Meaning of
"boylam"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
boylam
meridian
BOYLAM
LONGITUDE
boylam
longitude
boylam çizgisi
line of longitude
boylam dairesi
circle of longitude
boylam denklemi
longitude equation
boylam etkeni
longitude factor
boylam farkı
longitude difference
boylam farkı
difference of longitude
boylam sinyali
longitude signal
boylam terimi gravite formulü
longitude term gravity formula
boylamak
land
Boylamasına
lengthwise
BOYLAMASINA
LONGITUDINAL
boylamasına
longitudinal
Boylamasına alan
Longitudinal field
Boylamasına eksen;boy ekseni
Longitudinal axis
boylamasına eşlik
longitudinal parity
boylamasına eşlik denetimi
longitudinal parity check
Boylamasına etkilere karşı koyabilen en üst devamlı güverte.
STRENGHT DECK
Boylamasına göze(kereste)
Longitudinal cell
Boylamasına içyapı
Longitudinal microstructure
boylamasına kayıt denetimi
longitudinal record check
Boylamasına kesit
longitudinal section
Boylamasına kirişler
Longitudinal girders
Boylamasına küresel sapınç (optik)
Longitudinal spherical aberration
Boylamasına park
lengthwise parking
Boylamasına yarılma
Longitudinal splitting
BOYLAMSAL
LONGITUDINAL
boylamsal ayırım
longitudinal separation
boylamsal büyüme
longitudinal magnification
boylamsal kromatik aberasyon
longitudinal chromatic aberration