Translate
"bra"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
bra
i., A.B.D., k.dili sutyen.
bra
sutyen
bra
sütyen
braata (caribbean)
bakkalın müşterinin ayağı alışsın diye fazladan yiyecek vererek yaptığı ikram
braatas (caribbean)
bakkalın müşterinin ayağı alışsın diye fazladan yiyecek vererek yaptığı ikram
brace
sıkmak
Brace
1) Destek, payanda; 2) Matkap kolu
brace
1.destek, bağ, 2.dişlere takılan tel, diş teli, 3.ç. pantolon askısı, 4.güçlendirmek, kuvvetlendirmek, desteklemek, 5.(kendisini kötü bir şeye) hazırlamak
BRACE
BAĞ
BRACE
BAĞLAMAK
BRACE
CANLANDIRMAK
BRACE
ÇİFT
BRACE
DESTEK
BRACE
DESTEKLEMEK
BRACE
Dümen dişi iğneciği.
brace
el matkabı
BRACE
GÜÇLENDİRMEK
BRACE
İKİ
brace
kaşlı ayraç
brace
kışkırtmak
brace
kuşak
BRACE
MATKAP KOLU
Brace
Mesnet
BRACE
NEŞELENDİRMEK
BRACE
PANTOLON ASKISI
brace
raptetmek
brace
sağlamlaştırmak
brace and bit
el matkabı
Brace and bit
El matkabı ve ucu (mak.)
brace bit
matkap
brace bit
matkap, delgi
brace comb; burr comb; burr-comb
petek bağı; deforme olan petek
brace drill
matkap kolu
BRACE OF SHAKES
Çok kısa bir zaman fasılası.
brace oneself
kendini hazırla
brace oneself for
kendini hazırla
BRACE UP
KUVVETLENDİRMEK
BRACE UP
NEŞELENDİRMEK
bracelet
1.bilezik, 2.ç, kelepçe
bracelet
bilezik
Bracelet
Bilezik, bileklik
bracelet
i. bilezik; k.dili kelepce.
bracelet
kelepçe bilezik
Bracelet links
Bilezik zincirleri
Bracelets
Bilezikler
Bracelets for smartwatches
Akıllı saatler için bileklikler
BRACER
CANLANDIRICI İÇKİ
BRACER
DESTEK
bracer
i. destek, kuvvet veren sey veya kimse; A.B.D., k.dili canlandirici bir icki, tonik; kol bagi; ok atarken sol bilek ve kolun alt kismini korumak icin takilan bag.
BRACER
TONİK
bracero
i. Meksika’dan ABD’ye getirtilen kontratli tarla iscisi.
braces
büyük ayraç
Braces
Pantolon askısı
Braces (tools)
Göğüs matkapları (el aletleri)
Braces for trousers
Pantolon askıları
Braces, suspenders, garters and similar articles and parts thereof
Pantolon askısı, çorap askısı, jartiyer ve benzer eşyalar ve bunların parçaları
BRACHIAL
KOL İLE İLGİLİ
brachial
brakiyal
brachial
kol
brachial
kola ait
brachial
s. kola ait, kol gibi.
Brachialga
Kol ağrısı (tıp)
brachiate
s., bot. dallari genis ve karsilikli olan.
brachiocephalic
brakiyosefalik
brachion
kol
brachiopod
i., zool. kolsu-ayaklilar.
brachiopod
kolsu-ayaklılar
brachiopods
kolsu ayaklılar
Brachium
Kol (tıp)
brachy-
onek kisa.
brachycephalic
brakisefalik
brachycephalic
kısa kafalı
Brachycephalic (Brachycephalous)
Kısa kafalı (tıp)
brachyceph-alic, brachy- cephalous
brakisefal
brachyceph-alic, brachy- cephalous
s. kisakafali, brakisefal.
Brachycephalous
Kısa kafalı (tıp)
brachycephaly
brakisefali
Brachycephaly
Kısa kafalılık (tıp)
Brachydactylic
Kısa parmaklı (tıp)
Brachydactyly
Kısa parmaklılık (tıp)
brachypterous
brachypterous
BRACING
CANLANDIRICI
BRACING
DESTEKLEME
BRACING
KUVVETLENDİRİCİ
BRACING
ZİNDELEŞTİREN
bracing
(özellikle hava) temiz, taze, canlandırıcı, güzel, dinçleştiren
bracing
dayanak
bracing
destek
Bracing
Kuşaklama
bracing
kuvvetlendirici
bracing
n.destekleyiş:v.destekle:prep.destekleyerek
bracing
s., i. kuvvetlendirici, kuvvet verici; i. destek, dayanak.
bracken
eğreltiotu
bracken
i. bir cesit buyuk egreltiotu, bot. Pteridium aquilinum.
bracken
kartallı eğreltiotu
Bracket
1) Destek, mesnet, kenet, braket;2) Kulak pense; 3) Köşeli ayraç
bracket
1.destek, dirsek, 2.ayraç, parantez, 3.grup, 4.parantez içine almak, 5.birbirine ait kılmak
bracket
aynı gruba koymak
bracket
aynı sınıfa koymak
bracket
ayraç içine almak
BRACKET
DESTEK
Bracket
Destek, konsol
BRACKET
DİRSEK
Bracket
Egzost yavaşlatıcısı fren bağlantı ayağı
BRACKET
HEDEFİ MAKAS İÇİNE ALMAK
bracket
i., f. dirsek, destek, kenet; altindan destekle tutturulmus raf; vergi degerlendirmesi icin gelire gore yapilan ayirim; parantez, koseli parantez; f. parantez icine almak; destek veya dirsek ile tutturmak; bir tutmak, esit kabul etmek; hedefi makas icine
BRACKET
KADEME
bracket
kenet
bracket
kol destek raf
bracket
konsol, çıkma, destekli raf, dirsek
BRACKET
KÖŞEBENT
bracket
köşeli ayraç
Bracket
Mafsallı dirsek mesnedi
bracket
parantez
BRACKET
PARANTEZE ALMAK
BRACKET
RAF
bracket
v.paranteze al:n.parantez
bracket
vergi değerlendirmesi için gelire göre yapılan ayrım
Bracket bearing
Destek yatağı
BRACKET FRAME
Köşebentlerle sağlamlaştırılmış döşek veya postalar.
BRACKET KNEE
Bir çeşit köşebent.Hemen hemen bir açısı 90 derece olan üçgen şeklinde madeni levha.Genellikle kemere ile postaların birbirine bağlanmasında kullanılır.Kemere praçolu.
Bracket lamps
Aplikler
BRACKET PLATE
Bir levhayı dikey olarak birleştiren demir veya çelik levha.Dayanak ve kuvvetlendirici olarak kullanılır.Bayrak.
Bracket saw
Kıl testere
Bracket-axle
Taşıyıcı-dingil
Bracketing
Bloklama
Bracketk
Bağlantı ayağı
Brackets
Destekler
Brackets
Konsol, flanş
Brackets (woodwork)
Mesnetler (ahşap doğrama)
Brackets for cycle or motorcycle lamps
Bisiklet veya motosiklet lambaları için destekler
Brackets for holding cleaning brushes
Temizlik fırçalarını tutmak için destekler
Brackets for radio sets for vehicles
Araç radyo setleri için braketler
BRACKISH
ACI
BRACKISH
TUZLU
BRACKISH
TUZLUMSU
brackish
(su) hafif tuzlu
brackish
acı
brackish
s. hafif tuzlu, aci; tatsiz. brackishness i. tuzluluk.
brackish
tuzlu
brackish water
acı su
brackishness
tuzluluk
Braclet
Bilezik, bağlantı parçası
BRACT
BRAKTE (BİTKİ)
bract
brakte, bürgü
bract
bürgü
bract
çiçek yaprağı
bract
i., bot. brakte, burgu.
bracteate
bürgülü
bracteate
s., bot. brakteli, burgulu.