Meaning of
"birey"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
BİREY
PERSON
birey
individual
birey
individuals
BİREY
INDIVIDUAL
birey fert kimse
individual
Birey, kişi, fert
Individual
bireyci
individualism
bireyci
individualist
bireycilik
individualism
BİREYCİLİK
INDIVIDUALISM
bireyin kendi eksik yönlerinin farkında olması ve kendini küçük görmesi
self-deprecation
bireyin kendi kendine verdiği söz
personal commitment
bireyin kendi kendini geliştirmesi
self-guided improvement
bireyin tüm elektronik cihazlardan bilerek bir süreliğine ayrı kalması
digital detox
bireyler/gruplar arasında gizli düşmanlık
tension
bireylere göre değişmeyen
one-note
bireylerin seks sonrası çektikleri kendi fotoğrafı
after sex selfie
bireyleştirme
individualization
bireyleştirme
individualize
bireyleştirmek
individualize
BİREYLEŞTİRMEK
INDIVIDUALIZE
BİREYLEŞTİRMEK
INDIVIDUATE
BİREYSEL
SINGULAR
bireysel
individual
bireysel
individualism
bireysel
individualistic
bireysel
civil
BİREYSEL
INDIVIDUAL
BİREYSEL
INDIVIDUALISTIC
BİREYSEL
SEPARATE
bireysel anlama
individual understanding
Bireysel bankacılık
Retail banking
Bireysel başvuru hakkı
Right of individual communication
bireysel değişken
individual variable
Bireysel ekipman
Individual equipment
Bireysel emeklilik
Private pension
bireysel emeklilik sistemi
personel retirement system
bireysel etmen
individual agent
Bireysel Finansal Tablolar
Individual Financial Statements
Bireysel Finansal Tablolar
Separate Financial Statements
Bireysel kredi
Retail loan
Bireysel kredi
Personal loan
Bireysel muafiyet
Individual exemption
bireysel mülkiyet
individual property
Bireysel müşteri
Individual client
bireysel olarak
individually
Bireysel özel emeklilik fonu
Individual private pension fund
bireysel özgürlük
individual freedom
Bireysel ve destek ekipmanları
Individual and support equipment
Bireysel ve toplumsal özgürlük
Individual and collective freedom