Meaning of
"birisi"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
birisi
any
birisi
anyone
BİRİSİ
ONE
birisi
somebody
birisi
someone
birisi hakkında bilgi edinmek
inquire about (a thing)
birisi hakkında kötü düşüncelere sahip olmak
think ill of someone
birisi için bayram yapmak
make much of somebody
birisi öğrensin diye bir şarkının ritmini yapmak/taklit etmek
drum out
birisi ya da bir konu hakkında olmak
be all about somebody/something
Birisi zili çalıyor
Someone is ringing the bell
birisinden sonra şirketin başına geçmek
head the company after someone
birisine (evini) satmaktan vazgeçip daha fazla para veren başka birisine satmak
gazump
birisine bir şey için teşekkür etmek
thank someone for something
birisine elveda demek
bid adieu to someone
birisine saygı ve selam göndermek
give props
birisine şans vermek
take a chance on someone
birisine şapka çıkarmak
take off one’s hat to sb
birisine tutunmanın ne demek olduğunu bilirim
i know what it’s like to hold on to someone
birisine tutunmanın ne demek olduğunu bilirim
I know what it’s like to hold on to someone
birisine verip veriştirmek
give sb a good dressing-down
birisini arabasına almak
give sb a lift
birisini kendi başına bırakmak
leave someone by oneself
birisini seviyor musun
do you love someone
birisini veya birilerini gizlice dinlemek
eavesdrop
birisini yalnız bırakmak
leave somebody alone
birisinin (özellikle aşk konularında) sırrını açtığı kimse
confidant
birisinin ailesinden kimseler
kinsfolk
Birisinin arazisine izinsiz girmek
To trespass
birisinin arkasından, gıyabında
behind ones back
birisinin ekmeğine yağ sürmek
play into sb’s hands
Birisinin emrine amade
At the disposal of
Birisinin hükmü/nüfuzu altında
Under someone’s thumb
birisinin kafasını şişirmek
talk one’s head off
birisinin ne demek istediğini anlamak
catch somebody’s drift
birisinin ne demek istediğini anlamak
catch the drift
birisinin ne demek istediğini anlamak
get somebody’s drift
birisinin ne demek istediğini anlamak
get someone’s drift
birisinin ne demek istediğini anlamak
get the drift
birisinin parası olup olmadığından emin olmak
see the color of someone’s money
birisinin topluma ilk defa tanıtılması
debut
birisinin tüm parasını çalmak
steal one’s money all away
birisinin tüm zamanını ve ilgisini ele geçiren (kimse)
engrossing
birisiyle (bir konu ya da bir kişi) hakkında tartışmak
confer about (someone or something)
birisiyle aynı eve taşınmak
move in with someone
birisiyle aynı görüşte/düşüncede olmamak
beg to differ with someone
birisiyle görüşmeye devam etmek
keep/continue dating
Birisiyle günaşırı nöbetleşe
Day and day about
birisiyle iyi ilişkiler içinde olmak
be on good terms with someone
birisiyle samimi/dostça sohbet etmek
have a heart-to-heart talk
birisiyle savaşmak
levy war on
birisiyle tanışmanı istiyorum
i would like to introduce you to someone
birisiyle tanışmanı istiyorum
i would like you to meet someone
birisiyle tanışmanızı istiyorum
i would like to introduce you to someone
birisiyle tanışmanızı istiyorum
i would like you to meet someone