Meaning of
"Evde"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
evde
Within doors
EVDE
HOME
Evde
At home
EVDE
IN
evde
In doors
EVDE
INDOORS
evde çalışma
telecommuting
evde çalışma, tele-çalışma
telecommuting
evde çıkarılan içki
home brew
evde dokunmuş
homespun
evde göz hapsi
house arrest
evde gözaltı
domiciliary arrest
evde kalmak
be left on the shelf
evde kalmış (kız)
on the shelf
evde kalmış (kız)
spinster
evde kalmış olmak (kadın)
be on the shelf
EVDE KALMIŞLIK
SPINSTERHOOD
evde kimse yok mu?
anybody home?
Evde kimsecikler yok
Not a living soul in the house
Evde kullanılacak kağıt ürünlerin imalatında kullanılan dökme haldeki kağıtlar
Paper stock for household : others
Evde kullanım amaçları için emici kağıtlar
Absorbent paper for household purposes
Evde kullanım için alüminyum folyolar
Aluminium foil for household use
Evde kullanım için gıda saklama kapları
Food storage containers for household use
EVDE OTURMAYI SEVEN KİMSE
HOMEBODY
Evde teslim
Delivered at the residence
EVDE YAPILAN
HOME
Evde yapılan ekmek
Home-made bread
evde yapılan içki
home-brew
evde yapılan parça başı iş
outwork
evde yapılmış
homemade
evde yapılmış
home-made
evde yapılmış, dışarıdan alınmamış
Homemade
Evde, evin içinde
In the house
EVDEKİ
HOME
EVDEN ATMAK
UNHOUSE
EVDEN ÇIKAMAYAN
HOUSEBOUND
EVDEN ÇIKARMA
DISPOSSESSION
evden çıkarma veya çıkarılma
dispossessing
evden dışarı yapılan küçük gezi veya seyahat
outing
Evden eve
From door to door
Evden işe yolculuk eden, abonman sahibi
commuters
EVDEN UZAK
AFIELD
evden yapılan iş
domestic work
Evdeyim
I’m home