Meaning of
"klasik"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
KLASİK
STANDARD
klasik
conventional
KLASİK
CLASSIC
KLASİK
CLASSICAL
klasik
classic
klasik
classical
klasik bale
classical ballet
klasik baleden daha gayri resmi olan bir modern bale türü
modern dance
Klasik bankacılık
Conventional banking
KLASİK BİÇİM YANLISI
CLASSICIST
klasik biçim yanlısı
classicist
KLASİK BİÇİMDE OLAN
CLASSICAL
KLASİK BİÇİME UYMA
CLASSICISM
Klasik çekirdekleme kuramı
Classical nucleation theory
klasik çince
traditional chinese
Klasik Edebiyat Bilgisi
Classic Literature Knowledge
KLASİK EDEBİYAT UZMANI
CLASSICIST
klasik ekipman
conventional equipment
klasik ekonomik oyun teorileri ile kan testleri gibi sinir biliminin inceleme yöntemlerini kullanarak insanın aldığı kararların hormonlarda nasıl kendini gösterdiğini inceleyen bilim dalı
neuroeconomics
KLASİK ESER
CLASSIC
KLASİK ESERLER YAZAN YAZAR
CLASSIC
Klasik mekanik
Classical mechanics
klasik metin
codex
klasik müzik
classical music
klasik nitelikte
augustan
Klasik oyunlar
Classic games
KLASİK ÖĞRENİM
CLASSICISM
Klasik paraşütler
Rotochutes
klasik tarz taraftarı
classicist
klasik tarz taraftarlığına ait
classicistic
Klasik türlü
Classic vegetable stew
klasik uluslararası orijin
conventional international orgin (coi)
Klasik yaklaşım direktifleri
Old approach directives
KLASİKLER
CLASSICS
klasikleştirmek
classicize