Meaning of
"bat"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
bat
sunk
bat
sank
bat
go down
bat
gone down
bat
went down
BATA ÇIKA YÜRÜMEK
WALLOP
BATA ÇIKA YÜRÜMEK
FLOUNDER
BATAĞA SAPLANMAK
BOG
BATAĞA SAPLANMAK
BOG DOWN
BATAĞA SOKMAK
BOG
BATAK
MARSH
BATAK
SINK
BATAK
MIRE
BATAK
QUAG
BATAK
QUAGMIRE
batak
quagmire
BATAK
QUICKSAND
batak
mire
batak
miry
BATAK
SLOUGH
BATAK
SWAMP
BATAK
MORASS
BATAK
BOG
batak
boggy
BATAK
IN CAREY STREET
BATAK
GUTTER
batak arazi
marshy ground
batak gibi koy
slough
batak, çamurlu
boggy
BATAKHANE
BARREL HOUSE
BATAKHANE
GAMBLING DEN
BATAKHANE
HONKY-TONK
BATAKHANE
DEN
BATAKHANE
DEN OF VICE
BATAKHANE
DISORDERLY HOUSE
BATAKHANE
DIVE
BATAKHANE
JOINT
bataklı
slough
bataklığa ait
marshy
BATAKLIĞA GÖMÜLMEK
BOG
bataklık
marsh
bataklık
marshy
BATAKLIK
EVERGLADE
bataklık
mere
BATAKLIK
SINK
BATAKLIK
QUAG
BATAKLIK
QUAGMIRE
bataklık
quagmire
bataklık
ooze
BATAKLIK
QUICKSAND
bataklık
quicksand
BATAKLIK
SLOUGH
bataklık
fen
bataklık
swamp
bataklık
swampy
bataklık
morass
bataklık
bog
BATAKLIK
BOGGY
BATAKLIK
MOSS
Bataklık alevi
Ignis fatuus
BATAKLIK ARAZİ
SLEW
bataklık arazi, bataklık
fen
bataklık arazide oturan kimse
bogtrotter
bataklık benzeri yer
bog
bataklık bitkisi
marsh plant
bataklık böceği
marsh buggy
bataklık bölge
marshy region
bataklık bölge ile ilgili
paludal
Bataklık cevheri
Bog ore
bataklık çulluğu
whole snipe
bataklık çulluğu
wilson’s snipe
bataklık çulluğu
wilsons snipe
BATAKLIK EŞKİYASI
MOSSTROOPER
bataklık gazı
marsh gas
bataklık gazı, metan
marsh gas
Bataklık gazı; Metan
Marsh gas
BATAKLIK GİBİ
MARSHY
bataklık gibi
quaggy
bataklık gibi, sıtmalı
paludal
bataklık kömürü
peat
bataklık kömürü, turba
peat
BATAKLIK KUMU
QUICKSAND
bataklık kunduzu
coypu
Bataklık toprağı
Bog earth
bataklık toprağı
bog soil
Bataklık turbası
Bog peat
bataklık yosunu
bog moss
bataklık, batak arazi, batak zemin
marshy ground
bataklıkları
marshlands
bataklıklarla ilgili
paludal
BATAKLIKLI
QUAGGY
BATAKLIKLI
FENNY
BATAKLIKLI KOL (NEHİR, GÖL)
BAYOU
BATAKLIKTAN GEÇEN YOL
CAUSEWAY
BATAN
SUNKEN
BATAN GEMİNİN MALLARI
WAIF
batan gemiyi terk etmek
desert a sinking ship
batarya
battery
batarya anahtarı
battery switch
batarya asiti
battery acid
batarya bağlantı ucu
battery terminal cap
batarya denetimi
battery check
batarya gerekleri
battery requirements
Batarya grupları
Battery packs
batarya güç kaynağı
battery power source
batarya kapasitesi
battery capacity
batarya kömürü
battery carbon
Batarya odası, akü odası
Battery room
batarya pensesi
battery clamp
Batarya şarj kutuları
Battery charger housings
batarya şarj pensesi
battery charging clip
Batarya şarz cihazı
Battery charger
batarya teli
battery wire
batarya voltmetresi
battery voltmeter
batarya voltmetresi
cell tester
batarya yedeği
battery backup
batarya yükleci
battery charger
Batarya, akü
Battery
batarya, pil, akü
battery
BATI
OCCIDENTAL
batı
occident
batı
occidental
batı
west
BATI
WESTERN
batı afrika’da kasım sonu ile mart ortası arasında gerçekleşen bir mevsim
harmattan
batı afrikalı
west african
Batı Avrupa Birliği
Western European Union (WEU)
Batı Avrupa Birliği
Western European Union (WEU)
Batı Avrupa Birliği gözlemci üyeleri
Western European Union observers
batı avrupa kilisesi
western church
batı avustralya
western australia
batı balkanlar ve türkiye
western balkans and turkey (wbt)
Batı Berlin Hakkında Dörtlü Anlaşma
Quadripartite Agreement about West Berlin
batı dünyasında büyük kitaplar
great books of the western world
batı guatemala’da ve meksika’nın bu bölgeye bitişik kısımlarında yaşayan amerikan yerlilerine mensup kimse
mam
batı güneybatı
wsw
batı güneybatı
west southwest
batı hint adaları
west indies
batı hint kirazı
west indian cherry
BATI İLE İLGİLİ
WESTERN
batı kuzeybatı
west northwest
batı mısır’dan atlantik okyanusu’na kadar uzanan bölge
barbary
batı orta sudan’da yaşayan bir halk
mole
batı orta sudan’da yaşayan bir halkın üyesi
mole
batı pakistan
west pakistan
Batı rma, daldırma
Immersion
batı rüzgarı
west wind
BATI RÜZGÂRI
ZEPHYR
batı saxon
west saxon
batı sudan halkı
wolof