Translate
"ch"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
ch
(kis). chain, chancery, chapter, chief, child, China, church, of surgery.
CH
CHCH
Chabazite
Kabazit
chaconne
(i)., (muz). sakon; ispanyol asilli bir eski zaman dansi; bu dansin muzigi.
chad
(i). Cad.
Chad
1. Çad, 2. kırpıntı
chad
kırpıntı
chad tape
kırpıntılı bant
chadded
delikli
chadless
deliksiz
chadness tape
kırpıntısız bant
Chador
Kara çarşaf
chaeta
(i)., (cog -tae).,(zool). kil, diken.
chaeta
diken
chafe
1.ısınmak için (ellerini, vb.) birbirine sürtmek, 2.sürtünmekden yara olmak/yapmak, 3.sıkılmak, sinir olmak, illet olmak
CHAFE
AŞINMAK
CHAFE
Aşınmak.
CHAFE
BERELENMEK
CHAFE
GÜCENDİRMEK
CHAFE
GÜCENMEK
chafe
ısıtmak
chafe
ısıtmak için ov
CHAFE
KIZDIRMAK
CHAFE
KIZMAK
CHAFE
OVALAMAK
chafe
ovmak
chafe
ovuştur
CHAFE
OVUŞTURMAK
CHAFE
RAHATSIZ ETMEK
CHAFE
RAHATSIZ OLMAK
chafe
rahatsızlık
CHAFE
SÜRTMEK
chafe
sürtmek sürtünmek
CHAFE
SÜRTÜNMEK
chafe
tedirginlik
CHAFE
YARALAMAK
CHAFE
YIPRATMAK
chafed
v.ov:adj.ovulmuş
chafer
(i). birkac cesit sert kanatli bocek.
chafer
1. mayısböceği, 2. su ısıtacak kap
chaff
(f)., (i). sakalasmak, takilmak; (i). saka, takilma. chaffer (i). sakaci kimse.
chaff
(i). hububat kabugu; saman, cop; yem olarak kullanilan ufalanmis saman; onemsiz mesele; sacma ve anlamsiz soz. chaffy (s). kabuklu.
chaff
1.kepek, 2.tahılın dış kabuğu, 3.(hayvan yemi olarak) saman
chaff
çöp
CHAFF
IVIR ZIVIR
CHAFF
KESMEK (SAMAN VB)
CHAFF
KIYILMIŞ HAYVAN YEMİ
CHAFF
ÖNEMSİZ MESELE
CHAFF
SAMAN
CHAFF
SAMAN TOZU
chaff
şaka
CHAFF
ŞAKA ETMEK
chaff
şakalaşmak
CHAFF
TAKILMAK
CHAFF
UFALAMAK
chaff cutter
saman bıçağı
chaff cutter
saman bıçağı, saman kesici
CHAFF-CUTTER
SAMAN MAKİNESİ
Chaffcutter blades
Saman makinesi bıçakları
Chaffcutters
Saman makineleri
chaffer
(i)., (f). pazarlik, cekisme; (f). pazarlik etmek, cekismek; alisveriste bulunmak, trampa etmek.
chaffer
1. pazarlık, 2. pazarlık etmek, çekişmek
CHAFFER
ÇEKİŞME
CHAFFER
ÇEKİŞMEK
CHAFFER
PAZARLIK
CHAFFER
PAZARLIK ETMEK
CHAFFINCH
İSPİNOZ
chaffinch
(i). ispinoz, (zool). Fringille coelebs.
chaffinch
ispinoz
chaffinch
sarıasma kuşu
chaffinch
sarıasma kuşu, sarıcık
chaffing dish
ocaklı sahan
CHAFING PLATE
Yastık saçı.Aşınmayı önlemek için vurulan ek saç.
chafing dish
sofrada yemegi isitmaya veya sicak tutmaya mahsus alttan isinan madeni cihaz.
Chafing dish
Şefing diş
chafing dish
yemek takımı
Chafing fatigue
Sürtünme yorulması
CHAGRIN
HAYAL KIRIKLIĞI
CHAGRIN
HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMAK
CHAGRIN
HÜSRAN
CHAGRIN
ÜMİDİNİ KIRMAK
CHAGRIN
ÜZMEK
CHAGRIN
ÜZÜNTÜ
CHAGRINED
KIRGIN
CHAGRINED
ÜZGÜN
chagrin
(i)., (f). uzuntu, keder, ic sikintisi, hayal kirikligi: (f). umidini kirmak, sikmak, uzmek.
chagrin
1. hayal kırıklığı, 2. üzüntü, keder, iç sıkıntısı, 3. ümidini kırmak, sıkmak, gücendirmek, küstürmek
chagrin
acı
chagrin
keder
chagrin
sıkmak
chagrin
üzmek
chagrin
v.üz:n.üzüntü
chagrined
üzgün
CHAIN
BOYUNDURUK
CHAIN
DİZİ
CHAIN
KAYIT ALTINA ALMAK
CHAIN
SERİ
CHAIN
SINIRLAMA
CHAIN
SİLSİLE
CHAIN
ZİNCİR
CHAIN
ZİNCİRE VURMAK
CHAIN
ZİNCİRLEMEK
CHAIN CONTROLLER
Kaplumbağa,demir zinciri bosası
CHAIN DOWN
Zincirle bağlamak.
CHAIN HOIST
Ceraskal
CHAIN LINK
Zincir baklası,halkası
CHAIN LOCKER
Zincirlik
CHAIN OF EVENTS
OLAYLAR DİZİSİ
CHAIN OF MOUNTAINS
DAĞ SİLSİLESİ
CHAIN PIPE
Zincir güverte loçası
CHAIN PREVENTERS
Bkz:Chain Bull
CHAIN PUMP
Çalparalı tulumba.
CHAIN REACTOR
ATOM REAKTÖRÜ
CHAIN SMOKER
SİGARA TİRYAKİSİ
CHAIN SPLICE
Zincir dikişi.Bir halatı bir zincire bağlamak için yapılan dikiş.
CHAIN STOPPER
1)Zincir bosa 2)Kastanyola
CHAIN STOPPER CLEW
Domuz tırnağı
CHAIN SWIVEL
Demir ile zincir arasındaki fırdöndü
CHAIN,BULL
Mantilya bosa zinciri.
CHAIN,TO HEAVE IN THE
Demir zincirini vira etmek.
CHAIR
BAŞKANLIK ETMEK
CHAIR
BAŞKANLIK MAKAMI
CHAIR
ELEKTRİKLİ SANDALYE
CHAIR
İSKEMLE
CHAIR
KOLTUK
CHAIR
KÜRSÜ
CHAIR
MAKAM
CHAIR
MAKAMA GEÇİRMEK
CHAIR
SANDÂLYE
CHAIR
SANDÂLYEYE OTURTMAK
CHAIR
YETKİ VERMEK
CHAIR
YÖNETMEK
CHAIRMAN
BAŞKAN
CHAIRMAN
REİS
CHAIRMAN
TEKERLEKLİ SANDALYE SÜRÜCÜSÜ
CHAIRMANSHIP
BAŞKANLIK
CHAIRPERSON
BAŞKAN
CHAIRWOMAN
KADIN BAŞKAN
CHAISE
HAFİF GEZİNTİ ARABASI
CHAISE LONGUE
ŞEZLONG
chain
(f). zincirlemek, zincirle baglamak; kayit altina almak, zaptetmek. chain down, chain up zincirle baglamak.
chain
1.zincir, 2.(olay, dükkân, dağ, vb. için) zincir, 3.zincirlemek, zincirle bağlamak, zincire vurmak, 4.elini kolunu bağlamak
chain
v.zincirle bağla:n.zincir
chain
v.zincirle:n.zincir
chain
zincir
Chain
zincir, silsile . f. zincirlemek, zincirle baglamak
chain
zincirlemek
Chain (except articulated link chain) and parts thereof
Zincirler (mafsallı bağlantı zinciri hariç) ve bunların parçaları
Chain adjusters for cycles
Bisikletler için zincir ayarlayıcılar
chain adjusting screw
zincir ayar vidası