Translate
"could"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
could
(bak). can.
could
1.( can eyleminin geçmiş biçimi olarak) -ebilirdi, -abilirdi, 2.(dolaylı anlatımda can in yerine) -ebilir, -ebileceği, 3.(olasılık belirtir) -ebilir, -abilir, 4.(rica belirtir) -ebilir, -abilir
could do something with one arm tied behind their back
(bunu ben) tek elimle yaparım
could do something with one hand tied behind their back
(bunu ben) tek elimle yaparım
could do with
ise fena olmaz
could do with
ise iyi olur
could I be excused?
(izninizle) gidebilir miyim/kalkabilir miyim?
could I be excused?
izninizi isteyebilir miyim?
could I be excused?
müsaadenizle gidebilir miyim/kalkabilir miyim?
could I be excused?
müsadenizi isteyebilir miyim?
could I buy you a drink?
sana bir içki ısmarlayabilir miyim?
could I call you back?
sizi sonra arasam olur mu?
could I call you?
ben sizi arayayım mı?
could I call you?
seni arayabilir miyim?
could I call you?
seni sonra arayabilir miyim?
could I call you?
sizi aramamda bir sakınca var mı?
could I call you?
sizi arayabilir miyim?
could I call you?
sizi sonra arayabilir miyim?
could I call you?
sizi sonra arayayım mı?
could I come in?
girebilir miyim?
could I come see you sometime?
bir ara seni görmeye gelebilir miyim?
could I get you something to drink?
sana bir içki ısmarlayabilir miyim?
could I give you a lift?
(arabayla) seni gideceğin yere bırakabilir miyim?
could I have a lift?
(arabayla) beni gideceğim yere bırakabilir misin?
could I have call you?
(sonra) sizi arasa olur mu?
could I have call you?
(sonra) sizi arayabilir mi?
could I have call you?
sizi arasın mı?
could I have call you?
sizi aratayım mı?
could I have the bill?
hesabı alabilir miyim?
could I have the check?
hesabı alabilir miyim?
could I have someone call you?
(birisi) sizi arasın mı?
could I have someone call you?
(sonra) sizi arasa olur mu?
could I have someone call you?
(sonra) sizi arayabilir mi?
could I have someone call you?
sizi aratayım mı?
could I help you?
size yardım edebilir miyim?
could I join you?
size katılabilir miyim?
could I leave a message?
not/mesaj bırakabilir miyim?
could I see you again?
seni tekrar görebilir miyim?
could I see you in my office?
seni ofisimde görebilir miyim?
could I see you in my office?
sizi ofisimde görebilir miyim?
could I speak to someone?
(telefonda) -ile görüşebilir miyim?
could I take a message?
bir notunuz varsa alabilir miyim?
could I take a message?
notunuzu alabilir miyim?
could I take your order?
siparişinizi alabilir miyim?
could I use your powder room?
tuvaletinizi kullanabilir miyim?
could i borrow your pen?
kaleminizi alabilir miyim?
could i call you back?
sizi sonra arasam olur mu?
could i help you?
yardım edebilir miyim?
could i help you?
yardımcı olabilir miyim?
could i join you?
sana katılabilir miyim?
could i join you?
size katılabilir miyim?
could i make a point here?
burada birşeye dikkat çekebilir miyim?
could i see you in my office?
seni ofisimde görebilir miyim?
could i see you in my office?
sizi ofisimde görebilir miyim?
could i use your powder room?
tuvaletinizi kullanabilir miyim?
could not be saved despite all medical efforts
yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamak
could not be saved despite all the efforts deployed by
yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamak
could we be friends
arkadaş olabilir miyiz
Could you advise us on a three day tour?
Önerebileceğiniz 3 günlük turunuz var mı?
Could you call this number for me, please?
Benim için bu numarayı arayabilir misiniz?
could you hold(, please)?
sizi hatta bekletebilir miyim?
could you introduce yourself?
bize kendini tanıtır mısın?
could you keep a secret?
sır tutabilir misin?
could you please show your face
yüzünü gösterir misin
could you please talk to me
lütfen benimle konuşur musun
Could you put me through to ?
Bana yı verebilir misiniz?
Could you recommend a reasonable?
Bana fazla pahalı olmayan bir önerebilir misiniz ?
Could you suggest any places of interest?
Bana ziyaret edebileceğim birkaç yer önerebilir misin?
Could you suggest rent a car company?
Bana bir araba kiralama şirketi önerebilirmisin?
Could you suggest some places of interest?
Gezilebilecek birkaç yer söyler misiniz?
could you teach me english?
bana ingilizce öğretir misin?
Could you tell me the way to?
’e nasıl gidebilirim ?
could you wait a second
bir dakika bekler misin