Translate
"boundary"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
BOUNDARY
HUDUT
boundary
i. hudut, sinir.
Boundary
i. sınır, hudut
BOUNDARY
LİMİT
boundary
sınır
boundary
sınır, çeper
Boundary
Sınır, hudut, kenar
BOUNDARY
Sınır,limit.
Boundary ( boundaries)
Sınırlar
boundary (de facto)
sınır (de facto)
boundary (de jure )
sınır (de jure)
Boundary area
Sınır alanı
boundary beacon
sınırlama ışığı
Boundary boxes
Sınır-yan kutuları
boundary condition
sınır koşulları
boundary condition
sınır koşulu
Boundary diffusion
Sınır yayınımı
boundary discontinuities
sınır kesintisi
Boundary displacement
Sınır yerdeğişimi
Boundary equilibrium
Sınır dengesi
Boundary grain
Sınır tanesi
boundary intermediate system
sınır ara sistemi
Boundary intersection
Sınır kesişimi
boundary layer
sınır katmanı
BOUNDARY LAYER
Sınır tabaka.Gemi hareket halinde iken tekne etrafında oluşan su tabakası.Bu tabaka hemen hemen gemi ile aynı hıza sahiptir.
boundary layer
sınır tabakası
Boundary layer theory
Sınır katmanı kuramı
boundary light
meydan farı
boundary line
sınır
boundary line
sınır çizgisi
boundary line
sınır hattı
Boundary lines
Sınır hattı, kesik çizgiler
boundary map
sınır haritası
Boundary markers for hunting and fishing reservations
Avcılık ve balıkçılık rezervleri için sınır işaretleri
Boundary migration
Sınır göçü
Boundary mobility
Sınır devinirliği
boundary monument
sınır taşı (levhası)
boundary point (BP)
sınır noktası
boundary point averaging
sınır nokta ortalaması
boundary point weighted averaging
sınır nokta ağırlıklı ortalaması
BOUNDARY PORT
Sınırlı liman.Örneğin Bergen,Hong Kong,Rio de Janeiro vb.Bu limanlardan yapılan yüklemeler mevsimlere bağlıdır.
boundary replicate
sınır tekrarı
Boundary sliding
Sınır kayması
Boundary stones
Sınır taşları
boundary stress condition
sınır gerilme şartı
Boundary stresses
Sınır gerilmeleri
boundary value
sınır değer
boundary value problem
sınır değer problemi
boundary value problem
sınır değer sorunu
boundary vista
sınır hattı