Meaning of
"boğa"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
BOĞA
Ox
BOĞA
TAURINE
boğa
bull
boğa ağılı
bullpen
boğa burcu
taurus
boğa burcu
taurus the bull
Boğa dölü
Bulls’ semen
BOĞA GİBİ
BULLISH
BOĞA GÜREŞÇİSİ
MATADOR
BOĞA GÜREŞÇİSİ
TOREADOR
boğa güreşçisi
torero
BOĞA GÜREŞÇİSİ
BULLFIGHTER
boğa güreşçisi
bullfighter
boğa güreşçisi, matador
matador
BOĞA GÜREŞİ
BULLFIGHT
BOĞA GÜREŞİ
BULLFIGHTING
boğa güreşi
bullfight
boğa güreşi alanı
bullring
boğa güreşinde boğa öldürülmeden önceki son aşama
faena
boğa otu
buffalo grass
Boğa piyasası
Bull market
boğa yaprağı, karnı yarık
fleawort
boğa yılanı
gopher snake
Boğabaşı (tuğla)
Bull header
Boğaca öksürüğü.
WHOOPING COUGH
boğak
angina
Boğak, hunnak, şiddetli öksürük(tıp)
Croup
boğan
choker
BOĞAN KİMSE
CHOKER
BOĞAN ŞEY
CHOKER
boğan şey/kimse, dik yaka
choker
BOĞANOTU
MONKSHOOD
BOĞARAK İDAM
GAROTTE
BOĞARAK İDAM
GARROTE
BOĞARAK İDAM
GARROTTE
BOĞARAK İDAM ETMEK
GAROTTE
BOĞARAK İDAM ETMEK
GARROTE
BOĞARAK İDAM ETMEK
GARROTTE
BOĞARAK ÖLDÜRMEK
STRANGLE
BOĞARAK ÖLDÜRMEK
SMOTHER
BOĞARAK ÖLDÜRMEK
CHOKE
BOĞARAK ÖLDÜRMEK
SCRAG
boğata suyu
leach
boğaya benzeyen
bullish
boğaz
pass
boğaz
passage
boğaz
maw
boğaz
larynx
boğaz
throat
BOĞAZ
THROTTLE
BOĞAZ
STRAIT
boğaz
strait
BOĞAZ
PHARYNGAL
boğaz
gate
boğaz
fauces
BOĞAZ
CONSTRICTION
boğaz
constrict
BOĞAZ
SWALLOW
BOĞAZ
GORGE
BOĞAZ
MOUNTAIN PASS
boğaz
mouth
BOĞAZ
BOSPHORUS
BOĞAZ
SOUND
Boğaz
Grooves
BOĞAZ
NECK
BOĞAZ
GULLET
BOĞAZ
JUGULAR
boğaz , sıkıntı, dar yer, geçit
Strait
boğaz ağrısı
sore throat
Boğaz ağrısı (tıp)
Sore throat
boğaz boğaza gelmek
fly at one anothers throats
Boğaz derinliği (elektrot kaynak)
Throat depth
boğaz geçit aşmak
pass
boğaz gırtlak dar
gorge
Boğaz hastalıkları bilimi(tıp)
Laryngology
boğaz ile ilgili, boğazsıl
pharyngeal
Boğaz kayışı (at)
Throatlatch
boğaz koruyucusu
throat protector
boğaz köprüsü
bosporus bridge
boğaz mikrofonu
laryngophone
Boğaz pastilleri ve öksürük drajeleri, esas itibariyle şeker ve aroma veren maddelerden oluşanlar (tıbbi özellik içeren aromalı pastil veya drajeler hariç)
Throat pastilles and cough drops consisting essentially of sugars and flavouring agents (excluding pastilles or drops with flavouring agents containing medicinal properties)
Boğaz yangısı; Anjin (tıp)
Angina
boğaz zırhı, kadın yakası, gerdanlık
gorget
boğaz, gırtlak, yemek borusu
gullet
Boğaz.
THROAT
boğaz; alt
throat; bottom
boğaza ait
faucal
Boğazdan çıkarma aygıtı; Cerrah mili (tıp)
Probang
boğazı düğümlenmek
have a lump in one’s throat
boğazı düğümlenmek
get a lump in one’s throat
BOĞAZI DÜĞÜMLENMEK
GULP
BOĞAZI DÜĞÜMLENMEK
GULP DOWN
boğazına düşkün
gourmand
BOĞAZINA DÜŞKÜN KİMSE
GOURMAND
boğazına düşkün kimse, obur kimse
gourmand
boğazına düşkün olmak
have hollow legs
boğazına kadar
up to one’s neck
boğazına kadar
up to the chin
boğazına sarılmak
wring somebody’s neck
boğazına sarılmak
clasp somebody by the throat
boğazına sarılmak
jump down one’s throat
boğazına sarılmak
clutch somebody’s throat
BOĞAZINDAN YAKALAMA
STRANGLEHOLD
BOĞAZINI SIKARAK BOĞMA
GAROTTE
BOĞAZINI SIKARAK ÖLDÜRMEK
GARROTE
BOĞAZINI SIKMAK
THROTTLE
BOĞAZINI SIKMAK
SCRAG
BOĞAZINI TEMİZLEME
HAWK
boğaziçinde kullanılan motorsuz kayıklara yabancıların verdiği isim
caique
BOĞAZLAMA
GAROTTE
BOĞAZLAMAK
BUTCHER
BOĞAZLAMAK
STRANGLE
BOĞAZLAMAK
GAROTTE
BOĞAZLAMAK
GARROTE
BOĞAZLAMAK
SLAUGHTER
boğazlamak, boğazını sıkarak öldürmek
strangle
BOĞAZLI
POLO-NECK
BOĞAZLI
GOURMAND
BOĞAZLI
CORMORANT
Boğazlı
Turtleneck
Boğazlı yaka
Roll neck
BOĞAZLI YAKA
CHOKER
boğazlı yaka, balıkçı yaka
polo neck
Boğazlı yaka; boğaza yapışan kolye
Choker