Translate
"ass"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
ass
(i). esek, merkep: ahmak, aptal veya budala kimse; argo but, kaba et wild ass dag kulani, yaban esegi, zool Asinus onager.
Ass
1.EŞEK 2.APTAL
ass
1.eşek, 2.aptal, salak, 3.göt
ASS
AHMAK
ass
eşek
ASS
EŞEK HERİF
ASS
GÖT
ASS
KIÇ
Ass, mule or hinny meat
Eşek, katır ve kırma eşek etleri
assagai
(i). Guney Afrika’da kullanilan hafif bir mizrak.
ASSAIL
HÜCUM ETMEK
ASSAIL
SALDIRMAK
ASSAILANT
ELEŞTİRİCİ
ASSAILANT
SALDIRGAN
ASSAILER
ELEŞTİRİCİ
ASSAILER
SALDIRGAN
assail
(f) saldirmak, uzerine atilmak, uzerine varmak, hucum etmek, hamle etmek; tecavuz etmek, dil uzatmak assailable (s). tecavuz edilebilir. assailant (i). saldirgan kimse, mutecaviz kimse.
assail
1.sözlerle ya da yumruklarla saldırmak, dil uzatmak, 2.işe girişmek
assail
saldır
assail
saldırı hücum
assail
saldırmak
assail sb with blows
birine yumrukla saldırmak
assail sb with questions
birini soru yağmuruna tutmak
assailability
saldırılabilirlik
assailable
saldırılabilir
assailable
saldırılabilir, hücum edilebilir
assailant
saldırgan
ASSASSIN
KATİL
ASSASSIN
SUİKÂSTÇİ
ASSASSINATE
ÖLDÜRMEK
ASSASSINATE
SUİKÂST DÜZENLEMEK
ASSASSINATION
ADAM ÖLDÜRME
ASSASSINATION
SUİKÂST
assassin
(i). suikastci, katil, gizlice adam oIduren kimse; (bh). ismaili mezhebinin Hassasin denilen koluna mensup olan kimse.
assassin
katil
assassin
oyuncuların sadece bir kişi kalana kadar rakip oyuncuları paintball, çorap, lastik bant veya benzeri nesnelerle ebeledikleri bir oyun
assassin
suikastçı
assassin
suikastçı, katil
assassin
suikastçi
Assassin, murder, killer
Katil
assassinate
(f) suikast yapmak, alcakcasina adam oldurmek (ozellikle siyasi kisileri);bir kimsenin sohretini mahvetmek assassina’tion i suikast, adam oIdurme.
Assassinate
(v) öldürmek
assassinate
suikast yap
assassinate
suikast yapmak
assassinate
suikast yapmak, öldürmek
Assassination
(n) katletme
assassination
suikast
assassination
suikast, cinayet
assault
(i)., (f). saldiri, siddetli hucum, hamle, tecavuz; (f). saldirmak, hucum etmek, tecavuz etmek. assault and battery huk. muessir fiil.
assault
aniden ve vahşice saldırmak, ani saldırı, hücum, atak, tecavüz
assault
hamle
ASSAULT
HÜCUM
ASSAULT
HÜCUM ETMEK
assault
saldırı
assault
saldırı taarruz
Assault
saldırı, şiddetli hucum, hamle, tecavüz
ASSAULT
SALDIRMAK
assault
taarruz
assault
tartaklamak
assault
tecavüz
ASSAULT
TECÂVÜZ
ASSAULT
TECÂVÜZ ETMEK
assault
v.saldır:n.saldırı
assault and battery
müessir fiil
assault boat
hücumbot
assault landing model
taarruz çıkarma modeli
assault models
taarruz modelleri
assault troops
hücum kıtası
assaulted
v.saldır:adj.saldırılmış
assaultive
saldırgan
assay
(f). denemek, tecrube etmek, yoklamak ; tahlil etmek, ayar etmek; deger bicmek , kiymet takdir etmek.
assay
(i). tahlil; tecrube, deneme; tartma, ayarlama; ayar icin alinan madde.
Assay
1) Kimyasal çözümleme; 2) Örnek
assay
1. analiz, tahlil, 2. tecrübe, 3. çözümleme, 4. tahlil etmek, 5. tecrübe etmek, denemek
assay
analiz edilecek bir örnek
ASSAY
AYARINI BELİRLEMEK
assay
ayarlama
ASSAY
AYARLAMAK
assay
dene
ASSAY
DENEME
ASSAY
DENEMEK
ASSAY
KALKIŞMAK
ASSAY
TAHLİL
assay
tartma
Assay
Tayin/Deneme
assay
tecrübe
assay
v.dene:n.deneme
assay
yoklamak
assay balance
hassas terazi
Assay balances
Hassas teraziler
assay mark
ayar damgası
ASSAYER
TAHLİLCİ
Assaying
1) Cevherde metal çözümlemeişlemi; 2) Örnek alma
Assel mill
Assel haddesi (Boru)
assemblage
(i). toplanti, meclis; takim, kalabalik; montaj; bir araya toplama veya toplanma.
assemblage
1. toplama, 2. montaj, 3. toplantı, meclis, kalabalık
ASSEMBLAGE
KALABALIK
ASSEMBLAGE
MECLİS
assemblage
montaj
assemblage
takım
ASSEMBLAGE
TOPLANMA
assemblage
toplantı
Assemblage, community, group, society
Topluluk
assemble
(f). toplamak, birlestirmek, bir araya getirmek, kisimlan birbirine uydurmak ; parcalari yerli yerine takmak; toplanmak , birlesmek, bir araya gelmek, toplanti yapmak, ictima etmek.
assemble
1.bir araya toplamak, 2.toplanmak, birleşmek, 3.bir araya koymak, düzenlemek, 4.monte etmek
assemble
bir araya getirmek
assemble
birleşmek
ASSEMBLE
BİRLEŞTİRMEK
assemble
çevir
ASSEMBLE
ÇEVİRMEK (BİLGİSAYAR)
assemble
çevirmek birleştirmek / kurmak
assemble
makina kodunu oluşturma
assemble
monte etmek
ASSEMBLE
PARÇALARI BİRLEŞTİRMEK
assemble
topla
ASSEMBLE
TOPLAMAK
assemble
toplamak birleştirmek kurmak
ASSEMBLE
TOPLANMAK
assemble under the same roof
aynı çatı altında toplamak
Assemble, to-
Monte etmek
assembled
v.toplan:adj.toplanan
Assembled parquet panels
Birleştirilmiş parke paneller
Assembled parquet panels of wood (excluding those for mosaic floors)
Birleştirlen parke paneller, ahşaptan (mozaik yer döşemeleri için olanlar hariç)
Assembled parquet panels of wood for mosaic floors
Birleştirilen parke paneller, ahşaptan (mozaik yer döşemeleri için olanlar)
Assembler
Assembler (programlama dili)
assembler
çeviri programı
assembler
çevirici
assembler
derleyici
ASSEMBLER
MONTAJCI
assembler language
çevirici dili
assembler statement
çevirici deyimi
ASSEMBLING
BİRLEŞTİRME
Assemblies of valves
Toplayıcı valfler
Assembling
montaj
assembling
n.toplu:v.toplan:prep.toplanarak
Assembling
Takma
assembly
(i). toplanti, meclis, kongre assembly line montaj fabrikasi. assembly room toplanti salonu. right of assembly toplanma hakki. assemblyman (i). meclis uyesi, ozellikle eyalet meclisi uyesi.
Assembly
(v) 1 toplamak, 2 monte etmek
assembly
1) kurgu, montaj; 2) tümleşke, 3) çevirme
Assembly
1) Montaj; Kurma; Çatkı2) Donanım
Assembly
1.MONTAJ 2.OTURUM
assembly
1.özel bir amaçla bir araya toplanmış insanlar, topluluk, 2.toplantı
assembly
çevirici
assembly
çevirme
ASSEMBLY
ÇEVİRME (BİLGİSAYAR)
assembly
derleyici
Assembly
Düzenek
ASSEMBLY
KONGRE
ASSEMBLY
KURUL
ASSEMBLY
MECLİS