Translate
"AS"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
as
1. gibi, 2. sırada, iken, 3. için, çünkü, 4. halde, karşın, 5. olarak
As
1.GİBİ 2.OLARAK 3.OLARAK
as
baglac cunku, mademki, nitekim. as if, as though, as it were sanki, guya. as to, as for gelince, hakkynda,... sorarsaniz AS (kis). Anglo-Saxon.
as
dahi
AS
GİBİ
as
her ne kadar
as
ıf. de:prep.olarak
as
için
as
ise de
AS
KADAR
as
mademki
AS
OLARAK
as (things) go
diğerleri/başkaları arasında
As ... as
Kadar
as ... so ...
nasıl ... öyle ...
as ... so ...
ne kadar ... o kadar ...
As a basic guide
Temel bir kural olarak
As a beginning
Başlangıç olarak
As a beginning
ilk olarak
as a conclusion
sonuç olarak
As a consequence
bu nedenle
As a consequence
Bunun sonucu olarak
as a consequence of
in sonucu olarak
as a consequence of that
bu durum üzerine
as a doctor
bir doktor olarak
As a favour
Bir bağış olarak
as a first impression
ilk izlenim olarak
As a free gift
Armağan olarak
As a general rule
Genel bir kural olarak
As a general rule
genellikle
As a general rule
Umumiyetle
As a general rule, generally, in general
Genel olarak
As a general thing
Genel olarak
As a last resort
Son çare olarak
As a man
Bir insan gözü ile
As a man
insanlık bakımından
As a matter of course
Doğal olarak
as a matter of fact
aslında
as a matter of fact
aslında, işin doğrusu
As a matter of fact
Doğrusu
As a matter of fact
doğrusunu isterseniz
As a matter of fact
hakikaten
As a matter of fact
işin doğrusu
as a matter of fact
nitekim
As a matter of form
Adet yerini bulsun diye
As a means
Bir araç olarak
as a means of
yoluyla
As a mere form
Adet yerini bulsun diye
AS A MERE FORMALITY
USULEN
as a natural consequence
doğal sonuç olarak
As a precaution
İhtiyati olarak
As a precaution
Tedbir olarak
As a result
sonucu olarak
As a result
Sonuç olarak
As a result of
in neticesinde
as a result of
in sonucu olarak
As a result of
Sonucunda
as a result of
yüzünden, nedeniyle
As a reward
Ödül olarak
as a rough draft
taslak halinde
As a rule
Çoğunlukla
as a rule
genelde, çoğunlukla
As a rule
genellikle
As a rule
Kural olarak
As a summary
Özet olarak
As a token of
İşareti olarak
As a warn to others
ders almak için
As a warn to others
Örnek için
As a whole
bir bütün olarak
as a whole
bütün olarak
As a whole
Genel olarak
As a whole
tamamen
as a whole
tüm olarak
As affairs stand
Şimdiki halde
As aforesaid
Evvelce denildiği gibi
As against
e kıyasla, e oranla
as against
le kıyaslandığında
As amended, as changed
Tadil edilmiş olarak
As and when
Ne zaman
as and when required
gerektiğinde ve gerektikçe
As appropriate
Uygun görüldüğü şekilde
as as
kadar
As bad luck
Aksi gibi
As between
Aradaki
as between
i seçmek gerekirse
as big as
prep.gibi büyük:ıf.|gibi büyük
as big as life
canlısı veya gerçeği kadar büyük
As big as life
Canlısı veya gerçeği kadar büyük; şahsen, bizzat
as black as
prep.gibi siyah:ıf.|gibi siyah
As black as coal
Kirli
As black as pitch
Simsiyah
As black as pitch
zift gibi
As black as soot
Kirli
as blind as
kadar kör
as blind as
prep.gibi kör:ıf.|gibi kör
as bold as
kadar cesur
as bold as
prep.gibi cesur:ıf.|gibi cesur
As bold as brass
küstah
As bold as brass
saygısız
As bold as brass
Son derece yüzsüz
as brave as
kadar cesur
as brave as
prep.gibi cesur:ıf.|gibi cesur
as bright as
kadar parlak
as bright as
prep.gibi parlak:ıf.|gibi parlak
as brittle as
kadar kolay kırılır
as brittle as
prep.gibi kolay kırılır:ıf.|gibi kolay kırılır
as broad as it is long
Ayvaz kasap hep bir hesap
as brown as
kadar kahverengi
as brown as
prep.gibi kahverengi:ıf.|gibi kahverengi
as brown as a berry
çikolata gibi esmer
As brown as a berry
Güneşte kararmış
as busy as
kadar meşgul
as busy as
prep.gibi meşgul:ıf.|gibi meşgul
As busy as a bee
Çok meşgul
as changeable as a weathercock
fırıldak gibi dönek
as changeable as the moon
saati saatine uymaz
as cheap as dirt
ölü fiyatına, sudan ucuz
as cheerful as
kadar neşeli
as cheerful as
prep.gibi neşeli:ıf.|gibi neşeli
as cheerful as a lark
şen şakrak
as chirpy as a cricket
cıvıl cıvıl
as chirpy as a cricket
şen şakrak
As clean as a new pin
pırıl pırıl
As clean as a new pin
Tertemiz
as clear as
kadar temiz
as clear as
prep.gibi temiz:ıf.|gibi temiz
As clear as light
Apaçık
As clear as light
belli
As clear as light
kolay anlaşılır
AS CLEAR AS MUD
ANLAŞILMAZ ŞEY
as close as possible
mümkün olduğunca yakın
as cocky as the king of spades
küçük dağları ben yarattım havasında
as cold as
kadar soğuk
as cold as
prep.gibi soğuk:ıf.|gibi soğuk
AS COLD AS CHARITY
DUYGUSUZ
as compared to
le karşılaştırılırsa
As compared to
mukayese olarak
As compared to
Nazaran
as compared with
le karşılaştırılırsa
As compared with
mukayese olarak
As compared with
Nazaran
As concerns
e gelince, ... Olarak
As convenience
Uygun zamanda
As convenient
Arzu olunduğu gibi
As cool as a cucumber
Soğukkanlı
AS COOL AS CUCUMBER
ANTİPATİK
AS COOL AS CUCUMBER
KIL
AS CROSS AS TWO STICKS
HUYSUZ
AS CROSS AS TWO STICKS
SİNİRİ TEPESİNDE
as cunning as
kadar kurnaz