Meaning of
"ekvator"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
ekvator
equator
ekvator çizgisi
aclinic line
ekvator düzlemi, eşlek düzlemi
equatorial plane
ekvator ekseni
axis of equator
EKVATOR FRENGİSİ
YAWS
ekvator ginesi´ne özgü
equatorial guinean
ekvator haritası
equatorial chart
ekvator konumu
equatorial position
ekvator sistem
equator system
ekvator üstünde veya yakınındaki bölgeler için kullanılan ingilizce ifade
low latitudes
ekvator, eşlek
equator
Ekvator,eşlek hattının her iki tarafında aynı enlem ve boylamda yaşıyan insanlar.
ANTECIANS
EKVATORA AİT
EQUATORIAL
EKVATORAL
EQUATORIAL
ekvatoral
equatorial
ekvatoral harita izdüşümü
equatorial map projection
ekvatoral silindirik ortomorfik harita
equatorial cylindrical orthomorphic chart
ekvatoral silindirik ortomorfik harita izdüşümü
equatorial cylindrical orthomorphic map projection
ekvatoral, ekvatorla ilgili
equatorial
ekvatorsal
equinoctial
ekvatortal uydu
equatorial satellite
Ekvatoru geçiş.
CROSSING THE LINE
ekvatorun 40 ile 50 arasındaki kuzey ve güney enlemlerinde şiddetli rüzgarların görüldüğü bölgeler
roaring forties
Ekvatorun her iki tarafında 30-35 derece enlemleri arasında batı rüzgarlarının ticaret rüzgarlarına dönüştüğü bölge.Hafif rüzgarlı ve devamlı açık hava.
HORSE LATITUDES
ekvatoryal aralıklar
equatorial intervals
ekvatoryal çap
equatorial diameter
ekvatoryal düğüm
equatorial node
ekvatoryal eksen
equatorial axis
ekvatoryal gravite değeri
equatorial gravity value
ekvatoryal karşı akıntının orta afrika’nın kuzeybatı kıyısı boyunca güneye doğru akan uzantısı
guinea current
ekvatoryal sistem
equatorial system
ekvatoryal şişkinlik
equatorial bulge
ekvatoryal yarıçap
ekvatoryal radius
ekvatoryal yatay paralaks
equatorial horizontal parallax
ekvatoryal yıldız
equatorial stars