Meaning of
"HATIR"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
HATIR
RESPECT
hatır
memory
hatır
mind
hatır
sake
hatır hutur yemek
munch
hatır kırıcı, nezaketsiz, ters, aksi
disobliging
Hatır senedi
Accommodation bill
hatır senedi
accommodation draft
hatır senedine taraf olan kişi
accommodation party
HATIR, UĞRUNA
Sake
HATIRA
COMMEMORATIVE
HATIRA
HEIRLOOM
hatıra
memento
HATIRA
MEMORY
hatıra
indelible
HATIRA
TOKEN
HATIRA
SURVIVAL
hatıra
trophy
HATIRA
SOUVENIR
hatıra
souvenir
HATIRA
RECOLLECTION
hatıra
recollection
HATIRA
RELIC
hatıra
keepsake
hatıra
remember
hatıra
remembrance
hatıra
reminiscence
HATIRA DEFTERİ
DAYBOOK
HATIRA DEFTERİ
DIARY
HATIRA EŞYA
REMEMBRANCE
Hatıra plaketleri
Memorial tablets
hatıra, estelik
memento
hatıra, yadigar, estelik
keepsake
HATIRALAR
REMEMBRANCES
HATIRALARDAN SÖZ ETMEK
REMINISCE
hatıralarla ilgili şey
reminiscent
HATIRDA TUTMAK
BEAR IN MIND
HATIRDA TUTMAK
KEEP IN MIND
HATIRDA TUTMAK
REMEMBER
Hatırı için
Out of regard to
Hatırı için
Out of respect to
hatırı için
For the sake of
HATIRI SAYILIR
ESTEEMED
HATIRI SAYILIR
REPUTABLE
HATIRI SAYILIR
RESPECTABLE
HATIRI SAYILIR
RESPECTED
hatırı sayılır
considerable
HATIRI SAYILIR
PRINCELY
HATIRI SAYILIR ÖLÇÜDE
CONSIDERABLE
hatırı sayılır sayıda insan
considerable number of people
Hatırım için
For my sake
Hatırımda kaldığına göre
As near as I remember
Hatırımdayken
While I think of
hatırına Geçmiş günlerin hatırı için
For old’s sake
hatırına gelmek
come to mind
hatırına gelmek
occur one
hatırına gelmek
cross one’s mind
hatırında tutmak
have in mind
HATIRINDAN ÇIKMAK
FORGET
HATIRINDAN ÇIKMAK
ESCAPE
hatırını kır
disoblige
HATIRINI KIRMAK
DISOBLIGE
hatırını kırmak, yardımı reddetmek
disoblige
Hatırınız kalmasın
With all due defer to you
hatırla
bear in mind
hatırla
occur to
hatırla
remember
Hatırladığıma göre
To the best of my recollection
hatırlama
anamnesis
hatırlama
recall
hatırlama
recollect
HATIRLAMA
RECOLLECTION
HATIRLAMA
REMINISCENCE
hatırlama
reminiscence
hatırlamak
reproduce
HATIRLAMAK
CALL TO MIND
HATIRLAMAK
CALL UP
hatırlamak
think
hatırlamak
bethink
Hatırlamak
To recall, to remember,
HATIRLAMAK
RECALL
HATIRLAMAK
RECAPTURE
HATIRLAMAK
RECOLLECT
HATIRLAMAK
RECUR
hatırlamak
remember
hatırlamak, hatırda tutmak, unutmamak, hatıra getirmek, anmak, yad etmek
Remember
hatırlamak, hatırlatmak
call to mind
hatırlamasını sağlamak, hafızasını tazelemek
jog sb’s memory
hatırlanabilir
recollective
hatırlanacak
notable
Hatırlanmalıdır ki
It must be born in mind that
HATIRLANMASI ZOR
FORGETTABLE
HATIRLANMASI ZOR
SLIPPERY
HATIRLANMASI ZOR
IMMEMORIAL
HATIRLANMAYA DEĞER
MEMORABLE
HATIRLANMAYA DEĞER ŞEYLER
MEMORABILIA
hatırlanmaya değer şeyler
memorabilia
hatırlat
call up
hatırlat
call upon
HATIRLATAN
EVOCATIVE
HATIRLATAN
REDOLENT
HATIRLATAN
REMINDING
HATIRLATAN
REMINISCENT
HATIRLATAN ŞEY
REMINISCENCE
hatırlatan şey
reminiscence
HATIRLATICI
MEMORIAL
HATIRLATICI
SUGGESTIVE
hatırlatıcı
remindful
HATIRLATICI İPUCU
MNEMONIC
hatırlatıcı şey
prod
HATIRLATICI ŞEY
REMINDER
hatırlatıcı şey
reminder
HATIRLATMA
SUGGESTION
HATIRLATMA
RECALL
Hatırlatma
Reminder
HATIRLATMAK
INVOKE
HATIRLATMAK
EVOKE
hatırlatmak
prompt
HATIRLATMAK
CALL TO MIND
HATIRLATMAK
BE EVOCATIVE OF
HATIRLATMAK
PUT SMB. IN MIND OF
Hatırlatmak
To remind
HATIRLATMAK
CONJURE UP
HATIRLATMAK
ECHO
HATIRLATMAK
RECALL
HATIRLATMAK
BRING BACK
HATIRLATMAK
BRING TO MIND
HATIRLATMAK
REMIND
HATIRLATMAK
REMIND OF
hatırlatmak
remind
hatırlatmak, aklına getirmek
strike a cord
hatırlatmak, aklına getirmek
remind
hatırlatmak, hatırına getirmek. reminder hatırlatma
Reminded
hatırlattığın için teşekkür ederim
thank you for reminding me
hatırlattığın için teşekkür ederim
thanks for reminding me
hatırlattığınız için teşekkür ederim
thanks for reminding me
hatırlayama
be unable to remember
hatırlayamamak
disremember
HATIRLAYAN
REMINISCENT
hatırşinas
affable