Meaning of
"N"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
NÜFUZLU KİMSE
A BIG WHEEL
nerede ise
a few ticks
NAZİKLİK
AFFABILITY
NEZAKET
AFFABILITY
nezaket
affability
nezaket, tatlılık
affability
nezaket
affability affableness
nazik
affable
nezaket
affableness
nezaket, naziklik, hoşluk
affableness
nezaketle
affably
NUMARASI YAPMAK
AFFECT
NAZ
AFFECTATION
NUMARA
AFFECTATION
naz
affectation
NUMARACI
AFFECTED
NUMARACI
AFFECTING
n.etkileyici:v.etkile:prep.etkileyerek
affecting
NİŞAN
AFFIANCE
NİŞANLANMAK
AFFIANCE
NİŞANLI
AFFIANCED
nişan
affiance
nişanla
affiance
nişanlamak
affiance
ne de olsa
After all
neticede, her şeye rağmen, yine de, sonunda
after all
Nihayet
After all
nedensiz kavga, çatışma, saldırı
aggression
n.yaşlanma:v.yaşlan:prep.yaşlanarak
aging
n.yaşlanma:v.yaşlandır:prep.yaşlandırarak
aging
ne olumlu ne de olumsuz (cevap vb)
agnostic
ne olumlu ne de olumsuz (cevap vb)
agnostical
n.işkence ediş:v.işkence et:prep.işkence ederek
agonizing
nesneağında yapay zekâ
AI in the connected world
NOT
AIDE-MEMOIRE
NİŞAN ALMA
AIM
NİŞAN ALMAK
AIM
NİYET
AIM
NİYET ETMEK
AIM
NAĞME
AIR
NEFES BORUSU
AIR-TUBE
NEŞELİ
AIRY
n.rahatsızlık:v.rahatsız ol:prep.rahatsız olarak
ailing
nişan almak
aim
niyet
aim
nişan almak
aim at
niyet et
aim at
nişan dairesi
aiming circle
nişan hattı
aiming line
nişan noktası
aiming point
ne yapacağını bilmez şekilde
aimlessly
nağme
air
nefes
air
n.hava alma:v.havalandır:prep.havalandırarak
airing
n.korku veren:v.alarm ver:prep.alarm vererek
alarming
NAFAKA
ALIMONY
n.yabancılaşma:v.yabancılaş:prep.yabancılaşarak
alienating
n.iniş:v.kon:prep.konarak
alighting
n.sıraya koyma:v.sıraya koy:prep.sıraya koyarak
aligning
nafaka
aliment
nafaka
alimony
Nafaka alacakları
Alimony receivables
Nafaka
Alimony, allowance, alimonia
ne var ne yoksa
all
neredeyse
All but
neticede, sonuçta
all in all
normal, beklendiği gibi
all in the day’s work
Ne olursa olsun
All the same
NUTUK
ALLOCUTION
nutuk
allocution
n.çekici:v.cezbet:prep.cezbederek
alluring
nerede ise
almost
neredeyse
almost
neredeyse 3 yıl önce
almost 3 years ago
neredeyse demek tamam demek değildir
almost doesn’t count
nam-ı diğer
also known as
n.değişim:v.değiş:prep.değişerek
altering
nöbetleşe yapmak
alternate
nöbetleşe, sıra ile
alternately
n.değişen:v.değiş:prep.değişerek
alternating
nesil değişimi
alternation of generations
NEFESLİ BİR ÇALGI
ALTHORN
Ne yapacağımı bilmiyorum
am at my wit’s end
NERGİS ZAMBAĞI
AMARYLLIS
nergiszambağı
amaryllis
n.şaşırtıcı:v.şaşırt:prep.şaşıratarak
amazing
ne olduğu belirsiz
ambiguous
NEFİS
AMBROSIAL
nefis, enfes, mükemmel
ambrosial
n.miktarında:v.kadar et:prep.kadar
amounting
nazarlık
amulet
Nazarlık; Muska
Amulet
NEŞELENDİRMEK
AMUSE
n.eğlendirici:v.eğlendir:prep.eğlendirerek
amusing
NİŞASTA
AMYL
nişastalı
amylaceous
NİŞASTAYA BENZER
AMYLACEOUS
Nişastalaşma
Amylogenesis
nişastalı
amyloid
Nişastanın şekere dönüşümü
Amylolysis
nişasta
amylum
normal bir insan
an ordinary human being
NARKOZCU
ANAESTHETIST
NARKOZ VERMEK
ANAESTHETIZE
narkozcu
anaesthetist
n.inceleme:v.incele:prep.inceleyerek
analysing
n.çözümleyiş:v.çözümle:prep.çözümleyerek
analyzing
NEFRET EDİLEN ŞEY
ANATHEMA
nesep
ancestor
necator americanus
ancylostoma americanum
neticede
And consequently
ne demek istiyorsun?
and your point is?
narkozcu
anesthesiologist
narkoz ilmi
anesthesiology
narkozitör
anesthetist
narkoz vermek, uyuşturmak
anesthetize
n. balık avlama:v.balık avla:prep.avlayarak
angling
normandiyalı
anglo norman
nefes darlığı
anhelation
NEŞELENDİRMEK
ANIMATE
NEŞELİ
ANIMATE
NEŞELİ
ANIMATED
NEFRET
ANIMOSITY
NEFRET
ANIMUS
neşeli
animate
n.canlandıran:v.canlandır:prep.canlandırarak
animating
negatif iyon
anion
n.sertlik verme:v.sertleştir:prep.sertleştirerek
annealing
normalleştirme tavı, menevişleme
annealing
notlarla açıkla
annotate
NOT
ANNOTATION
n.notlandırma:v.not ver:prep.notlandırarak
annotating
notlarla açıklama
annotation
n.sinirlendirme:v.sinirlendir:prep.kızdırarak
annoying
normal olmayan, anormal
anomalous
NEFRET
ANTIPATHY
nice ve cannes arasında bulunan bir fransız sahil kasabası
antibes
nedensel olmayan dizge
anticipative system
nefret
antipathy
Nasıl olursa olsun
Any old how
Ne olursa olsun
Any old thing
Ne zaman isterseniz
Any time you want
ne zaman istersen
any time!
nasıl olsa
anyhow
NE OLURSA OLSUN
ANYHOW
ne olsa
anything
ne zaman istersen
anytime you want
nasıl olsa
anyway
ne olursa olsun
anyway
nerede olursa olsun
anywhere