Translate
"did"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
did
(bak). do.
did
yap
did anybody see you take it?
onu alırken seni gören oldu mu?
Did anyone die?
Ölen var mı?
did anyone ever tell you’re so beautiful?
size çok güzel olduğunuzu söyleyen oldu mu hiç?
did he call you this morning?
seni bu sabah telefonla aradı mı?
did he call you this morning?
sizi bu sabah telefonla aradı mı?
did he phone you this morning?
sizi bu sabah telefonla aradı mı?
did he say where he is?
nerede olduğunu söyledi mi?
did he say where she is?
nerede olduğunu söyledi mi?
did I frighten you?
sizi korkuttum mu?
did I scare you?
sizi korkuttum mu?
did she call you this morning?
sizi bu sabah telefonla aradı mı?
did she phone you this morning?
sizi bu sabah telefonla aradı mı?
did you come all the way over here just to say you’re sorry?
tüm bu yolu benden özür dilemek için mi geldin?
did you eat today?
bugün yemek yedin mi?
Did you enter the contest
Yarışmaya girdin mi
Did you fight with others
Diğerleriyle kavga ettin mi
did you hate me?
benden nefret ettin mi?
did you just call me?
beni siz mi aradınız?
Did you miss the bus
Otobüsü mü kaçırdın, otobüse yetişemedin mi
did you remember to take your pills?
ilaçlarını almayı unutmadın değil mi?
did you see me today?
bugün beni gördün mü?
didactic
(konuşma ya da yazı) didaktik, öğretici, öğretsel
didactic
(s). ogretici, ogretsel, didaktik, ahlaki yonden egitici, bilgi verici. didactically (z). ogretici bir sekilde; ahlaki yonden egitmek icin fazlasiyla ustune duserek.
didactic
didaktik
didactic
öğretici
didactics
(i). ogretke, didaktik.
didactics
didaktik
didactics
öğretke, didaktik
didactive software
eğitici yazılım
diddle
(f). aldatmak, kandirmak, dolandirmak; bosuna vakit gecirmek, vakit oldurmek: kimildatmak, sarsmak.
diddle
1. dolandırmak, 2. aldatmak, yutturmak
diddle
aldatmak
diddle
dolandırmak
diddle
kandırmak
diddle
sarsmak
diddly
zerre kadar
diddlysquat
zerre kadar
Didier coke oven
Didier kok fırını
didn’t I tell you
ben sana dememiş miydim
didn’t i tell you
ben sana demedim mi
didn’t i tell you
ben sana dememiş miydim
dido
(i)., (k).dili tuhaflik.
dido
tuhaflık, muziplik
didy
(i)., (k).dili bebek bezi.
Didymium
Didimiyum (Praseodimiyum ile neodimiyumun doğal karışımı)
didymous
(s). (bot). (zool). iki es parcadan ibaret olan, cift buyuyen, ikiz.
didymous
ikiz