Meaning of
"ye"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
ye
pick at
ye
eat
ye
eaten
ye
ingest
ye
ate
ye alerjim var
I have an allergy to
ye, iç, eğlen; yarın yokuz
eat, drink, and be merry, for tomorrow we die
yeddi emin
gratuitous bailee
Yedeğe almak
TAKE IN TOW
yedeğe almak
take in tow
yedeğini almak
backup
YEDEK
REPLACEMENT
yedek
standby
YEDEK
STAND-BY
yedek
alternate
yedek
alternative
yedek
reserve
yedek
reservist
YEDEK
DONKEY
yedek
accessory
YEDEK
PILOT
yedek
substitute
YEDEK
DUPLICATE
Yedek
Spare
Yedek
Spare, substitute, reserve, auxiliary
YEDEK
REFILL
YEDEK
AUXILIARY
yedek
auxiliary
yedek
auxiliary (aux)
YEDEK
JURY
yedek
backup
YEDEK (ASK.)
RESERVIST
yedek akçe, ihtiyat akçesi
contingency reserve
Yedek akçeler
Reserve funds, retained earning, capital reserves
Yedek akçelerle karşılanmayan
Not met from reserve funds
yedek aktör
understudy
yedek alan adı sistemi sunucusu
alternate DNS server
yedek alan denetim birimi
backup domain controller
yedek anahtar
duplicate key
Yedek Analizi
Reserve Analysis
yedek artıklık
standby redundancy
yedek artıklık
passive redundancy
yedek at
led horse
YEDEK AT
RELAY
YEDEK AT
REMOUNT
YEDEK AT SAĞLAMAK
REMOUNT
yedek batarya
emergency battery
yedek bellek
Auxiliary Storage
Yedek bilet
replacement ticket
Yedek değirmen
Stand-by mill
Yedek değirmen
Reserve mill
Yedek değirmen
Spare mill
yedek depo
auxiliary storage
yedek depolama
backup storage
yedek devre
fallback circuit
yedek devre
auxiliary circuit
yedek direk
jury mast
yedek dizge
standby system
yedek dizge
back-up system
yedek donanım
emergency equipment
yedek donatım
auxiliary equipment
yedek dosya
backup file
Yedek elektrik
Back up electricity
Yedek elektrik kaynağı
stand-by energy source
yedek eleman
pinch hitter
Yedek enerji üretim ünitesi
Emergency power generating unit
YEDEK ER
MILITIAMAN
yedek er
militiaman
Yedek fider
Stand-by feeder
Yedek fider
Spare feeder
Yedek göz demiri.
WAIST ANCHOR
yedek güç kaynağı
auxiliary power supply
yedek halatı
tow hawser
yedek hat
standby line
yedek havaalanı
atternative airfield
yedek havaalanı
auxiliary airfield
Yedek hücre (şalt tesisinde)
Spare compartment
Yedek ıstampalar
Replacement stamp pads
yedek istasyon
relay stations
yedek işçi
utility man
yedek iz
alternate track
yedek kablo
emergency cable
yedek kalkış havaalanı
take-off alternate
yedek kapasite
reserve capacity
Yedek kazan
Stand-by boiler
Yedek kazan
Reserve boiler
Yedek kazan
Spare boiler
yedek kazan
auxiliary boiler
yedek kopya
security copy; backup copy
yedek kopya
back up copy
yedek kopya
backup copy
Yedek körük
Stand-by fan
yedek kraliçe
spare queen
YEDEK KÜTÜK (OCAK)
BACKLOG
Yedek lastik
Spare tire
yedek liste
waiting list
yedek malzeme
substitute material
Yedek malzeme
Spare part
yedek merkez
substitude center
yedek meydan
alternate aerodrome
yedek meydan yakıtı
contingency fuel
yedek motor
auxiliary engine
yedek olarak
In store
YEDEK OYUNCU
SUBSTITUTE
Yedek Ödenek
extra allowance
yedek paraşüt
auxiliary parachute
Yedek parça
Replacement part
yedek parça
duplicate part
YEDEK PARÇA
SPARE
yedek parça
spare part
Yedek parça
Spare part, replacement part
YEDEK PARÇA
PART
Yedek parça listesi
List of spare parts
Yedek parça listesi
Spare parts list
Yedek pompa
Stand-by pump
Yedek pompa
Spare pump
yedek pompa
auxiliary pump
yedek rota
alternate route
yedek saklama alanı
cushion
Yedek sızdırmazlık yağı pompası
Stand-by seal oil pump
Yedek Süre
Reserve
Yedek Süre Analizi
Reserve Analysis
yedek tekerlek
spare tire
yedek üye
alternate member
yedek verici
relay transmitters
Yedek yağ soğutucusu
Stand-by oil cooler
yedek yakıt deposu
emergency fuel tank
yedek yakıt deposu
auxiliary fuel tank
yedek yakıtlık, yedek yakıt deposu
fuel reserve tank
yedek yol boyu havaalanı
enroute alternate
Yedek yüzücülük.Geminin su geçmez güvertesini yeterince yük hattı üzerinde tutabilen yedek,ihtiyat yüzücülük.Bkz:Freeboard.
BUOYANCY,RESERVE
yedek zaman
leeway
yedek zaman aralığı
buffer
yedek zaman aralığı
buffer (proje yönetimi)
yedek, fazla
spare
Yedek, İhtiyat
Reserve
yedek, ihtiyat az, kıt dar, kısa, esirgemek, -den vazgeçmek, -i tutumlu kullanmak
Spare
yedek, yedeklemek
backup
yedek, yerine koymak
substitute
YEDEKÇİ YOLU
TOWING PATH
YEDEKÇİ YOLU
TOWPATH
Yedekde
IN TOW
yedekleme
back up
yedekleme aygıtı
backup device
yedekleme bilgisayarı
backup computer
yedekleme diski
backup disk
yedekleme dosyası
back-up file
yedekleme dosyası, yedekleme kütüğü
backup file
Yedekleme halatı.
TOW LINE
yedekleme işlemleri
backup operations