Meaning of
"Tabi"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
Tabi
Of course
TABİ
SUBJECT
TABİ
SUBJECT TO
tabi
incident
TABİ
SUBORDINATE
tabi
subordinate
tabi
appurtenant
TABİ
ADJECTIVE
tabi
consequent
TABİ
DEPENDANT
TABİ
DEPENDENT
tabi kılmak
subject
tabi kılmak
subjugate
tabi ki, burada birkaç arkadaşım var, ancak gerçek bir arkadaşım yok
of course, I have a few friends here, but I don’t have a true friend
TABİ OLAN
AMENABLE
tabi olma
dependency
TABİ OLMAK
BE LIABLE TO
TABİ OLMAK
BE SUBJECT TO
tabi olmak
be tied to
Tabi olmak
To be subject
TABİ OLMAK
DEPEND
tabi tutmamak (bir kimseyi kura/yasa vb’ne)
waive
Tabi üye olmak
To be an ex officio member
tabiat
disposition
tabiat
property
tabiat
antipodes
tabiat
metal
TABİAT
CHARACTER
TABİAT
PAN
tabiat
spirit
TABİAT
NATURE
tabiat
temper
tabiat
habit
tabiat
tenor
tabiat ana
Mother Nature
tabiat bilgisi
natural history
tabiat bilgisi uzmanı
naturalist
tabiat bilgisi, doğa bilgisi
natural history
tabiat huy
temper
tabiata uygun
naturalistic
tabiatına aykırı olmak
go against the grain
tabiatında var olan
inherent
tabiatında var olan
elemental
tabiatında var olan. be inherent in a thing bir şeyin aslında veya tabiatında mevcut bulunmak. inherently tabiatında, doğal olarak, doğuştan, inherited: irsi, kalitsal, miras kalan
Inherent
tabiatıyla
In the nature of things
Tabiatiyle
By nature
tabiatlı
natured
tabiattaki modelleri inceleyip bu tasarımları taklit ederek veya bunlardan ilham alarak insanların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan bilim dalı
biomimicry
tabiatüstü
supernatural
Tabii
It’s possible
tabii
of course
TABİİ
NATURAL
tabii afetler
natural disasters
Tabii aşındırıcılar
Natural abrasives
Tabii bal
Natural honey
Tabii bir şey
Matter of course
tabii bu sadece bir tahmin
what do I know
Tabii dokuma elyafları
Natural textile fibres
Tabii elyaflardan mamul dokuma, örgü ve dikiş iplikleri
Textile yarn and thread of natural fibres
Tabii elyaflardan mamul örgü ve dikiş iplikleri
Sewing thread and yarn of natural fibres
tabii haklar
natural rights
Tabii ham potasyum tuzları
Crude natural potassium salts
tabii iş bölümü
natural division of labour
Tabii kalsiyum
Natural calcium
Tabii kalsiyum alüminyum kalsiyum fosfat ve tabii potasyum tuzları
Natural calcium, aluminium calcium phosphate and crude natural potassium salts
Tabii kauçuk
Natural rubber
Tabii kauçuk özü
Natural latex
Tabii kaynak suyu
Natural water
tabii ki
Of course
Tabiî ki
Of course
tabii ki, söylemeye gerek yok
needless to say
tabii ölüm
natural death
Tabii süngerler
Natural sponges
Tabii toprak drenajı
Natural drainage
tabii, elbette
be my guest
Tabiiyet değiştirmek
Expatriate
tabip
doctor
TABİR
WORD
tabir
idiom
TABİR
EXPRESSION
tabir
expression
TABİR
PHRASE
tabir
locution
tabir
saying
tabir
parlance
tabir caizse
So to say
Tabir caizse
So to speak
tabir caizse, yani
so to speak
Tabirince
In terms of
tabiyat
nature
tabiye
tactics
TABİYECİ
TACTICIAN
tabiyetsiz kişi
stateless person
tabiyeye ait
Tactical