Meaning of
"Kama"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
kama
sheath
KAMA
STILETTO
kama
dagger
KAMA
FID
Kama
Trench knife
kama
poniard
KAMA
COTTER
kama
wedge
Kama
Wedges
kama
spline
kama
cleat
kama
dirk
kama
key
kama ( takoz, kıskı, sıkıştırma)
wedge
kama açısı
tool normal wedge angle
kama aksı
key shaft
kama biçiminde
cuneiform
kama gövdesi
breech block
kama gövdesi
breechblock
kama ile delme
poniarding
KAMA İLE YARMAK
WEDGE
kama mili arka yatağı
camshaft rear bearing
kama oluğu
key groove
kama oluğu açma makinesi
keyseating machine
Kama oluğu kumpası
Keyway caliper
Kama oluğu, kama yuvası
Key groove
Kama oluğu, kama yuvası
Key seat
Kama oluğu, kama yuvası
Key way
kama şeklinde
cuneate
KAMA ŞEKLİNDE
CUNEIFORM
kama şeklinde
cuneiform
kama şeklinde olan
gladiate
kama şeklinde yaprak
cuneate leaf
kama tanım bölgeli
wedge support
kama yatağı
key seat
kama yatağı, kama yuvası
keyway
kama yuvası, kama oluğu
keyway
Kama yuvası, zıvana
Spline
kama, ara sacı, şim, layner
shim
kama, çivi, kopilya
cotter
Kama, hançer
Dagger
kama, takoz, sıkmak, sıkıştırmak
Wedge
Kama, topun kuyruk kapağı (ask.)
Breechblock
Kama, zivana
Feather
Kamalama
Wedging
Kamalama makinası
Dowel machine
Kamalar
Wedges
kamalı bağlantı
key coupling
kamalı civata
cotter bolt
kamalı pim
cotter pin
Kamalı pimler
Cotter pins
Kamalı pimler, kopilyalar ve benzeri yivsiz eşyalar, demir veya çelikten (rondelalar, perçinler hariç)
Iron or steel cotters and cotter-pins and similar non-threaded articles (excluding washers, rivets)
Kamalı şalter (elekt.)
Knife switch
KAMARA
CABIN
kamara
cabin
Kamara bölümü.Kamarot,aşçı vb. oluşturduğu personel.
CATERING DEPARTMENT
Kamara gözetleme deliği (cam)
Pit door
Kamaralarda saç levhanın yaratacağı terlemenin etkisini önlemek için saç levha üzerine vurulan tahta kaplama.
SWEAT BOARD
kamarot
cabin boy
KAMAROT
STEWARD
KAMAROT
STEWARDESS
kamarot
purser
KAMAROTLUK
STEWARDSHIP
kamasit
kamacite
Kamasit (Göktaşlarındaki Ni-Fealaşımı)
Kamacite
kamaştırıcı ışık dargın bakış
glare
kamaştırıcı yansıtıcı
confusion reflector
kamaştırma
dazzle
kamaştırmak
blear
kamaştırmak
blind
kamaştırmak sersemletmek
daze
kamaştırmak, sinirlendirmek
set on edge
Kamataşı; titanit
Sphene (Titanite)
Kamataşı;Titanit
Titanite (Sphene)