Translate
"internal"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
internal
dahili, iç
internal
iç
internal
iç; içsel
internal
içsel
internal
içten
internal action
iç etki
internal affairs
içişleri
internal angle
iç açı
internal brake
iç fren
internal bus
iç veriyolu
internal capacitance
iç kapasite
internal capacity
iç kapasite
internal circuit
iç devre
internal combustion
içten yanmalı
internal combustion engine
iç yakımlı makina
internal combustion engine
içten yanmalı motor
internal command
iç komut
internal conversion
iç dönü şüm
internal conversion
iç dönüşüm
internal data
içsel veri
internal data representation
iç veri gösterimi
internal data structure
dahili veri yapısı
internal data transfer
içsel veri transferi
internal debt
iç borç
internal defect
iç kusur
internal diameter
iç çap
internal division
iç bölme
internal drive
iç disk sürücü
internal driver
iç sürücü
internal ear
iç kulak
internal energy
iç enerji
internal erosion
dahili erozyon
internal error
iç hata
internal excitation
içsel uyarma
internal fertilization
iç döllenme
internal filter
akvaryum içinde kullanılan filtrelere verilen genel isim
internal fissure
iç yarık
internal floppy drive
iç disket sürücü
internal friction
iç sürtünme
internal gear
iç dişli
internal grinding
iç silindirik taşlama
internal handover
dahili hücresel arası aktarma
internal hard disk
içsel katı disk
internal ımmunity
dahili bağışıklık
internal impedance
iç empedans
internal indicator
iç gösterge
internal input
içsel girdi
internal input impedance
iç giriş empedansı
internal input resistance
iç giriş direnci
internal interrupt
iç kesinti
internal labelling
iç etiketleme
internal library
iç kitaplık
internal medicine
dahiliye
internal memory
iç bellek
internal migration
iç göç
internal mould
iç kalıp
internal operation
iç işlem
internal organ
iç organ
internal output impedance
iç çıkış empedansı
internal output resistance
iç çıkış direnci
internal parking guidance system
Dahili otopark yönlendirme sistemi
internal phoneme
içses
internal point
iç nokta
internal pressure
iç basınç
internal production control
iç üretim denetimi
internal resistance
iç direnç
internal revenue
devlet geliri
internal rotation
internal rotasyon
internal shoe brake
içten pabuçlu fren
internal space
iç boşluk
internal storage
iç bellek
internal store
iç bellek
internal stress
iç gerilme
internal structure
iç yapı
internal structure
iç yapı, iç bünye
internal temperature
iç sıcaklık
internal timer
iç zamanlayıcı
internal trade
iç ticaret
internal understanding
içsel anlama
internal use only
sadece kurum içi kullanım için
internal variable
iç değişken
internal voltage
iç gerilim
internalization
özümseme
internalization of network externalities
şebeke dışsallıklarının içselleştirilmesi
internalize
özümsemek
internally
dahili olarak, içten, iç tarafta
internally
içten
internally displaced people
ülke içi mülteci
internally generated input
iç kaynaklı girdi
internally heated furnace
içten ısıtmalı fırın
internally held public debt
ülke halkının satın almış olduğu devlet tahvili, hazine bonosu vb devlet borçlanma araçları
internally stored program
belleğe yüklü program
internally tangent circle
içten teğet çember