Translate
"outer"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
outer
dış
OUTER
DIŞARIDAKİ
outer
dışsal
OUTER
HARİCİ
outer
harici, dış, dıştaki
outer
s., i. distaki; disaridaki; i. hedef merkezi cevresindeki dairenin dis kismi.outer space yildizlar ve gezegenler arasindaki boslukc outermost s. en distaki.
OUTER BOARDING STATION
Gemi limana gelince sahil sağlık personelinin gemiye çıkacağı yer.
Outer Cap
Dış kapak
Outer Carton
Kutu
Outer casing
Türbin dış gövdesi
Outer casing base
Türbin dış gövdesinin alt yarısı
Outer cover
Dış kapak
outer cover
dış örtü
outer cover; roof (of hive); tele cover
kovanın üstü
Outer diameter
Dış çap
outer ear
dışkulak
Outer electrons
Dış eksicikler; dışelektronlar (atom)
outer marker (OM)
dış marker
outer orientation
dış yöneltme
Outer Package
Dış ambalaj
outer planet
dış gezegenler
Outer race
Dış bilezik (bilyalı yataklarda)
Outer roller bearing
Dış masuralı rulman
Outer Seal
Dış conta
Outer seal ring
Rotor dış sızdırmazlık çemberi, dış sızdırmazlık bileziği
outer shell electron
dış kabuk elektronu
outer sole
ayakkabı tabanının en dış bölümü
Outer soles and heels of plastics
Dış taban ve topuklar, plastikten
Outer soles and heels, of rubber
Dış taban ve topuklar, kauçuktan
outer space
uzay
outer space
yıldızlar ve gezegenler arasındaki boşluk
outer surface of the member
elemanın dış yüzeyi
outer world
dış dünya
outermost
en dıştaki
outermost
en dıştaki, en uzaktaki
OUTERMOST
EN UZAK
Outermost regions
Çevre dışı bölgeler
outer-sole
ayakkabı tabanının en dış bölümü
outer-sphere reaction
dış-küre tepkimeleri
Outerwear
Dış giyim