Meaning of
"koş"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
koş
ran
KOŞAN
RUNNING
Koşar adım
At the double
KOŞAR ADIM GİTMEK
DOUBLE
koşar gibi git
trot off
KOŞARAK GEÇMEK
RUN
KOŞARAK GEÇMEK
RUN OVER
KOŞARAK YAPILAN
RUNNING
koşesiz
agonic
KOŞMA
RUN
KOŞMA
RUNNING
koşma
running
KOŞMA
RUSH
KOŞMA
RACING
koşma
track
KOŞMAK
HARNESS
koşmak
pelt
KOŞMAK
SHIN
KOŞMAK
YOKE
KOŞMAK
CAREER
KOŞMAK
LEG
KOŞMAK
LEG IT
koşmak
put
koşmak
run
KOŞMAK
RUSH
koşmak
race
koşmak
hurry
KOŞMAK
SCAMPER
KOŞMAK
SCAMPER ABOUT
koşmak
lope
KOŞMAK
SCOUR
koşmak
trot
KOŞMAK
SCURRY
KOŞMAK
COURSE
KOŞMAK
CLIP
koşmak
clip
KOŞMAK (TEMPOLU)
JOG
koşmak, hızla yürümek, acele etmek
Rush
koşmaya devam etmek
run on
koştu
ran
koştur
bustle about
KOŞTURMA
SCURRY
KOŞTURMAK
GALLOP
KOŞTURMAK
RUN
KOŞTURMAK
RUN UP
KOŞTURMAK
RUSH
KOŞTURMAK
COURSE
KOŞU
RUN
KOŞU
RUNNING
KOŞU
RACE
KOŞU
FOOTRACE
koşu arkadaşı
running mate
koşu atı
trotter
koşu atı
trotting horse
koşu atı, yarış atı
race horse
koşu ayakkabısı
running shoe
koşu ayakkabısı
running shoes
Koşu ayakkabısı
Track shoe
koşu bandı vb gibi aletler üzerinde yapılan koşu
run in place
koşu bandı vb gibi aletler üzerinde yapılan yürüyüş
jog in place
Koşu Bantları
Treadmills
Koşu bantları (egzersiz aletleri)
Treadmills (exercising devices)
Koşu için yumuşak spor ayakkabıları
Training shoes
koşu oyunu
running game
KOŞU PİSTİ
RUNWAY
KOŞU YOLU
RACECOURSE
koşucu
runner
KOŞUCU
RACER
koşucu
sprinter
koşucu (kuş)
cursorial
Koşucu çubuk (düz cam taşlaması)
Runner bar
KOŞUCU DEVEKUŞU
EMU
Koşucu kesiği (düz camtaşlaması)
Runner cut
koşucuyu iki kale arasında sıkıştırarak oyun dışı bırakmak (beyzbolda)
run down
KOŞUK
ROMANCE
KOŞUK
VERSE
koşuk
poetry
KOŞUK
BALLAD
koşukbilim, ölçübilim
metrics
KOŞUL
REQUIREMENT
KOŞUL
STATE
KOŞUL
STIPULATION
KOŞUL
PROVISION
KOŞUL
PROVISO
koşul
provision
KOŞUL
STRING
KOŞUL
CONDITION
koşul
condition
KOŞUL
CIRCUMSTANCE
KOŞUL
TERM
koşul değişkeni
condition variable
koşul koy
stipulate
KOŞUL KOYMAK
PROVIDE
KOŞUL OLARAK KOYMAK
STIPULATE
koşul tümcesi
conditional sentence
koşul, hal, durum, sağlık, sosyal durum, niteliğini saptamak, denemek, düzenlemek
Condition
Koşul, şart
Condition
Koşul; şart koşma
Stipulation
Koşula bağlı aşırı akışlı park planı
contingency-based overflow parking plan
Koşula Bağlı Çıkarılabilir Hisse Senetleri
Contingently Issuable Shares
Koşula Bağlı Kazançlar
Earnings Contingency
Koşula bağlı planlama
contingency-based planning
koşullamak
condition (v)
koşullamak, koşullandırmak
condition, to
koşullandırılmış döngü
conditioned loop
koşullandırma
conditioning
Koşullandırma ısıl işlemi
Conditioning heat treatment
KOŞULLANDIRMAK
CONDITION
koşullandırmak
condition
koşullandırmak
condition (v)
KOŞULLAR
CIRCUMSTANCES
KOŞULLAR
TERMS
Koşullar gerektiriyorsa güverteye konulan yükleride teminat altına alan kloz.
IN AND OVER CLAUSE
Koşullar neyi gerektirirse öyle hareket ederim
I’ll just play it by ear
Koşullar ve istisnalar charter party de olduğu gibi
CHARTER PARTY,CONDITIONS AND EXCEPTIONS AS
Koşullar,şartlar.
TERMS
KOŞULLARA BAĞLI
CONDITIONAL
KOŞULLARA BAĞLI
CIRCUMSTANTIAL
koşullara uygun teslim
good delivery
Koşulları bir kira anlaşmasına,yasaya veya anlaşmaya bağlı konişmento
BILL OF LADING,SHORT
Koşulları hesaba katarak
Allowing for the circumstances
koşulları içeren bölüm
proviso clause
Koşulların ağırlaştırılması
To aggravate the conditions
Koşulların( Kuralların, Gereklerin) Uygulanması
Application Of Requirements
koşullu
stipulatory
koşullu
provisory
koşullu
conditional
Koşullu
Contingency
koşullu
tail
Koşullu Borç-Yükümlülük
Contingent Liability
koşullu adres
conditional address
koşullu aktarım
conditional transfer
koşullu aktarma
conditional transfer
koşullu ara verme noktası
conditional breakpoint
koşullu ara verme noktası komutu
conditional breakpoint instruction
koşullu atlama
conditional jump
koşullu beklenti
conditional expectation
koşullu biçim
conditional format
koşullu biçimlendirme
conditional formatting
Koşullu borç
Contingent liability
koşullu bölüm
conditional section
koşullu dağılım
conditional distribution
koşullu dallanma
conditional branching
koşullu dallanma komutu
conditional branch instruction
koşullu değer
conditional value
koşullu değişken
conditional variable
koşullu denklem
conditional equation
koşullu derleme
conditional compilation
koşullu dönüşüm dizgesi
conditional transformation system
koşullu durdurma komutu
conditional stop instruction