Translate
"PLUM"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
plum
arzulanacak şey
PLUM
BALLI LOKMA
plum
bonbon
PLUM
CAN ATILAN ŞEY
PLUM
EN İYİSİ
plum
erik
plum
i. erik; erik agaci; bonbon, sekerleme; cesitli tonlarda mor renk; arzulanacak sey. plum pudding uzum ve baharatli Noel yortusu pudingi.
PLUM
İKRAMİYE
plum
kıyak iş
PLUM
KUŞÜZÜMÜ
plum
şekerleme
plum in
su tesisatı bağla
Plum jam
Erik reçeli
Plum tomatoes
Kiraz domatesi
plum tree
erik ağacı
Plumage
1) Kuş tüyleri; 2) Süs; Süslü elbise; Tüylü elbise
plumage
i. kusun butun tuyleri; suslu elbise, sus .
plumage
kuşun tüyleri
PLUMAGE
TÜYLER (KUŞ)
Plumb
1) Şakul; Çekül; İskandil kurşunu;2) Dikey; Düşey
plumb
1.çekül, şakul, 2.anlamını çıkartmaya çalışmak
PLUMB
ADAMAKILLI
plumb
çekül
PLUMB
DERİNİNE İNMEK
PLUMB
DERİNLEMESİNE ARAŞTIRMAK
PLUMB
DİKEY
PLUMB
DİKİNE
plumb
dimdik
PLUMB
DOĞRULTMAK
plumb
dosdoğru
PLUMB
DÜŞEY
PLUMB
DÜŞEY OLARAK
plumb
düzeltmek
plumb
eğrice
plumb
f. iskandil etmek, sakule vurmak, sakullemek: dogrultmak, duzeltmek; olcmek, tartmak; en alt seviyesine erismek; kursunla kaplamak.
PLUMB
İSKANDİL
PLUMB
İskandil ağırlığı,kurşunu.
PLUMB
İSKANDİL ETMEK
plumb
ölçmek
PLUMB
ÖLÇMEK (DERİNLİK)
plumb
i., s., z. sakul, iskandil kursunu; dikey durus; s. dikey, sakuli, amudi; k.dili tam; z. dosdogru, dimdik; k.dili tamamen, mutlak surette. plumb line sakul sicimi, sakul, cekul. out of plumb dikey olmayan, egrice.
PLUMB
SU KATILMAMIŞ
PLUMB
SU TESİSATINI KURMAK
PLUMB
ŞAKUL
PLUMB
TAM
PLUMB
TAM OLARAK
plumb
tartmak
plumb
v.anlamaya çalış:n.doğru
plumb in
bağla
plumb level
tesviyeruhu
PLUMB LINE
ÇEKÜL
plumb line
çekül doğrusu
Plumb line
Çekül ipi; İskandil ipi
plumb line
çekül sicimi, çekül
plumb line
Şakül
Plumb lines
Şaküller
Plumb rule
Şaküllü cetvel
PLUMB RULE
TESVİYE RUHU
plumb rule
tesviyeruhu
plumb the depths
derinliklerine inmek, gömülmek
plumbable
doğrultulabilir
Plumbaginous
Grafitli; Grafitsi
plumbago
i. kalem kursunu; disotu, bot. Plumbago europaea. plumba ginous s. grafite benzer; grafitli.
PLUMBAGO
Kalem kurşunu.
Plumbago
Toz grafit (doğal karbon türü)
plumbeous
kurşun ile ilgili
plumber
i. su borusu tamircisi veya tesisatcisi. plumber’s helper musluk pompasi.
PLUMBER
LEHİMCİ
plumber
su tesisatçısı
plumber
su tesisatçısı, muslukçu
PLUMBER
TENEKECİ
plumber
tesisatçı
Plumber
Tesisatçı; Sıhhi tesisatçı
plumber’s helper
musluk pompası
Plumber’s solder
Tesisatçı lehimi;Lehimci lehimi
Plumberous
Kurşunlu; Kurşunsu
Plumbery
1) Tesisatçı dükkanı;2) Tesisatcılık
PLUMBING
KURŞUN İŞLERİ
PLUMBING
LEHİMCİLİK
PLUMBING
SU TESİSATÇILIĞI
PLUMBING
SU TESİSATI
Plumbic
Kurşunlu
plumbicon tube
plumbikon tüpü
plumbiferous
kurşunlu
Plumbiferous
Kurşunlu; Kurşun içeren
plumbiferous
s. kursun hasil eden, kursunlu.
Plumbing
1) Tesisatçılık; Sıhhi tesisatçılık;2) Kurşun ve lehim işleri
plumbing
1.su tesisatı, 2.boru tesisatçılığı, muslukçuluk
plumbing
i. bir binadaki boru tesisati; kursun ve lehim isleri; su tesisatim yapma; boru tesisatciligi.
plumbing
n.boru tesisatı:v.anlamaya çalış:prep.anlayarak
Plumbing and heating materials
Sıhhi tesisat ve kalorifer sistemi malzemeleri
Plumbing equipment
Tesisat donanımı
Plumbing materials
Sıhhi tesisat sistemi malzemeleri
plumbing system
boru tesisatı
plumbism
kurşun zehirlenmesi
Plumbism
Kurşun zehirlenmesi (tıp)
plumbous
dikey
Plumbous
Kurşunlu
Plumbsol™
Plumbsol™, yumuşak gümüşlehimi
Plumbum
Kurşun (metal)
Plum-dried
Erik - kurutulmuş
Plume
Duman, duman bulutu
plume
kuş tüyü
plume
mükâfat
PLUME
NİŞAN
PLUME
ÖDÜL
plume
sorguç
PLUME
TÜY
Plume
Tüy; Süslü tüy
PLUME
TÜYLERLE SÜSLEMEK
plume on
gurur duy
PLUME ONESELF ON
BÖBÜRLENMEK
PLUME ONESELF ON
ÖVÜNMEK
PLUME ONESELF UPON
BÖBÜRLENMEK
PLUME ONESELF UPON
ÖVÜNMEK
plumeless
tüysüz
Plumelet
Tüycük
PLUMMER BEARING
Şaft yatağı.
plummet
1.(aniden) düşmek, 2.çekül kurşunu, iskandil kurşunu
PLUMMET
AĞIRLIK
PLUMMET
ÇEKÜL
PLUMMET
DALMAK
PLUMMET
DİMDİK DÜŞMEK
plummet
düş
plummet
i., f. sakul kursunu, iskandil kursunu, cekul; yuk, agirlik, sikici ,sey, sikinti; f. dikine dusmek.
Plummet
İskandil kurşunu
plummet
sıkıcı
plummet
sıkıntı
plummet
şey
PLUMMET
TESVİYE RUHU
PLUMMET
YÜK
PLUMMET
ZOKA
plummy
1. erikle ilgili, 2. yapmacık
PLUMMY
GÜZEL
PLUMOSE
TÜYLÜ
plump
1. tıknaz, dolgun, tombul, semiz, 2. ansızın düşmek
PLUMP
AÇIK SÖZLÜ
PLUMP
AÇIKÇA
PLUMP
BİRDEN
PLUMP
DOBRA
PLUMP
DOLGUN
PLUMP
ETİNE DOLGUN
PLUMP
ETLİ
plump
f., i., z. pat diye oturmak; birdenbire dusurmek; birdenbire ortaya atmak (laf); her bakimdan yardim etmek; i. bir denbire dusus veya dalis; dusme sesi; z . birdenbire duserek; acikca, kabaca; bas asagi.
PLUMP
GÜMBÜRTÜ
plump
kabaca
PLUMP
KÜT DİYE
PLUMP
KÜT DİYE BIRAKMAK
PLUMP
KÜT DİYE DÜŞMEK
PLUMP
PAT DİYE