENZETMEK
BELABOR
BENZETMEK
BELABOUR
Benzetmek
To assimilate
BENZETMEK
LIKEN
benzetmek
liken
benzetmek
mistake for
BENZETMEK
ASSIMILATE
benzetmek
assimilate
BENZETMEK
ASSOCIATE
benzetmek
associate
BENZETMEK
IMITATE
BENZETMEK
CLOBBER
benzetmek
pretend
benzetmek, göstermek
compare to
BENZETMELER
IMAGERY