Translate
"Cabin"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
cabin
(i)., (f). kulube; kamara, kabin;(f). kabin veya kamarada yasamak; kucuk bir yere kapamak, tahdit etmek. cabin boy kamarot. cabin class ikinci sinif.
Cabin
1) Kulübe 2) Kamara (gemi)
cabin
1.kamara, 2.tahta kulübe, 3.pilot kabini
cabin
kabin
cabin
kamara
cabin
kulübe
cabin
küçük kulübe veya sığınak
cabin baggage
el bagajı
cabin boy
kamarot
cabin class
ikinci mevki
cabin crew
kabin ekibi
cabin crew manuel
kabin eğitim el kitabı
cabin crew training manual
kabin eğitim el kitabı
cabin pressure
kabin basıncı
cabinet
(i)., (s). camli ve rafli olan dolap; kabine, bakanlar kurulu; kucuk ozel oda;(s). dolap ile ilgili; gizli. cabinetmaker (i). ince is yapan marangoz. cabinetwork (i). ince marangozluk.
cabinet
1.camlı ve raflı dolap, 2.(tv, pikap, vb.) kabin, 3.kabine, bakanlar kurulu, 4.küçük özel oda
cabinet
bakanlar kurulu
cabinet
dolap
cabinet
dolap (camlı ve raflı)
Cabinet
dolap, kabine, bakanlar kurulu, küçük özel oda
cabinet
iyi mayalanmış şarap
Cabinet
Kabin
Cabinet
Kabine
cabinet
küçük oda
cabinet
televizyon veya teyp bölmesi
cabinet
televizyon veya teyp bölmesi
cabinet
vitrin
cabinet block
modül bağlantı bloğu
cabinet crisis
hükümet krizi
Cabinet decree
Kanun hükmünde kararname/bakanlar kurulu kararı
cabinet maker
ince iş yapan marangoz
cabinet meeting
kabine toplantısı
cabinet minister
bakan
Cabinet pudding
Diplomat puddingi
cabinet wood
orta sertlikte işlenebilir tahta
cabinetmaker
doğramacı
cabinetmaker
doğramacı, ince iş yapan marangoz
cabinetmaker
ince iş yapan marangoz
cabinetmaking
doğrama işi
Cabinets
Dolaplar
Cabinets and cases for transmission and reception apparatus for radio-broadcasting or television, television cameras, etc.; parts suitable for use solely or principally with television cameras, reception apparatus for radio-broadcasting or television, and
Başka yerde sınıflandırılmamış kabinler ve kutular, radyo veya televizyon yayıncılığı için kullanılan alıcı ve verici cihazlar, televizyon kameraları, vb. için; yalnızca veya esas itibariyle televizyon kameraları, radyo veya televizyon yayıncılığı için al
Cabinets for audio and video apparatus
Ses ve video cihazları için dolaplar
Cabinets for cleaning and freshening clothing
Giysileri temizlemek ve ferahlatmak için dolaplar
Cabinets for phonograph records
Fonograf kayıtları için dolaplar
Cabinets for telecommunication apparatus
İletişim cihazları için dolaplar
cabinetwork
ince marangozluk
Cabins
Kulübeler
Cabins for vehicles
Araçlar için kabinler