Meaning of
"göze"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
göze
cell
Göze (tıp)
Loculus
GÖZE AİT
OCULAR
göze ait
ophthalmic
göze ait parça
retinula
göze alarak
At the risk of
GÖZE ALMAK
RISK
GÖZE ALMAK
FACE
GÖZE ALMAK
FACE UP TO
GÖZE ALMAK
VENTURE
göze almak
run the risk of
GÖZE ALMAK
CHANCE
GÖZE ALMAK
TAKE THE CHANCE
GÖZE ALMAK
ENVISAGE
Göze ayırtetme; Göze farklılaştırması
Cell differentiation
göze batacak şekilde olma
egregiousness
göze batacak şekilde süslenmiş
gaudery
GÖZE BATAN
ANNOYING
GÖZE BATAN
GLARING
GÖZE BATAN
OSTENSIBLE
GÖZE BATAN
FLAGRANT
GÖZE BATAN
FLAMBOYANT
GÖZE BATAN ŞEY
EYESORE
GÖZE BATAN ŞEY
GLARE
GÖZE BATMA
FLAGRANCY
GÖZE BATMAK
GLARE
Göze beslenmesi
Cell feed
Göze bilimi (tıp)
Cytology
Göze boyası (tıp)
Cytochrome
Göze bozunumu
Cell distortion
Göze büyüklüğü
Cell size
göze çarp
stand out
göze çarpacak yerde
In the foreground
GÖZE ÇARPAN
CRYING
göze çarpan
marked
GÖZE ÇARPAN
STARING
GÖZE ÇARPAN
SHARP
GÖZE ÇARPAN
PROMINENT
Göze çarpan
Prominent
GÖZE ÇARPAN
NOTICEABLE
GÖZE ÇARPAN
SIGNAL
GÖZE ÇARPAN
DEMONSTRATIVE
GÖZE ÇARPAN
VISIBLE
GÖZE ÇARPAN
ARRESTING
GÖZE ÇARPAN
CONSPICUOUS
göze çarpan
conspicious
göze çarpan
conspicuous
GÖZE ÇARPAN
SALIENT
GÖZE ÇARPAN
OSTENSIBLE
GÖZE ÇARPAN
BOLD
GÖZE ÇARPAN
OUTSTANDING
GÖZE ÇARPAN
BROAD
GÖZE ÇARPAN
REMARKABLE
göze çarpan iyi tutum
high-profile
göze çarpan, çarpıcı, dikkat çekici
conspicuous
göze çarpan, çarpıcı, önemli, belirgin
salient
göze çarpan, dikkate değer, önemli
noticeable
GÖZE ÇARPMA
EVIDENCE
GÖZE ÇARPMA
CONSPICUITY
GÖZE ÇARPMA
CONSPICUOUSNESS
GÖZE ÇARPMA
SALIENCE
GÖZE ÇARPMADAN
UNNOTED
GÖZE ÇARPMADAN
UNNOTICED
GÖZE ÇARPMAK
STAND OUT
GÖZE ÇARPMAK
LEAP OUT
GÖZE ÇARPMAK
LEAP TO THE EYE
GÖZE ÇARPMAK
DRAW THE ATTENTION
GÖZE ÇARPMAK
GLITTER
GÖZE ÇARPMAK
ATTRACT THE ATTENTION
GÖZE ÇARPMAK
GREET THE EYE
GÖZE ÇARPMAYAN
RETIRING
GÖZE ÇARPMAYAN
UNOBTRUSIVE
göze çarpmayan
inconspicuous
GÖZE ÇARPMAYAN
CONSERVATIVE
GÖZE ÇARPMAYAN
INCONSPICUOUS
göze çarpmayan, önemsiz
inconspicuous
GÖZE ÇARPMAYARAK
INCONSPICUOUSLY
göze çarpmayış
inconspicuousness
Göze çekirdeği
Nucleus of cell
Göze çekirdeği
Energid
Göze değişmezi
Cell constant
Göze derişimi
Cell concentration
Göze devresi (elekt)
Cell circuit
Göze dışı
Extracellular
Göze dışı matris
Extracellular matrix
Göze duvarı, göze çeperi (tıp)
Cell wall
göze erimi
cell range
Göze eriten (tıp)
Lysin
göze gelmek
be affected by the evil eye
göze gelmek
be attacked by evil eye
göze gelmek
be coveted
göze gelmek
be distressed by evil eye
göze gelmek
be touched by evil eye
Göze gerilimi
Cell potential
Göze göz dişe diş
An eye for an eye
göze göz, dişe diş
eye for an eye and a tooth for a tooth
GÖZE HİTAP EDEN
SIGHTLY
Göze içi (tıp)
Intracellular
Göze kalıtımı bilimi (tıp)
Cytogenetics
Göze kimyası
Cytochemistry
göze koruması
cell protection
Göze kurtuluş indisi(tıp)
Cell survival index
Göze kültürü (tıp)
Cell culture
Göze oluşumu (tıp)
Cytogenesis
Göze ortamlıtepki
Cell-mediated responce
Göze öldüren (tıp)
Cytolysin
Göze örgen; örgencik (tıp)
Organelle
Göze sığası (kaplama)
Cell capacity
göze sıklığı
cell frequency
Göze sıvısı, lenf (tıp)
Cell fluid
Göze tasarımı (kaplama)
Cell design
Göze tepkimesi
Cell reaction
Göze uygulama
Ocular Use
Göze uyması
Cellular adaptation
Göze üre(t)mesi (tıp)
Cell generation
Göze yağı (tıp)
Lipofuscine
Göze yapısı
Cell structure
Göze yapısı görüngesi (tıp)
Cell structure spectrum (CCS)
Göze yapışması; Göze tutması
Cell adhesion
Göze yayılımı
Cell layout
Göze yenidendoğumu(tıp)
Cell regeneration
Göze yozlaşması; Göze çözünümü (tıp)
Cytolysis
Göze yutumu (tıp)
Phagocytosis
Göze yutumu (tıp)
Endocytosis
Göze yutumu hızbilimi (tıp)
Kinetics of phagocytosis
Göze yutumukötüleşmesi (tıp)
Phagocytosis impairment
Göze zarı
Plasma membrane
Göze zarı (tıp)
Cell membrane
Göze zehirlenmesi
Cytotoxicity
Göze zehirleyici
Cytotoxin
göze, hücre
cell
gözedışı, hücre dışı
extracellular
Gözeler
Cells (clayware)
Gözelerarası
Intercellular
Gözelerarası grafit
Intercellular graphite
Gözelerin ölümü; Gözelerin ölü dokuya dönüşmesi (tıp)
Necrobiosis
Gözeleşme; gözelere bölünme(tıp)
Loculation
Gözeli
Cellulous
Gözeli (tıp)
Locular
Gözeli arayüzey
Cellular interface
Gözeli çökelme
Cellular precipitation
Gözeli dönüşüm
Cellular transformation
Gözeli katılaşma
Cellular solidification
Gözeli ötektik; Gözeli kolayerir
Cellular eutectic
Gözeli plastik
Cellular plastic
Gözeli yapı
Cellular structure
Gözeli yapışkan
Cellular adhesive
Gözenek
Alveolation
gözenek
stoma
gözenek
pore