Translate
"ic"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
ic
ıc
icao
kis. International Civil Aviation Organization.
icarian sea
Ege denizi (eski bir isim).
icbm
kıtalararası roket
icbm
kis. Intercontinental Ballistic Missile ask. kitalararasi roket.
ice
1.buz, 2.dondurma, 3.dondurmak, buzla soğutmak, 4.buzla kaplamak, 5.kek, vb. üzerini şekerle kaplamak
ice
buz
ice
dondurma
ice
dondurmak
ice
v.dondur:n.buz
ice age
buzuk devri
ice age
buzul çağı
ice ax
buz baltası
ice axe
buz baltası
ice bag
buz torbası
ice bear
kutup ayısı
ice calorimeter
buz kalorimetresi
ice canopy
yığın buzla
ice cascade
buz çağlayanı
ice cave
buz ini, buzluk
ice cave
buz mağarası
ice chest
buzluk
ice cold
buz gibi
ice cream
dondurma
ice cream cone
dondurma külahı
ice creeper
buz nalçası
ice dyestuff
azoik boya
ice field
buzla
ice floe
deniz buzlası
ice fog
buz sisi
ice formation
buz oluşumu
ice free
buz tutmaz
ice hockey
buz hokeyi
ice house
buzhane
ice house
buzhane, buz deposu
ice jam
buz yığılması
ice machine
buz makinesi
ice machine
buz yapma makinası
ice mantle
buz ortüsü
ice mantle
buz örtüsü
ice mass
buz kütlesi
ice milk
buzlu süt
ice mine
buz mayını
ice pack
buz torbası
ice pack
buz torbası, buz kesesi, buz birikintisi
ice pick
buz kıracağı
ice plant
buzhane
ice plant
buzhane, buz fabrikası
ice point
donma noktası
ice point
donma noktası, buzlanma noktası
ice sheet
buz örtüsü
ice skate
buz pateni yapmak
ice skate
v.buz pateni yap:n.buz pateni
ice skater
buz patenci
ice storm
yağmuru yağar yağmaz donduran fırtına
ice tea
buzlu çay
ice water
buzlu su
iceberg
buzdağı
iceberg
buzdağı, aysberg
iceberg
i. buz adasi, buzdagi, aysberk.
iceberg tweeting
dokundurmalı tivit
iceboat
buz kayığı
iceboat
i. donmus nehir veya gol ustunden gecmeye mahsus yelkenli kizak.
icebound
çevresi buzla kaplı
icebound
s. etrafi buz ile cevrilmis (gemi); her tarafi donmus (liman).
icebox
1.buzluk, 2.buzdolabı
icebox
buzdolabı
icebox
i., A.B.D buzdolabi.
icebreaker
buzkıran
icebreaker
i. buzkiran; bir toplantida insanlari birbirine kaynastirmak icin vasita.
icecap
buzul
icecap
buzul, buz örtüsü, buz tabakası
icecap
i. genis buz tabakasi, buzul.
icecold
buz gibi
icecold
s. buz gibi.
ice-cold
buz gibi
iced
buzlu, buzlanmış
iced
v.dondur:adj.buzlu
iced coffee
buzlu kahve
iced tea
buzlu çay
iced tea spoon
buzlu çay kaşığı
iced water
buzlu su
icefall
buz çağlayanı
ice-free
1. buz tutmaz, 2. buzsuz
icehouse
i. buz deposu.
ice-house
buz deposu
iceland
i. Islanda adasi. Iceland moss soguk memleketlere mahsus yenebilen bir cins liken, Islanda likeni, cigerotu, bot. Cetraria islandica. Iceland spar min. Islanda necefi. Icelander i. Islandali. Icelan’dic s., i. Islanda’ya mahsus; i. Islanda dili.
iceland
islanda
icelandic
islanda dili
icelandic low
izlanda alçağı
iceman
buz satıcısı
iceman
buz satıcısı, dondurmacı
iceman
i. buz saticisi.
ice-out
buzun yok olması
ichneumon
firavunfaresi, yer köpeği
ichneumon
i. firavunfaresi, zool. Herpestes ichneumon. ichneumon fly tirtir, zool.Ichneumon.
ichneumon fly
tırtır
ichnography
i., mim. bir binanin temel plani, zemin plani; boyle planlari cizme sanati.
ichor
cerahat
ichor
i., mit. tanrilarin damarlarinda kan yerine dolasan eter nev’inden bir sivi; tib. irin, cerahat ichorous s. irinli.
ichor
irin, cerahat
ichthyo
onek balik.
ichthyo-
(önek) balık
ichthyoid
balık gibi
ichthyoid
s., i. balik gibi, baliga benzer; i. baliga benzer herhangi bir hayvan.
ichthyologist
balıkbilimci
ichthyology
balıkbilim
ichthyology
i. zoolojinin baliklar bahsi. ichthyologist i. balik bilgisi uzmani.
ichthyophagist
sadece balıkla beslenen kimse
ichthyophagous
balık yiyen
ichthyosaur
, ichthyosaurus i. fosil halinde bulunup kismen baliga ve kismen kertenkeleye benzeyen buyuk bir deniz hayvani.
icicle
buz
icicle
i.buz, buz sacagi, buz salkimi.
icicle
saçak buzu, buz salkımı
icily
1. soğuk bir şekilde, 2. soğuk bir tavırla
icily
z. soguk bir tavirla.
iciness
i. buz gibi olma, cok soguk olma: sogukluk.
iciness
soğukluk
icing
buzlanma
icing
i. pasta ve kek uzerine veya icine surulen sekerli krema.
icing
n.şekerli krema:v.dondur:prep.dondurarak
icing
şekerli krema
icing level
donma seviyesi
icing sugar
pudraşeker
icj
kis. International Court of Justice.
ickiness
çok kötü olma
icon
, eikon i. Ortodoks kilisesinde azizlerin resmi, ikon; resim, heykel. icon’ic s. azizlerin resimlerine ait.
icon
dini resim
icon
ikon
icon
ikon, simge
icon
kutsal kişilerin resmi, ikon
icon
simge
icon bar
simge çubuğu
iconic interface
simgeli arayüz
iconic memorization
kalıcı görüntü
iconium
i. Konya’nin eski ismi.
iconize
simgeleştirmek
iconize, to
ikonlaştırma
iconoclasm
gelenek veya kurumlara karşı çıkma
iconoclasm
gelenek veya kurumlara saldırma
iconoclasm
ikon düşmanlığı
iconoclasm
yerleşmiş geleneklere karşı çıkma
iconoclast
gelenek veya kurumlara karşı çıkan kimse
iconoclast
gelenek veya kurumlara saldıran kimse
iconoclast
putkıran
iconoclast
yerleşmiş gelenekleri hiçe sayan
iconoclastic
yerleşmiş geleneklere karşı çıkan
iconoclasticism
dini sembollere karşı çıkma
iconoclasticism
geleneklere karşı çıkma
iconographic
dini konu ile ilgili